Back To Top
'Aydın' etki ajanlarımız yine iş başında

'Aydın' etki ajanlarımız yine iş başında

 - Son Güncelleme: 27.01.2018 Cumartesi 20:16
- A +

Silahlı kuvvetlerimiz Suriye’nin Afrin bölgesinde yuvalanan ve özellikle ABD’nin sırt sıvazlamasıyla kendilerinde büyük güç vehmedip her geçen gün daha da şımaran terör şebekelerini ortadan kaldırmak üzere geniş kapsamlı bir askerî harekât başlattı. Duamız ve dileğimiz ordumuzun bu harekâtı en kısa zamanda muvaffakiyetle sonuçlandırmasıdır. Suriye meselesinde ABD’nin aşiret organizasyonuna dahi yakışmayacak savrukluk ve sarsaklıkla yürüttüğü saçma sapan politikalar Rusya Dış İşleri Bakanı Lavrov’un dediği gibi Türkiye’yi en sonunda çileden çıkardı ve bu durum Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle kendi göbeğimizi kendimizin kesmesini kaçınılmaz kıldı. Ne var ki Afrin harekâtı başlar başlamaz kadrolu etki ajanları(mız) sosyal medya mecralarına akın edip kara propaganda kampanyasına başladılar. Daha açıkçası bir taraftan FETÖ mankurtları, diğer taraftan PKK, YPG, PYD yandaşları Afrin harekâtında sivillerin katledildiği, Suriye’nin toprak bütünlüğüne göz dikildiği yönünde mesajlar paylaşarak etki ajanlığı mesleğini icraya koyuldular. Solcu ya da İslâmcı yazar çizer, akademisyen, sanatçı gibi farklı kimliklerle tanınan “aydın” etki ajanları(mız) ise “Türkiye’ye tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz” gibi fiyakalı ifadelerle bezeli bir mektup kaleme alarak Afrin harekâtına derhal son verilmesi talebinde bulundular. Ne var ki bugün böyle bir talepte bulunan sayın “aydınlar”ımızın PKK, PYD, YPG gibi simbiyotik terör şebekelerinin sayısız vahşet ve cinayetleri karşısında niçin hep suskun kaldıkları halen meçhulümüzdür. Yine bu sayın “aydınlar”ımızın birkaç gün önce Kilis’teki tarihî bir camiye roket atanlara mektup yazma ihtiyacı duyup duymadıkları da ciddi merak konusudur.

***

Etki ajanlığı kavramı dezenformasyon ve kara propaganda gibi yöntemlerle kitlelerin duygu, düşünce ve davranışlarını etkileme, yönlendirme ve provoke etme faaliyetlerini ifade eder. Necip Hablemitoğlu’nun yıllar önce söylediği gibi bugün artık hedef ülkelere yönelik istihbarat, ajitasyon ve provokasyon faaliyetlerinde deşifre olma riskine girilmemektedir. Bu tür işler genellikle doğrudan ya da dolaylı olarak gönüllü işbirlikçiler ve taşeronlara sipariş edilir. Bunlar literatürde “etki ajanları” ve/veya “nüfuz casusları” diye nitelendirilir. Etki ajanlığı kimi zaman belli kitlelerin etnik köken hassasiyetleri kaşınarak toplumsal zeminde kin ve husumet ortamı yaratılması, kimi zaman da bugün olduğu gibi devlet politikasının güdümlü olarak saptırılması şeklinde icra edilir. Etki ajanları profesyonel, satın alınabilir aydın ve amatör muhip (sempatizan) olmak üzere üç farklı tipolojiden oluşur. Profesyoneller yurtiçinden veya yurtdışından seçilip devşirilir ve bilahare kendi ülkelerinde özel eğitime tabi tutulup yetiştirilir. Satın alınabilir aydınlar ise özellikle ulus devlete geçiş aşamasının sancılarını çeken toplumlarda en çok rastlanan kategori olup belli ölçüde borsa değerini haizdir. Amatör muhiplere gelince, bunlar hedef ülkelerde kitle iletişim, eğlence ve eğitim araçlarından kolayca etkilenen tüketici güruhlara karşılık gelir. Parasal güç ya da siyasal nüfuz için güçlü devletlerin himayesi altına girmeye can atanların yanı sıra sözgelimi bir “green card” hatırına ulusal onurundan gönüllü olarak vazgeçebilenler bu güruha dâhildir.

***

Etki ajanlığı faaliyetlerini planlama ve tatbik mevkiine koyma hususunda ABD’nin eline su dökülemeyeceği şüphesizdir. Başta CIA olmak üzere muhtelif lobiler, üniversiteler ve düşünce kuruluşlarının kesintisiz olarak Türkiye ve Ortadoğu ülkelerine yönelik siyaset ve hükümet ayarları, darbe organizasyonları ve etki ajanlığı stratejileri geliştirmek gibi konularla yakından ilgilendikleri iyi bilinmektedir. ABD özellikle Trump iş başına geldiği günden itibaren haritası pusulası olmayan, hiçbir ahlâkî ilke ve değer tanımayan bir haydut şebekesince yönetilen ülke görüntüsü vermektedir. Türkiye ise ne yazık ki etki ajanlarının cirit attığı bir ülke görünümündedir. Başta Gezi olayları olmak üzere 17/25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe teşebbüsü gibi bir dizi kritik olayda özellikle içimizden devşirilmiş etki ajanlarının sosyal medya mecralarında ne haltlar karıştırdıkları hafızalarımızdan henüz silinmiş değildir. Kadrolu etki ajanları(mızdan) hatırı sayılır bir kısmının hemen hiçbir prestiji olmayan bir basın ödülüne râm olmak, Amerika ya da Avrupa’daki bir düşünce kuruluşundan davet almak, uluslararası düzeyde bir workshop programına katılmak gibi çok ucuz fiyatlar mukabilinde kolayca devşirilebilmesi gerçekten acı vericidir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Demek ki hakikat tekelciliği, alternatif söylemlere tolerans diskuru iş siyaset ve ulusal onur noktasına taşındığında hemen su koyuverip, başkalarını bir takım büyük doğrular adına yargılamaya dönüşüyor. Demek ki, din meselesinde sürekli "etki ajanlığı" benzeri sıfatlarla suçlananlar, bağlam değiştiğinde aynı silahı başkalarına doğrultmakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Demek ki,bu memleketin sorunu bir iç tutarlılık, entelektüel etik ve usûl problemidir.Demek ki, yeri geldiğinde retorik düzeyde mangalda kül bırakmayanlara biraz farklı bir açı
Güven 30 Ocak 2018 00:37
BAKARA-251: Eğer Allah, insanların bir kısmı ile diğerlerini savmasaydı, yeryüzünün düzeni bozulurdu..... Sadece bu ayetin bu cüzünde birinci dünya savaşı, ikinci dünya savaşı, nato, birleşmiş milletler, Rusya, Almanya, ABD, Japonya ve Çin var.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 20:37
Biz de "cahil" kelimesi 2 anlam içerir. Bunlardan bir tanesi okumamış kişidir. Diğeri ise, ne söylediğini bilmeyen kişidir. Bu nedenle de genç insanlar genellikle "cahil" olarak nitelenir. çünkü gençler, söylediklerinin yaşamda ne anlama geldiğini bilemiyecek kadar tecrübesizdir, yaşamı bilmezler bu nedenle de ağızlarından çıkanın manasını bilmezler. üniversite mezununda, üniversite hocasında, düşünce olmazsa kimde düşünce olacak?
metin palamut 27 Ocak 2018 20:10
Kim ne derse desin Türkiyenin bir namuslu aydın sorunu vardır.Bütün katliam,anarşi ve teröre rağmen sesini çıkarmayanlar Türkiyenin nefsi müdafaa karşısında harekete geçmeleri namuslu olmadıklarını gösteriyor.Türkiyenin bir basın ve propaganda zaafiyeti vardır.Bir propaganda bakanlığının kurulması aciliyet kazanıyor.bütün haklılığımıza rağmen türkiyeye hala suçlamalar yönetilmesi bu alanda bi boşluk olduğunu gösterir.
Mustafa Çalık-"Türk solu (kendi ifâdeleri ile “Türkiye solu”(!), ne demekse?), o gün bu gündür, şöyle veya böyle “tek parça” hâlinde tarihin bu devrine kadar gelebilmiş ve adına “Türkiye” denilen bu beşerî-siyasî varlığın karşısında kimi ve neyi görürse (TAŞNAKSÜTYUN, ASALA, PKK, bunlara destek veren hangi hükûmet, organ, müessese, devlet adamı varsa) onun yanında ve onunla işbirliği hâlinde olmaktan daha istikrarlı bir tavır ve kendi bin parçalı yapısı içinde daha geniş bir “konsensüs” geliştirebilmiş değildir.Bu marazî ruh ve
karar okuru 2 27 Ocak 2018 16:18
Son olarak sayın yazar! Kuşkusuz o mektubu yazanları eleştirebilirsiniz. ancak kişileri "hain", "terör destekcisi", "ajan" olmakla suçlamak eleştiri değil, iftiradır. ayrıca bu iftirayı yaparken kurduğunuz cümleler de eğitimli, yaşını başını almış bir insandan çok, lise çağındaki, dünyadan bihaber bir yeniyetmeye yakışır. bence aldığınız eğitimden utanmanız lazım, yaşınızdan utanmanız lazım.
karar okuru 2 27 Ocak 2018 16:06
Sayın yazar! mektubun içeriğini konusunda da, o mektupları imzalayanların kimler olduğu konusunda da hiçbir bilgim yok. merak da etmiyorum. önemli olan kişiler değil, doğrular. onlar yanlış da düşünebilirler. ancak yanlış düşünmesi farklıdır "hain" olmak farklıdır. ikisi arasındaki ayrımı bilememeniz gerçekten korkunç bir durum.
Reason 28 Ocak 2018 13:16
5
Özgürlüğün bile bir sınırı vardır. Tutup da ülkeyi bölecek bir duruma karşı yaşasın özgürlük, onlar cahil ya da ne var bunda görüşlerini belirtmişler tarzında yaklaşımın bence bir anlamı yok. Yoksa gerçekten özgür düşünülecek yerlerde özgür düşünecek ne insan ne de ortam kalacak.
karar okuru 2 27 Ocak 2018 16:00
sayın yazar! doğrular özgür ortamlarda bulunabilir. baskıcı ortamlarda doğruların ortaya çıkması mümkün değildir. bu nedenle de doğruları isteyenlerin baskıcı ortamlara karşı çıkması gerekir. baskıcı ortamlar pislik üretir. halının altı gibidir. bu durum herşey için geçerlidir. kuranın doğru anlaşılması da, bütün olarak islamın doğru anlaşılması da, bilimin gelişebilmesi de, ne yapacağımızın doğru belirlenebilmesi de özgür ortamla mümkündür. özgürlüklerin kısıtlanması, gerçeğin ortaya çıkmasını engeller. yani küffardır.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 15:48
Bende size itibar “ederdim” hocam yazık! Nerdeyse tüm Türk islamcıları dindarları Müslüman Kürt “kardeşleri” hakları konusunda dökülüyorlar sınıfta kaldınız, Bünün hesabını ahirete verirsiniz şüphesiz! elimiz yakanızda
Çetin Sıpor 27 Ocak 2018 15:32
...sizin bunların ilmî kritiğini yapmamanız gerçekten düşündürücü. Sahi din neydi! Şirk ve ırkçılık kökü derinlerde olan habis bir hastalıktır. Bazen milliyetçilik, muhafazakarlık, islamcılık... hatta tarihselcilik olarak ta kendini gösterebiliyor. Demek ki babayiğit sandığımız bazı kişiler bile önünde duramıyormuş! ......
Güven 27 Ocak 2018 14:35
Lokman Süresi 27 ayet. Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de arkasından yedi deniz katılarak (mürekkep olsa) yine Allah’ın sözleri (yazmakla) tükenmez. Şüphe yok ki Allah mutlak galip ve hikmet sahibidir.Fetih süresi 7. ayet.göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Ve Allah; Azîz’dir, Hakîm’dir......Güneş üzerinde hidrojen helyuma dönüşerek füzyon tepkimesiyle enerji oluşmaktadır. Bu belki binlerce yıldır sürüyor. Yani haşa Allah nükleer silahları bilmiyor mu? Türk ordusu Allah'ın tasarrufunda olup ta Rus ordusunun imkan ve kabiliyeti haşa b
Çetin Sıpor 27 Ocak 2018 13:08
Sizin gibi olay-olguları incelerken çok yönlü bakan mutedil bir ilim adamının milli-ırki bir dil kullanması gelecek açısından daha çok mesafe katetmemiz gerektiğini gösteriyor. Din, ümmet, ahlak, vicdan açısından hangi haklı gerekçeleriniz var? Kızıl elma ülküsü üzerinden kin kokan söylemler havada uçuşurken , Kürtlere karşı zülümler halı altına süpürülmesine değinilmeden bir "birlik" söylemi sizin değiminizle sadece retoriktir. Din adına fetih suresi , nasren Aziza, Cuma hutbesiyle ...hizaya gir mantığı oluşturulurken sizin bunların ilmî kriti
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 14:45
7
Çetin Bey, söyleminiz haksız. Sonuna kadar haksız. Cani sürülerini himaye etmek mi gerekiyor gönlünüz olsun diye. Bu canileri semtinizde, ilçenizde kimseye bırakmadan sizin tükürükle boğmanız gerekirdi bunca sene. Bu caniler niye semtinizde, çevrenizde hayat alanı buldu? Olaylara tek yönden bakmayın.
Çetin Sıpor 28 Ocak 2018 01:10
8
Karar okuru 14:45 Bir Müslüman olarak beni onların savunucusu olarak görüyorsanız sözün bittiği yer burası işte. Tam da bu mantığa değinmek istemiştim. Bölgeyi bilmiyorsunuz. Çok merak ediyorum. Oradan bakınca burayı nasıl görüyorsunuz? Maalesef Hoca da bilmiyor. Bir tarihselci olarak onun iyi bir analiz yapması gerekmez mi? Nasıl böyle bir dil kullanabiliyor.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 12:09
Susma Canan, meydan il baskani ve onun kim oldugunu gorsun! Afrin operasyonunda kaatil PKK ve onun hamisi ABD ile savasimizla ilgili ENGIN FIKIRLERINI millet merak ediyor. pek konuskan ve paylasimci oldugunu biliyoruz, hadi... yapabilirsin:)
ilbeyhan 27 Ocak 2018 11:57
Hocam elbette baska devletler tarafindan devsirilen envai cesit gaflet,dalalet,hiyanet icinde olan kisiler ve STK lar ifsa edilmeli ve cezalandirilmali.Her yurttas kendi devletine sadakatla yukumludur,baska bir devlete ihanet olur.Ancak sadakat kisilere degil devlete milletedir.Resit Galip sofrada kalkin diyen Ataturke burasi milletin sofrasidir,sizin degil demistir.Kulluk sadece Allahadir,Yasasin tam bagimsiz Turkiye Cumhuriyeti,Turk milleti,5000 yillik serefli Turk ordusu
Hür Düşünce 27 Ocak 2018 10:29
".Julien Benda da, “aydın çürümesi” nin en başat kaynaklarından olan  siyâset ile kurdukları kirli münâsebetleri konu edindiği Aydınların (Ruhbanların) İhâneti’nde,  “aydın patolojisi” ni şu üç başlık altında toparlamaktadır: “Bir: Aydınlar Siyâsî İhtirasları Benimsemişlerdir” ; “İki: Aydınlar Sürdürdükleri Faaliyetlerine Siyâsî İhtiraslarını Katmışlardır” ; “Üç: Aydınlar Doktrinleriyle Siyâsî İhtiras Oyunu Oynamaktadırlar”.Aydın patolojisinin, Julien Benda’nın mevzû edinmediği bir diğer kaynağı da Sermâye’di
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 10:13
"AYDIN " Kelimesi soyut bir düşünce. Neyin Aydıni ne kadar Aydın neye göre Aydın.!.Nasıl olcecegiz neye göre kıyas yapaxagiz..tam muamma.Prof olmak veya bir meslek veya birtakım kuruluslar Aydinmi oluyor.!.Somutlastirmak lazım Vatanın birlik ve beraberliğine ve yakın, uzak stratejik çıkarına maddi ve manevi gelişmesine tam bagimsizligina hizmet eden.amasiz, fakatsiz açık ve net görüş ve eleştiri sunan her Yurdumun insanı AYDIN'dır. geri kalani her ne isim. Tabela, etiket olursa olsun ..algı ve etki operasyondur...maskelidirler.Arife tarife gerek yoktur. Acizane
HACI CAVCAV 27 Ocak 2018 09:59
Bazı aydınlar kendilerini "etnik köken hassasiyetini kaşımakla" görevli sayıyorlar.İşleri güçleri bu.Halbuki Türkiye'de etnik bir sorun yok.Belki ortak sorunlarımız var.Etnik bir ayrışma da yok.Evlilik yoluyla akrabalıklar oluşmuş,coğrafi olarak tabir caizse harmanlanmış durumdayız. Eşlerin ayrı ayrı etnik köken davası gütmesi mi isteniyor?Çocuklar ne yapacak?Etnik kökeni kaşıyanlar iyi niyetli değil vesselam.Yazıda dile getirilen görüşlere katılıyorum.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 09:18
Ha şöyle doğruyu şöyle cigerimi ye
Müntekid-i Hakiki 27 Ocak 2018 09:02
Hocam, birilerini ciddi rahatsız ediyorsunuz! Bu bağlamda, Cemil MERİÇ: "Aydın olmak için önce insan olmak lâzım. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur; maruz kalmaz, seçer. Aydın kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. Aydını yapan; 'uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüstür." der.Rahatsız etmeye devam edin lütfen!
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 08:48
Suriyenin toprak butunlugunden yanaysak afrini esad a teslim etmeliyiz. Peki esad a terorist demiyormuyuz. Esad turkiye nin yaptiklarini unutup sineye ceker mi? O zaman bunca cabamiz kayiplarimiz neden? Kurdler yerine esad i tercih etmis oluyoruz.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 08:19
Utanmazlarsa bütün Kürtler terörstir diyecekler
Durmuş Hocaoğlu "yabancılaşma ve inorganik aydın" da "..galipler karşısında her şeyiyle bilâ kaydü şart teslim olmuş, kendi toplumunun hemen bütün aslî kültür unsurlarına (tarih, din, dil, müzik v.b.) yabancı; dahası, onlarla kavgalı ve bu sebeple de milleti ile organik bağları kopma noktasına gelmiş ve hattâ birçok bakımlardan fiilen kopmuş ve bu sebebe binaen yabancılaşmış ve inorganikleşmiş olan bir “okumuş-yazmışlar” taifesinde ulaşmaktadır ki, bunlar, “inorganik aydınlar”dan başkası değildir..." der.
cevat karakalem 27 Ocak 2018 04:44
Isin aci tarafi bu tip art niyetli, ya da en azindan dusunmeden saadece "isin kitabi boyle demeyi gerektirir" seklinde yapilan soylemler gercekten yapici ve mantikli bir takim onerilerin de onunu tikiyor. Mesela su anda devlet Ic Kurt Sorunu hakkinda da adimlar atsa, ana dilde egitim hakki, hendek operasyonlarindan etkilenen bolgelerin tamamen normale donmesi gibi, o kadar olumlu olur ki.
HACI CAVCAV 27 Ocak 2018 03:31
Bu yazının İlk cümlesi şöyle başlayıp bitiyor: "Silahlı kuvvetlerimiz Suriye’nin Afrin bölgesinde yuvalanan... geniş kapsamlı bir askerî harekât başladı." Cümle bu haliyle sorunlu gibi duruyor.Ya " Silahlı kuvvetlerimiz ... harekat başlattı" ya da "Silahlı kuvvetlerimiz... harekata başladı" şeklinde olması gerekirdi.
KARAGÖZ 27 Ocak 2018 12:33
0
"Bu yazının İlk cümlesi şöyle başlayıp bitiyor : ..." demişsin Hacıvat. "İlk"in, ilk harfi niye büyük ? :)))
HACI CAVCAV 27 Ocak 2018 13:50
0
Yerden göğe kadar haklısın Karagöz'üm.Gülme komşuna,gelir başına diyorsun herhalde."İlk"in ilk harfinin büyük olması için hiç bir neden yok.Sebebi dikkatsizlik, ya da parmağın farkında olmadan büyük harf tuşuna dokunmuş olması.Yorum yayınlandıktan sonra farkettim ama iş işten geçmişti.İlgin için teşekkür ederim.
Yorumcu 27 Ocak 2018 02:00
Adalet ve kalkınma partisi hükümetlerinin PKK terörünü bitirmek için aldığı bilinen risklere ve devlet olarak baş vurduğu denenmemiş neredeyse herşeyi denemesine rağmen gelinen nokta askeri seçenekten başka bir yol kalmadığının en büyük gerekçesidir. PKK’ya ve eylemlerine sesini çıkarmayanların devlete, siyasi yetkililere akıl vermeye kalkması “aydın etki ajanlığı” dır, aynen katılıyorum. İnsancıl düşünce ve idealler her insanın hakkının eşit bir oranda savunulduğunda anlam taşır. Aksi taktirde bir bakıma “taşeronluk” olur.
ASIM 27 Ocak 2018 01:22
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere! Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere! Tükürün Ehl-i Salîb’in o hayasız yüzüne! Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne! Medeniyet denilen maskara mahlûku görün: “Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!” (Mehmed Âkif)
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 17:55
7
Irkci bir siir. Irkcilik deli gomlegidir. Suctur, gunahtir, ayiptir.
Deniz 27 Ocak 2018 01:18
Sende tam bir Tayyip mankurtusun.Her yazından tiksiniyorum.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 12:34
4
okuma o zaman
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 01:05
Bunlara aydın denmez, bunlar aydınlıktan ve ışıktan rahatsız olan ve ülkenin kanını emen kolonyalist zihniyetli yarasalar! Turnusol tkisi yarattı 15 Temmuz, PKK/FETÖ/DEAS terör örgütleriyle mücadele ve en son ABD himayesindeki bir bölüm terörist için yapılan Zeytindalı Operasyonu... Bunların zihniyetini içlerinden biri özetlemiş "darbelere karşıyım ama tekbir getirenlerle birlikte olamam!"... Ülkenin milletin değerlerine yabancı bu mankurtların millet mücadelesinde değil, tam tersine gayrımillli, mülteci ve insanlık düşmanı, düşman-teörist-darbeci...
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 05:35
13
Neyin milli, neyin gayrimilli olduguna sen mi karar vereceksin. O cumlenin altina ben de imzami atarim: "Darbelere karsiyim ama tekbir getirenlerle birlikte olmam. 15 Temmuz darbe girisimini yapanlar tekbir getirenler degil miydi? Bu millet homojen bir toplum degildir, hicbir zaman da olmayacak. iyi ki olmayacak. Kuzey Kore Cumhuriyeti degil burasi.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 11:25
5
05:35 ... sen kimsin ki? Istiklal Savasinda da, 15 Temmuzda da imanli insanlarin Allah, vatan, bayraklarini canindan cok sevmesi ve cesareti ile bugunleri gorebildik.... bu mucadelede zaten yoktun, olamazdin zaten FETO, USDolar, bos klavye sevgisi olan mankurtlari milletin arasinda goremezsin, gornemeliyiz zaten! Yarasi olanin gocunmasini da yadirgamayiz:)
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 11:33
2
Yukaridaki M Akif siiri, Amerikan Islami-FETO yu ve imanli milleti dahi ayirt edemeyen alingan yorumcuya ve kose yazisi-ozyorumcunun kastettigi zihniyete gelsin...
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 11:59
3
oynamaya gonlu olmayan gelin yerim dar dermis... sen de cikip mesrebine gore tekbir degil mesela cav bella veya nternasyonal marsiyla...vs darbelere karsi onurlu ve dik durabilseydin keske. Bu isler Maca! kizi ister, oyle ivirzivir imza basitligi ve peynir gemisi dolu laf ile olmaz
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 18:58
0
Karar okuru 11:25, ben senin gibi mangalda kul birakmayanlari iyi tanirim Ben Erzincan'da askerlik yaparken Allah, vatan, iman diye bagiran arkadaslarim torpilli askerlik yapiyordu. Savas cigitganligi yapmakta ustunuze yok, kendiniz cepheye gitmediginiz surece. Bu gemi battiginda da fareler gibi ilk terk eden siz olursunuz.
Hakan Bey 27 Ocak 2018 00:53
Degerli ulkemizdeki kimi aydinlarimiz adeta "asal sayı" olan, etrafindakilere kapali bir ortak paydada bir araya gelmeyi tercih ediyorlar.Ulkemiz aydinlarini toplumun diger kesimler ile bir araya getirebilmemiz icin yani ortak bir paydada toplayabilmemiz icin paydalarini millet olmayi gerektiren onemli kadim degerler ile genisletmemiz gerekiyor.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 00:19
"Kadrolu etki ajanlari"...Bu tanim havuz medyasi yazarlarina tipatip uyuyor.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 11:15
6
yarasi olan gocunmus gibi:)
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 18:46
5
etki ajanlari hem de kadrolu...eyvah yakayi ele verdik :))))
Sorgulayıcı 27 Ocak 2018 00:17
Kişilikli, karakterli, vatansever insan yetiştirememe gibi bir sorunumuz var maalesef.
Karar okuru 27 Ocak 2018 16:14
4
Nasil yetistirebiliyor o tip insanlar biraz aciklik getirirseniz memnun oluruz. Atatürk cumu, Dindarmi, Kindarmi, Maocumu, Marksistmi, Said I Nursi cimi???
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 00:15
Herkes sizinle hemfikir olmak zorunda degil Sayin Yazar. Hemfikir olmayanlari "ajan" diye hedef gostermek bu ulkede Cumhuriyetin kurulusundan beri yapilan birsey. Ozellikle savas zamani savas karsiti olmak bu ulkede vatan hainligi olarak goruluyor. Oysa savas karsiti olanlar ve hele ajan, hain diye suclanacagini bilerek bunu yapanlar vicdanli, yurekli insanlardir. 2018 yilina geldik hala bu davranis bozuklugundan kurtulamadiniz.
KARAR OKURU 27 Ocak 2018 16:23
4
Tebrik ederim bu yorumunuz icin... kanun koyucularin, mevki sahiplerinin yakinlarini, colugunu, cocugunu parali askerlik yaptirdigi ve bu adaletsizligin normal sayildigi biryerde, neyin dogru neyin yalnis oldugunu insanlarin vicdanina birakiyorum... yakinlari su anda cephede savasanlarada selamlarimi yolluyorum…
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN