Back To Top
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?

Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?

 - Son Güncelleme: 04.06.2018 Pazartesi 15:43
- A +

Biliyorum, İslam toplumlarıyla ilgili eleştirel bakış açısından dindar kesimler pek hoşlanmıyor. Bu konudaki her analize hemen anında, “Neden durmadan İslam dünyasını eleştiriyorsun, Batılıların hiç mi eksikleri yok” şeklinde itirazlar yükseliyor. Elbette Batı dünyasının insani anlamda yüzyıllara dayanan büyük veballeri var ve bu durumu eleştirmekte bir beis de yok. Ama bu Müslüman dünyadaki hukuk-adalet eksikliğini, insan hakları ve özgürlüklerden mahrum oluş halini ortadan kaldırmıyor.

Aklı selimle değerlendirdiğimizde, bugün Müslüman dünyanın içine düştüğü bu trajik halin Kur’an ve Sünnetin evrensel mesajıyla örtüşen bir görüntü olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Zira gerek Hz. Peygamber, gerekse dört halife dönemindeki uygulamalarda Hilafeti ve halifeyi kutsallaştıran, otoriterleştiren bir anlayış hakim değildir.

***

Ancak İslam tarihinin özellikle dört halife sonrasındaki dönemlerinde ‘hilafet’ esas itibariyle bir siyaset kurumu olduğu halde, giderek dinin asli unsurlarından biri haline gelmiştir. Tarihsel süreç içinde İslam uleması, bazı sıhhati tartışmalı hadislere dayanarak halifeye, devlet başkanına bir kutsiyet atfederek adeta tanrılaştırmışlardır. Ulemanın sultanı kutsallaştırmak için en çok başvurduğu tartışmalı Hadis ise şudur: “Sultan Allah’ın yeryüzündeki gölgesidir. Mazlum kullarının tamamı ona sığınır. O adil olursa ecrini alır, raiyyeye şükretmek düşer. O zulmederse, bu kendi aleyhine bir günahtır, raiyyeye de sabretmek düşer.”

Prof. Dr. Ömer Dinçer yeni çıkan “Siyasetnameleri Yeniden Okumak” kitabında iktidarın otoriterleşmesi ve halifenin kutsallaştırılması konusunda önemli tespitlerde bulunuyor: “İktidarın tahakküm eden bir güce dönüşmesi, gerçekte güçle mücadelesinde ahlakın mağlup olmasıyla sonlanmaktadır. Siyasetnameler gücün meşruiyeti kaybetmesi hali olan mutlak gücü önlemeyi öğütlerken, kutsallaştırma ve hilafete dini bir kimlik kazandırılma yoluyla da gücün tekelleşmesine kapı açar. Diğer yandan hilafetin kutsallaştırılması çabalarının halkın iktidara güveninin azaldığı, devletin çözülme dönemlerinde güçlendiğini iddia etmek yanlış olmaz.”

Biliyoruz ki, hükümdarın Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olması tezi Prof. Dinçer’in de belirttiği gibi sadece İslam kültürüne has bir olgu da değildir. Hükümdarın Tanrı vekili olarak hükmetmesi fikrinin kökleri Hint-İran, Sümer ve kadim Mezopotamya kültürlerine dayanmaktadır. Mesela Hammurabi kendisinin Tanrı tarafından atandığını söylemektedir. Yine Prof. Dinçer’in Zencani’nin “Sultana Öğütler”inden naklettiğine göre, İran kralı Daryuş I. ‘Nakş-ı Rüstem’ kitabesinde Ahuramazda yeryüzü düzeninin bozulduğunu görünce onu bana havale etti. Ben de yeryüzüne düzen verdim diyerek hakimiyet ve iktidarını Tanrı Ahuramazda’dan aldığını söyler.

***

Görüldüğü gibi neredeyse bütün kadim kültürlerde hükümdarlar, sultanlar, padişahlar, halifeler Tanrı’nın yüryüzündeki gölgesi olarak değerlendirilmişlerdir. Ancak bu durumu İslam kültürünün dinamikleriyle değerlendirdiğimizde, halifenin kutsallaştırılmasına yol açacak bir yaklaşımı dinin ruhuyla bağdaştırmak mümkün değildir. Nitekim, neredeyse İslam tarihinin bütün evrelerinde devam eden bu zihniyet sapması, İslam toplumlarını zalim bile olsa hükümdara itaat etmek gibi dramatik sonuçlara sürüklemiştir. Kabul edelim ki bugün İslam ülkelerindeki insan hakları ve özgürler konusundaki mahrumiyetin temelinde de bu zihniyet sapması yer almaktadır.

Maalesef ‘emaneti ehline verme’, adalet ve istişare konularında açık ayetler olmasına rağmen, ne hikmetse İslam uleması zalim ve adaletsiz devlet başkanlarını yeren ve onlara itaat etmemeyi öğütleyen ayet ve hadisleri pek dikkate almamışlardır. Oysa ‘biat’ açık bir şekilde halifenin, devlet başkanının sadece seçimine onay vermek anlamına geldiği halde, ‘itaat’ halifenin haklı-haksız bütün uygulamalarına boyun eğmeyi gerektirmektedir.

Bu konuda Hz. Ebubekir’in halife seçildikten sonra yaptığı konuşmadaki şu sözleri son derece ibret vericidir: “Allah’a ve peygambere itaat ettiğim sürece bana itaat ediniz, Şayet Allah’a ve peygambere isyan edersem, bana itaat etmeniz gerekmez.”

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 05 Haziran 2018 15:02
dindar olduklarını sürekli vurgulayanlar iktidara geldiler.yıllardır iktidardalar.ama adalet yok,gelir dağılımında adalet yok,işe alımlarda adalet yok!bunu görüp de hala aynı yere oy verenler varsa Allah sormayacak mı?elbette soracak.
Mehmet 04 Haziran 2018 19:10
İSLAM NEDİR ? Bakın kardeşlerim  dini hassasiyetleri olan bazı kardeşlerimiz bile İSLAM'ın DİN'in ne olduğunu iyi kavrayamamış İSLAM'ı  sadece her bireyin  her kişinin sadece Allah ile kendisi arasında olan ilişkiden ibaret bir DİN zan ediyorlar oysaki böylesi bir din anlayışı ile Ebu cehildeki din anlayışıda aynı şeydir  fark etmez değişen bir şey yoktur Evet Bugünkü toplumun İSLAM anlayışı ALLAH SADECE GÖKLERİN İLAHIDIR yani Sadece yağmur yağdıran rızkı veren gece ile gündüz yapan mevsimleri düzenleyen eh fazla olmayacak şekilde yer
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 22:36
0
Evet haklisin, bugunku toplumun Islam anlayisi “Allah sadece goklerin ilahidir” Yeryuzunun ilahi ise ya seyhleri, ya hocaefendileri, ya halifeleri, ya da Allah’i veya Ilahi iradeyi temsil ettigini iddia kim varsa o. Tam da dedigin gibi Ebu Cehil’in din anlayisi. Allah muslumanlara tevhid nasib eylesin.
KARAR OKURU 05 Haziran 2018 02:36
0
22.36 Teşekkürler kardeşim. Yüreğine sağlık. Bazı siyasileride katalım.Tamamlansın.
Sayın Yazarı demokrasiyi dinleştirmekle itham edenler farkındalar mı acaba? İlahi olan İslam'ı, beşeri olan (insan faktörünün belirleyici olduğu) devletle özdeşleştirek tersinden bir sekülerizm yapmış olmuyorlar mı? Bu anlamda tarihte 'İslam Devleti' diye bir devlet yok bence. Tamamen beşeri bir plaformda ortaya çıkmış ve sönmüş müslüman devletleri var. Bugün de bu böyle.
KARAR OKURU 06 Haziran 2018 13:00
0
17:34, Mevzu hakkında aklın karışık. İslam Devleti, meşru ve gayrimeşruyu Tanrıya göre belirlemekten ibarettir.
EMG 04 Haziran 2018 13:27
Yine akıllara zarar bir başlık. Ebubekir de Ömer de otoriter yani tam yetkili idi. Halk biat etmiş idi. Adil oldular. Muaviye ile birlikte otoriterlik krallığa dönüştü. Müslümanların yanlışı kılıçlarıyla düzeltme irade zayıflığı bunun devam etmesine sebep oldu. Buna otoriterleştirme denemez. Acı ve zor dönemleri çarpıtarak yorumlamak bugün varmak istediğiniz sonuca sizi götürür ancak er veya geç bu da dizi sorumlu kılar. Allah'ın indinde de.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 14:30
4
Yanlış hemde çok yanlış yazıyı bir daha okuyun onlar Allahın Halifesi kavramı ve Allahın gölgesi kavramın hiç kullanmadılar tam yetki ne demek meşveret ilkesine aykırıdır.Hatta yanlış bir iş yaparsam beni kılıcınızla düzeltiniz demiş.Tam yetkili adam bu sözü söyler mi?
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 17:17
2
EMG'nin yorum tarihi, yanlış anlama, yanlış analiz ve yanlış sonuç tarihidir dense yeridir.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 13:26
Tarihe baktığımızda, bir yönetim sistemi veya din başlangıçta ne kadar iyi olursa olsun, gücünü din veya yönetim sistemden alarak başa geçen bazı kişi veya gruplar elde ettiklerini kaybetmemek ve kendi yakınlarına bırakmak için din ve yönetim sistemiyle hiç alakası olmayan ilke ve kurallar koyarlar. Bu insanın doymak bilmez ihtiras, kıskançlık ve bencilliğinden kaynaklanan bir durumdur.
nur 04 Haziran 2018 12:11
Halifelik kavrami; islam toplumunda gundem olan bir kavramdir, turkiye gibi muslumanlarin gercekte azinlik oldugu ve demokrasi dininin gecerli oldugu toplumlarda bir anlam ifade etmez. sistemin faizle hareket ettigi,zinanin,escinselligin suc olmadigi bir toplumda hangi halifelik?? Allahin kanunlarinin gecerli oldugu ,Kuran-i kerimin referans alindigi toplumlarda ancak halifelik gundemdir. zaten muaviye ve yezidle halifelik yerini saltanata birakmistir ve hala demokrasi dini adi altinda tum dunyada kapitalist,emperyalist sistem gecerlidir. ummet olmadan halife olmaz.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 12:11
Din güçlülerin zalimlerin yoksulları boyunduruk altında tutmak için en başından beri siyasetin kullandığı bir araç haline dönüşmüştür. Bu sadece İslamla alakalı değil bütün dinler için geçerlidir .
Av. Mehmet SEVİM 04 Haziran 2018 11:52
Sayın yazar sizin yazılarınız, Ali BARDAKOĞLU Hoca ve bazı alimlerin yazdıkları, söyledikleri mütedeyyin kesimde bir uyanmanın kısa zamanda yaşanacağı kanaatimi güçlendiriyor... Bence ülkemizde bu uyanışın hızlı ve isabetli şekilde gerçekleşmesi için, acilen "NE İSLAMDIR, NE ARAP ADET VE TÖRESİDİR" sorusunun sorulması ve halkın bu konuda süratle aydınlatılması gerekmektedir. Zira Arap kültüründeki biat ve itaat fikri, hem bağımsız yargıyı, hem insan haklarını, düşünme ve ifade hürriyetlerini adeta YASAK kapsamına sokuyor! Bu da gelişime enge
Kime tapıyoruz? 04 Haziran 2018 11:23
Müslümanların dört halife döneminden beri (yaklaşık 1400 yıl) yaşadıkları en temel problem devleti dinin ayrılmaz bir unsuru olarak görme eğilimi. Oysa devlet güç mekanizmaları ve özü itibariyle tamamen dünyevi güç çekişmeleri içinde şekillenen toplumsal gücün temerküz ettiği bir kılıftan ve bir araçtan başka bir şey değil. Nasıl oldu bilmiyorum ama 20. yüzyıl müslümanları da asli görevlerinin Allah'ın dinini yaşamaktan ziyade bir İslam Devleti kurmak olduğunu zannettiler. Oysa güç ve devlet özü itibariyle kirlidir. Sonuç doğu toplumlarını
Kime tapıyoruz? 04 Haziran 2018 11:32
6
Devam: Sonuç doğu toplumlarının Allah'a değil, Devlet'e tapmaya başlamasıyla, Halife'yi gelip geçici bir siyasi lider olarak değil Allah'ın yeryüzündeki gölgesi (Gariptir Hindular da tek Allah'a inandıklarını diğer onbin tanrının Allah'ın yeryüzündeki gölgesi olduklarına inandıkları söyler) olduğuna, İslami bilgideki derinliği tartışmalı siyasi liderleri Mehdi zannetmeye, cemaat ve tarikat liderlerinin yani dini önderlerinden kafayı devleti ele geçirmeyle bozmaları ile sonuçlanmıştır. İslam'ı devletten kurtarmanın zamanı geldi.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 11:17
hilafette otorite Allahtır. halifeye Allaha itaat ettiği müddetçe itaat edilir. Allaha itaat etmeyene itaat edilmez. bakınız kerbela bakanız cemacim. kendi bozulmanızını dönüşmenizi bin döryüzyıllık islama maledemezsiniz
Çağlayan 04 Haziran 2018 10:59
Biraz çekimser yazılmış ama çok doğru noktalara vurgu yapan bir yazı olmuş. Hakkı savunuyorsunuz neticede, daha cesur olmaktan çekinmeyin derim. Yüreğinize sağlık.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 10:58
Gene harika bir yazı.Müslüman hafıza hazırlıksız yakalanıyor.Bu konu Hristiyan teolog ve aziz Agistinusun Tanrı devletinden Mülhem, (incilde ki iki kılıç doktrini denilen mesele)ve İslam (Peygamberimizin irtihali ile beşer elinde siyasallaşmış şekliyle) adına konan sistemler, iktisadi doktrinler şuursuzca ya sosyalist( Seyit Kutbun lenin öncü birlik modelinden aldığı)Ya Hristiyanlıkta ki TANRI devletinden alınmıştır. İslamizmin yapacağı ancak tepkisel ve akıl dışı reaksiyon er eklektik tavır olduğundan İslam dünyası şuan model de olamıyor
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 10:54
Hilafetin ESASI'nı ilk halife olan Hz. Ebubekir (r.a.) efendimiz ortaya koymuştur.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 10:06
Önemli bir çoğunluğun, birine tabi olma, onun kendi yerine karar almasinı bekleme, aklinı ,kişiliğini , inancımıza aykırı olarak bir başka fani nin emrine sunma iç güdüsü de bu meselenin etkenlerindendir diye düşünüyorum.
KARAR OKURU 05 Haziran 2018 02:44
0
kesinlikle. O dedi ben yaptım diyerek kendini kurtaracağını sananlar. Halbuki Bu konuda ikazlar var.
metin palamut 04 Haziran 2018 09:45
Rönesans dine karşı değil,tembellik,atalet,bağnazlığın karşıtıdır.Yani demem o ki rönesans veya türkçesiyle devrim(dönüşüm) yaşamak için dini etkisizleştirmek şart değil.Ama siz de bir bakıma haklısınız.Söz konusu olan hristiyanlık gibi tevhitten uzak tahrif edilmiş bir bağnaz din ise ona karşı çıkmak hatta yok etmek hareketi başlar.İslamiyette kullara itaat kayıtlıdır.Emirel müminin veya halife adaletli olduğu müddetçe itaat edilir.Haktan ve adaletten saptığında ise anarşizme ve teröre kaymadan karşı çıkılır.
cevat karakalem 04 Haziran 2018 06:30
Sorun Islam'da, Muslumanlar'da degil. Muslumanligi ilke edindigini iddia eden siyasal olusumlarda. Ikisi gercekten birbirinden cok farkli seyler. Ayrica din tarih biyunca tum toplumlarda "cok kullanisli" ve kolay uygulanabilen bir otorite araci olarak kullanilmistir.Sig degil ozune inen analizler yaparak bu konuya bakilmasi lazim.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 10:42
10
Sorun İslam'da değil, senin KIT anlayışında. İSLAM, kusursuz dört dörtlük bir dindir. Kullandığımız kelimeye dikkat edelim. Dini yanlış ve kafalarına göre yaşayanların durumu İslam'a mal edilemez.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 15:17
0
Bir kaç Cevat var herhalde. Ya da Cevat'ın içinde bir kaç tane İslam var.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 02:33
Basliktaki soruya ben de cevap vereyim: Muslumanlar halifeligi otoriterlestirmedi. Halifeler otoriterlesti, din alimleri de muslumanligi otoriter halifeye uydurdular. (Hayret, di mi?) Insanlarin cogu aslinda Allah’a degil guce tapinca da sonuc bu oldu. Ama tabi butun bunlar cok eskidendi. Simdi halife yok zaten, ileri demokrasimiz var. O nedenle bizi ilgilendirmiyor halifelerin otoriterlesmesi. Neden ilgilendirsin ki? Ama durun bir dakika, halifelelerin otoriterlesmesinin tersi de gerceklesebilir mi acaba? Bak simdi kotu oldum...
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 02:28
Ilk halifenin selefi de otoriterdi de o yüzden.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 02:09
Bati ikiyuzlu, zalim, emperyalist, somurgeci. Kahrolsun Bati! Ne kadar guzel oldu degil mi? Hayir, olmadi. Batililarin haberi olmadiktan sonra, yazilarda Batililari elestirmenin anlami ne ki zaten? Kendi aramizda sabahtan aksama kadar batiyi kotulesek bile bu ne batiyi ne de bizi daha iyi yapar. O nedenle sadece kendimizi elestirmek anlamli. Belki yanlislarimizi gorup duzeltme imkani bulabiliriz boylece. Devam...
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 01:59
Bati ulkelerinde de aydinlanmaya kadar krallarin direkt olarak Tanri tarafindan secildigi kabul edilirdi. Hem doguda hem batida yaygin bu dusuncenin temel nedeni hukumdarin mesuriyetini saglamakti. Hukumdar yonetme yetkisini Tanri’dan alinca, onu yargilayacak olan da sadece Tanri olabilirdi. Kanaatimce Islam dunyasinda halifenin otoriterlesmesi, dogu kulturlerinin degil Bizans’in etkisiyle oldu ve Muaviye ile basladi. Rasid halifefeler mesruiyetlerini Allah’tan degil toplumdan aliyorlardi ve kendilerinin ustunde hukuk (seriat/din) vardi. Muaviye’den sonra hukuk halifenin emrine girdi
İnsiyator. .. 04 Haziran 2018 01:44
Cahilliginden üstadım :)).ve kisa yoldan mangir, köşe kapma yüzünden. Nasıl ki milletvekilini bugün otoritelestiriyorsak veya patronu, hocayı vb sebeb aynıdır. Ilk once birey olarak Dürüst ve Adil olacağız o zaman otoritelestirme olmaz,, Adalet olur o zaman bu kadar basittir. :))..Acizane. .
Korhan 04 Haziran 2018 00:25
Acizane, maalesef yetkinsiz imanımla dahi Islamın bana haksızlık karşısında yer almamı söylediğini bilebiliyorum. Bu bilinç bile bu devirde elle tutulur birsey her ne kadar kurtuluşa vesile olamayacak olsa da. En üzüldüğüm ise aynı safta kıyamda durduğum, aynı kibleye döndüklerimle 180°ye yakın farklı oluşumuz. Bunca haksızlık nasıl görmezden gelinebilir, görülemez anlamiyorum. Dinimizin ne emrettigi açıkça ortadayken bile :(
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 00:17
Sayın Ocaktan, Allah'a ve peygambere itaat ettiği sürece halifeye itaat etmek gerekir mi?
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 10:48
6
Halife'ye itaat, Allah'ın emirlerinden bir emirdir. Halife'ye itaat eden ( Hz. Ebu Bekir efendimizin dediği gibi..) Allah'ın emrini yerine getirmektedir.
KARAR OKURU 05 Haziran 2018 06:09
0
10.48 PARDON, BU NEREDE YAZIYOR.
KARAR OKURU 03 Haziran 2018 23:54
Sorun islam dünyasının rönesans yaşamamış olması. Batı, kendisi ile hesaplasarak değişmiş iken Ortadoğu dış etkenlerle, savaşlarla şekillendi ve kendi içinde dönüşüm yaşayamadı. Biz 2.Mahmut’tan başlayıp cumhuriyete uzanan süreçte aradaki farkı büyük oranda kapattık ama diğer islam ülkelerinde Turkiye’nin birikimi yok maalesef
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 00:23
15
23:54, İslam dünyasının Rönesans yaşamamasını sorun olarak görmek, grip olan kişinin kanser tedavisi görmemesini sorun olarak görmekle aynıdır.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 00:36
9
Rönesans Hıristiyan Batının, Kilisenin baskısına karşı bulduğu bir çaredir. İslam'ın bu tür sıkıntıları olmamıştır. Yani Müslümanlar Hıristiyan Batı'nın Kiliseye baskısına karşı Rönesans ile elde ettiği özgülüğü hiç bir zaman kaybetmemişti. Teknolojik gelişmeyi Rönesans'a bağlamak da doğru değildir. Mesela dinlerine karşı bir Rönesans yaşamayan Yahudiler, teknolojide ve uluslararası etkinlikte Hıristiyan Batının üzerindedir. Aynı durum Çin için de geçerlidir.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 02:29
10
Müslüman rinesans yaşamıştır tesettür u attik faizi ihya ettik şarap kumar serbest daha ne olsun.
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 09:35
6
2.mahmuttan itibaren ne oldu? Gerçekten merak ediyorum. batıyı salt şekil olarak taklit eden, halkına ve değerlerine tepeden bakan, Jon türk ya da ittihatçı, bu gün kendini ayrıcalıklı gören " beyaz türk" zümrenin oluşmasına neden oldu? Bunlarda sadece kendi beceriksizliklerini " bu halktan bişi olmaz" diyerek, yıllarca ülkenin gerçek sahiplerini, kamusal alandan uzaklaştırdılar. İşte Erdoğan tam da bu zihniyetin karşısına çıktı, tam da bu nedenden dolayı, geniş halk kitlesi tarafından destek gördü, görüyor. Üstelik, kompleksi, bu halkın bir parç
engineer 04 Haziran 2018 11:05
4
bence magna karta lazım
MG 04 Haziran 2018 17:35
3
00:36, Yorumun muslumanlardaki yaygin yanlis ezber. Ronesansin ozu "bu dunyayi da yasamak". Cinliler su anda ronesans'da; yahudi din tarihini okursan ronesans ustune ronesans; o conservative, liberal, budistik yahudi din anlayislari nasil cikti?! Islami bilmem ama muslumanlarin ronesansa acil ihtiyaci var...
KARAR OKURU 04 Haziran 2018 21:41
0
MG, Rönesans; Engizisyon zulmüne karşı yapılmış sosyal değişikliklerin adıdır. Her aklına gelen işe Rönesans denmez. Kavramaları yerli yerinde kullanmak lazım. Yanlış olan yaygın ezber, Müslümanların sorunlarına, Hıristiyanca çözümler aramaktır.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN