Back To Top
‘Şanlı tarih’ tesellisiyle büyük sanatçılar yetiştirilemiyor

‘Şanlı tarih’ tesellisiyle büyük sanatçılar yetiştirilemiyor

 - Son Güncelleme: 14.01.2018 Pazar 00:19
- A +

Geçmişten bugüne bu topraklarda boy veren kültür ve sanat mirasımızla ilgili yazılarımda kullandığım övücü cümlelerin ‘şanlı tarih’ şablonu içinde değerlendirilmesini istemem. Zira biliyoruz ki bu tür kolaycı söylemler, modern zamanlarda yeni sanat eserleri yaratamayan toplumların kendilerini teselli etmek için başvurdukları ucuz numaralardan biridir sadece...

***

Bazı okurlar geçen pazar günkü yazımda, “Neden Hacı Arif Bey gibi büyük besteciler yetiştiremiyoruz” şeklindeki yaklaşımıma, “Bırak Hacı Arif Bey’i onlar geride kaldı, esas bugün yeni besteciler ve müzisyenler yetişmiyor” diyerek farklı itirazlar ortay koydular. Önce bir gerçeğin altını çizelim, Hacı Arif Bey geçmişte kalmadı, eserlerini bugün bile hala dinliyoruz. Büyük sanatçılar yüzyıllar geçse de, eserleriyle varolmaya devam ederler.

Ancak bugün yeni müzisyenler, besteciler, ressamlar, büyük romancılar yetiştiremediğimiz bir gerçek. Bırakın deha çapında büyük müzisyenler yetiştirmeyi, son on yılda bir tek Türk sanat müziği bestesi bile yapılabilmiş değil. Sadece Türk sanat müziği alanında değil, klasik Batı müziği, rock müziği, pop müziği, halk müziği ve arabeskte bile maalesef yeni eserler verilemiyor. Mesela kendine has bir sesi ve yorumu olan ikinci bir Sezen Aksu, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, İzzet Altınmeşe, Nükhet Duru, Ajda Pekkan, Tarkan yetişmiyor.

Sadece bunlar değil elbette, geçmişe baktığımızda Türk sanat müziği alanında hemen bir solukta sayabileceğimiz Münir Nurettin Selçuk, Avni Anıl, Refik Fersan, Tamburi Cemil Bey, Zeki Müren, Cinuçen Tanrıkorur, Alaaddin Yavaşça, Mesut Cemil, Bekir Sıtkı Sezgin, Bimen Şen, Safiye Ayla, Arif Sami Toker, Necdet Yaşar, Müzeyyen Senar gibi önemli sanatçılarımız vardı. Ama artık bugün adını sayabileceğimiz böylesine güçlü sanatçılarımız yok.

Dahası bir piyano üstadı İdil Biret, ünlü soprano Leyla Gercer, keman virtüözü Suna Kan, opera kantatrisi Suna Korad, dünyanın en iyi piyano ikililerinden birisi olan Gülher ve Süher Pekinel kardeşler, Türk Rüock’ının efsanesi Erkin Koray, ney enstrümanının en iyi icracılarından birisi olan Kudsi Ergüner, dünyaca ünlü perküsyon sanatçısı Burhan öçal gibi kaliteli sanatçılar da yok artık.

Sanatta ‘yaratıcılık’ olgusu giderek önemini yitirdiği için günümüz sanatçıları eski besteleri kırık dökük icra ederek durumu idare ediyorlar sadece... Daha da vahim olanı, müzik dünyasının hiçbir derinliği ve ahengi olmayan bestelerle adeta seri üretime geçmiş olmasıdır.

Aslında bu manzaranın bize söylediği şudur; maalesef eğitim sistemimiz kendi kültürel mirasımıza vakıf olmayı değil, zihinleri şanlı tarih efsaneleriyle besleyen bir  zihniyet temeline dayandığı için sanatta, edebiyatta, bilimde yaratıcı zekaların öne çıkması ve dünya ölçeğinde bir değer ifade eden eserler vermesi mümkün olmamaktadır.

***

Hemen belirtelim, medeniyetimizin köklerinden kopuk bir sanat ve edebiyat anlayışı içinde olamayız. Çünkü biz Yahya Kemal’in ifadesiyle ’kökü mazide olan atiyiz.’ Ancak yeni eserler üretmeden, sadece geçmişimizle övünmek de bir marifet değildir. Beşir Ayvazoğlu, ‘Altın Kapı’ kitabında Sabahattin Eyüboğlu’nun ‘Yaşayan Mazi’ yazısından alıntıladığı şu cümlelerin, bir bakıma bugünkü halimizi tarif ettiği kanaatindeyim: “Maziye dönüş, mazinin zihniyetine dönüş olmamalıdır. Tarihi şuur eski dünyayı aynen yaşatmak değildir. Dünün kıymetlerini bugünün telakkileriyle ölçmeliyiz. Maziyi yaşatan tefsirdir. Eski güzelliklerin yeni manalarla dolması zaruridir. Aksi takdirde eskinin antikadan başka manası yoktur. Mazinin aktüel bir kıymet haline gelmesi, yeni şuurun süzgecinden geçmesi lazımdır. Mazi için mazi hayatı ağırlaştırmaktan başka bir işe yaramaz.”

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Has Parti 14 Ocak 2018 21:52
Milli ve yerli olmayan Fazıl Say 'dan Kara Murat Toprak (Aşık Veysel) ve Yine Bir Gülnihal (Dede Efendi) mutlaka dinleyin, YouTube a yazın çıkar.
Karar Okuru 14 Ocak 2018 20:05
Uzanıp yatıvermiş, sere serpe; Entarisi sıyrılmış, hafiften; Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor; Bir eliyle de göğsünü tutmuş. İçinde kötülüğü yok, biliyorum; Yok, benim de yok ama... Olmaz ki! Böyle de yatılmaz ki! Benimde içimde bir kötülük yok amma olmazki böylede yazılmazki
Karar Okuru 14 Ocak 2018 18:02
(Hemen belirtelim, medeniyetimizin köklerinden kopuk bir sanat ve edebiyat anlayışı içinde olamayız.) Bumudur yani gelebildiğin yer sn yazar. Adam hayatında bir sefer tiyatroya gitmemiştir amma lafa gelince mangalda kül bırakmaz. Sanatın evrensel olduğunu hala anlamayan dar kalıplı kafalar. Sanatı belli kalıpların içine sokmaya çalışan örümcekleşmiş beyinler. Siz mi sanat konuşacaksınız yazacaksınız. Bu arada nedense Fazıl Say ı yazmayı unutmuşsunuz. Şu anda Dünyada ve Ülkede onu dinlemeyen yok gibi. Farkındamısınız sn yazar.
Sosyolojik olarak imkansız olanı arzulamak gel-geç bir nostalji düzeyinde kalırsa iyidir.Ocaktan gibi "eski"nin, eskidiğini fark edememek ise sadece ah-vah nedenidir.Yazar, Allah -sağlıklı ömür versin- 63 yaşında. Onun zevkleri ile, 13-23-33 yaşındaki gençlerin zevkinin aynı olması mümkün mü?Modern zamanlar hızlı zamanlar.Ağır aksak semailer bu çağa ayak uyduramaz. rabeskin bile modası geçti.Ortam her şeyin belirleyicisidir.Savaş tamtamları çalıyor; RTE Atsız’ın kahramanlık şiirlerini okumaya başladı; şimdi marş zamanı.Sezen de onu besteleyemez ki.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 15:49
Haklisiniz. Yani Fazil Say da sanatcimi?. Sanatci dedigin once milli olmali Disarda odul toplamak marifet degil.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 14:08
Paradoks gerçekten.mazinin şuuruna sahip olmadan siz sahiden ideal-evrensel normlarda sanatcilarin yetişeceğine nasıl inanırsınız.sozunu ettiğiniz sanatçıların hemen hepsi osmanlı bakiyesi ve terbiyesinden geçmiş insanlardı.piyanistlere ve operacilara gelirsek onların zaten toplumda karşılığı yok.hangimiz operaya,taş gibi soğuk insanlardan müteşekkil bir yapının içinde yer alırız.GIRESUN
Karar okuru 14 Ocak 2018 11:55
Dindar ve kindar nesillerden nasıl bir sanat akımı bekliyorsunuz gerçi bu yorumu yayınlamıyacaksınız ama olsun ben yine de yazacağım deve sidiği ,hoşaf moşaf, arapça etiketli manav ,nuhun cep telefonu ve sanat :))))
Akif 14 Ocak 2018 16:01
3
Niye bu kadar uzattın ki, meramını anlatmak için sözü, arkadaşım. Şu da yeterdi : AKP ve sanat :)))
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 22:04
3
16:01, Ben ısrarcıyım. Kesin bu ilişki irdelenmeli. AKP düşmanlığı beyin küçülmesine sebep oluyor. Tıp buna bir çare bulmalı...
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 11:33
Bestekar zarif,Çelebi DEVLET BAŞKANI, besteleri icra edilen PAŞALAR, beton kafalı değil sanatsever BELEDİYE BAŞKANLARI. her şehre statla birlikte her semte kültür evi açan İCRACI KURUMLAR, MUSİKİMİZ I ve sanatı küçük yaştan itibaren sevdirecek atölye çalışması yaptıracak eğitim sistemi ve SANATKARI KORUYAN ELİTLER olursa ŞEVKİ BEYLER, HACI ARİF BEYLER, DEDE EFENDİLER DE OLUR.
D 14 Ocak 2018 11:09
Maalesef .Tarihten ders almalıyız tarihı yaşamamalıyız.Japonlar her yıl hiroşimaya götürür çocukları motive olsunlar diye.zTarihte de görülüyor ki tek kişiyle kurtarıcı beklemek devletleri güçlü yapmıyor. Tembel eğitimsiz topluluklar günümüzde sadece tüketirler.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 09:18
Yozlasma her tarafi sardigindan, ozgur dusunce gelismediginden sanat ve sanatci yetistiremiyoruz
HACI CAVCAV 14 Ocak 2018 08:30
Sayın Ocaktan "bugün" olarak ifade ettiğimiz zaman dilimini pek kısa bir zaman parçasına hasretmiş görünüyor. Zira "bugün yetişmiyor"diye sıraladığı isimlerin bir kısmı halen yaşıyor,bir kısmı da 10-20-30-40 yıl önce yaşıyorlardı.Sayılan isimlerin hepsi büyük sanatçılar ise,onları "bugün" yetişen sanatçılar olarak kabul etmek durumundayız.Zira bir milletin hayatında "bugün" 3-5-10-20 yıl değildir. Öte yandan tarihimizin şanlı olması ve bunun dile getirilmesi büyük sanatçılar yetiştirmeye niçin engel olsun?Bana göre bilakis teşvik o
KARAGÖZ 14 Ocak 2018 16:09
2
Şanlı olsaydı tabii ki dile getirilmesinde bir beis olmazdı. Sen dünyada, kendileri açısından, tarihini şanlı bulmayan kaç millet var sanırsın ? Herkes kendi pisliğini halının altına süpürüp, geri kalanını vitrine koyar, Hacıvatım.
HACI CAVCAV 14 Ocak 2018 19:02
4
Senin böyle düşünmende bir sakınca yok Karagöz'üm.Hem senin şanlı tarihimizden haberin de olmayabilir. Velakin geçmişin imkanları ile takribi 25 milyon kilometre kareyi bulan bir toprak parçası zulümle,kaba kuvvetle asırlarca elde tutulamazdı.Değişik dinler,değişik ırklar bunca yüzyıl bir arada nasıl yaşadılar acaba?Bunun kendimiz dışında şahitleri de var.Ayrıca kendi tarihini şanlı bulan başkalarına da bir sözümüz yok.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 19:39
2
Yazının bir yerinden tutup çarpıtmada üzerinize yok. Nede olsa ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olurmuş.
KARAR OKURU 14 Ocak 2018 07:36
Dario Moreno'yu, Onno Tunc'u, Garo Mafyan'i es gecmissiniz. Sizinki secmeli tarih anlatimi...
cevat karakalem 14 Ocak 2018 04:39
Dede Efendi, Itri hala gercekten severek dinledigimiz eserler vermis. Ben dogrusu bu tarzin da toptan terk edilmesi, "artik yapilamaz" seklinde dusunulmesine karsiyim. Evet zor ve mesakketli olacaktir ama gercekten bizim "ruhumuza" ozel olarak hitap eden bir yani var bu ekolun.
cevat karakalem 14 Ocak 2018 04:37
Sanatin yozlasmasi ve "gunluk tuketim malzemesi" haline gelmesi tum dunyada olagelen bir gercek. "Modern yasamin" kacinilmaz bir sonucu gibi. Ama buna karsi arada cikan "gercek" sanatcilarin hem yapitlari hem kisilik anlaminda hakkini vermek (mesela Orhan Pamuk, Fazil Say) hem de Devlet Opera ve Balesi, Turk Sanat Muzigi Korosu gibi olusumlari ideolojik beklenti olmadan desteklemek ve Yeni AKM gibi projeleri hizla ve hakkiyla hayata gecirmek lazim. Ayrica Cagaloglu, Suleymaniye, Sehzadebasi gibi yerlerde "sus icin degil" gercek "sanat kolonilerinin" onu acilabilir.
Has Parti 14 Ocak 2018 03:38
Yoklama defterinden tanımadım sizi, Benim haylaz çocuklarım Sınıfın en devamsızını Bir sinema dönüşü tanıdım Koltuğunda satılmamış gazeteler Dumanlı bir salonda Kendime göre karsılarken aksamı Nane sekeri uzattı en tembeliniz Götürmek istedi küfesinde Elimdeki ıspanak demetini En dalgını sınıfın Çoğunuz semtine uğramaz oldu okulun Palto ayakkabı yüzünden Kiminiz limon satar balık pazarında Kiminiz Tahtakale'de çaycılık eder Biz inceleye duralım aç tavuk hesabi Tereyağındaki vitamini Kalorisini taze yumurtanın Karşılıklı ne
Has Parti 14 Ocak 2018 17:25
0
Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta Çevresini ölçtük dünyanın Hesapladık yıldızların uzaklığını Orta Asya'dan konuştuk Laf kıtlığında Birlikte neler düşünmedik Burnumuzun dibindekini görmeden Bulutlara mi karışmadık Güz rüzgarlarında dökülmüş Hasta yapraklara mi üzülmedik Serçelere mi acımadık kış günlerinde Kendimizi unutarak. Rıfat Ilgaz
Cuma 14 Ocak 2018 01:37
Ey Paris! Uzak diyarlarda eğildi başım, Dört mevsim vücudum, kavruk ağustos, İs çıkmaz, ciğerim durmaz yanıyor, Bir adam savrulmuş, bahtına düşmüş, Ey Paris! Düşlerim neden kanıyor? Geceler tutkumdur hıçkırıkların, Acılar içinde efkar yastıklar, Sabahlar olmuyor cinnet biniyor, Önümde mezarın son yanan mumu, Ey Paris! Düşlerim neden siniyor? Bir deniz özlemim, uçsuz bucaksız, Ruhum çarmıhlarda isyan çivili, Çeşmi kirpiklerim nehir çağlıyor, Tuzlu göz yaşlarım zehirli zakkum, Ey Paris! Düşlerim neden ağlıyor? Gün doğma
mesut kösen 14 Ocak 2018 13:33
0
Cuma size helal olsun.İşte bir sanatçı dedim kendime "Cuma" kardeşim.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN