Back To Top
Cemaatlerin ortak arızaları

Cemaatlerin ortak arızaları

- A +

28 Eylül 2016 tarihinde Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü tarafından yedincisi düzenlenen Kriz ve Kritik Konferansında “Darbe Girişiminin Kriz ve Kritiği” teması işlendi. Konuşmacı olarak katıldığım bu programda aynı oturumu paylaştığımız Prof. Dr. Tayfun Amman Türkiye’de dinî grup yapıları üzerine çok güzel bir sunum yaptı. Amman Hoca sunumunda dinî cemaatlerin ortak özelliklerini on küsur madde halinde sıraladı. Hocanın tespit ve değerlendirmelerinden de istifadeyle Türkiye’deki cemaatlerin acil ıslah ve onarım gerektiren bazı müşterek arızalarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

(1) Cemaatlerin tümünde karizmatik bir manevi lidere -ki burada söz konusu olan karizmatiklik her bir cemaatin kendinden menkuldür- kesin inançlılıkla bağlılık esastır. Ancak bu bağlılık, “Allah’a isyan söz konusu olduğunda hiçbir yaratılmışa itaat yoktur” mealindeki temel itikâdî ilkeyi rafa kaldıracak tarzdadır.

(2) Cemaatlerde Ehl-i sünnet itikadına sadakat esastır. Ancak bu söylem düzeyinde kalan bir esastır. Şöyle ki Ehl-i sünnet itikadında masumiyet sadece peygamberlere mahsus bir özelliktir. Kaldı ki peygamberlerden zelle denilen ufak hatalar da sadır olabilir. “Hatasız kul olmaz” diye özetlenebilecek Sünnî itikada rağmen herhangi bir cemaatin kendi liderinden hata sadır olduğunu açıkça dillendirdiğine tanık olmak pek mümkün değildir. Bu bakımdan cemaatlerdeki karizmatik lider anlayışının Sünnîlikten ziyade, Şiîlikteki masum imam doktriniyle örtüştüğünü söylemek gerekir.

(3) Cemaatlerde farklı ses ve söyleme, girintili çıkıntılı düşünceye izin vermemek esastır. Keza cemaat tarafından tavsiye edilenler dışındaki hemen bütün eserler “yasak yayın” kapsamındadır. Gerek aykırı/çatlak ses çıkaran gerekse “yasak yayın” okuyan kişinin başına tokmak indirmek tüm cemaatlerin olmazsa olmazlarındandır. Bu itibarla Hâşhâşîlik ve mankurtluğun FETÖ’ye mahsus bir arıza olmadığı açıktır.

(4) Cemaatler çok partili dönemin başından beri Adalet Partisi, Anavatan Partisi, AK Parti gibi merkez sağ partilere yanaşmakla mümeyyizdir. Dolayısıyla cemaatler dinî söylemlerinde olduğu gibi siyasi tercihlerinde de sağcı karakterlidir. Yine cemaatler ikbal ve istikbal vaat etmeyen bir siyasi partiye yanaşmanın “enayilik” olduğu yönündeki ortak bilinçle de maruf olup birçok cemaat siyasi havayı iyi koklama hususunda kendilerinden beklenenin fevkinde üst düzey bir performansa sahiptir.

(5) FETÖ’nün 17-25 Aralık’ta hükümete, 15 Temmuz darbe girişimiyle devlete meydan okuması müstesna, hemen hemen tüm cemaatlerde devlet ve hükümetle didişmemek, devletle ilişkide uslu çocuk gibi tavır sergilemek genel bir ilkedir. Ancak bu ilkenin asıl anlam içermesi sinsiliktir. FETÖ’nün raydan çıkması ise bu melun organizasyonun özellikle 1999’dan itibaren uluslararası konsorsiyum tarafından sevk ve idare edilmesiyle ilişkili bir meseledir.

(6) Siyasetle ilgilenmiyormuş gibi poz vermek ve fakat desteklenen parti iktidar olur olmaz siyaset meydanının ortasına dalıvermek, daha açıkçası bakanlıkları paylaşmaktan ilahiyat fakültelerinde karma eğitime karşı çıkmaya kadar birçok konuda siyaset ve hükümete ayar vermeye çalışmak, hatta holdingleşme düzeyinde dünyevî işlerle meşgul olmak cemaatlerin huy ve alışkanlık haline getirdikleri bir diğer ortak özelliktir.

(7) Siyaset ve devletle ilgili mezkûr özelliğin bir yansıması olarak tüm cemaatler nepotist karakterlidir. Nepotizm görev, yetki dağıtımında ehliyet ve liyakat ölçütünün rafa kaldırılıp salt grup çıkarına dayalı adam kayırmacılığın esas alınmasıdır.

(8) Tüm cemaatler “ayranım ekşi” dememeye ve kendini seçkin görmeye yeminli gibidir. Bu yüzden her bir cemaat tek hakikatçi bir dille konuşmayı pek sevmektedir. Bu durumun özellikle Ehlü’s-Sünne ve’l-Cemâa tabirindeki cemaat kelimesinin işaret ettiği kapsayıcılık ve kuşatıcılığı lağvedip bunun yerine ayrışma, kamplaşma ve gettolaşma pratiğini ürettiği şüphesizdir.

(9) Cemaatlerdeki bir diğer ortak özellik dinin ateist, nihilist çevrelerden ziyade dindar zümrelere ya da birbirlerine anlatılmasında kendini gösterir. Sözgelimi, vaktiyle Türkiye’de moda fikir akımı haline gelen vülger materyalizm dalgasına karşı, benzer argümanlardan hareketle imanın gerekliğini vurgulamak için yazılan bir dizi eser, irili ufaklı muhtelif gruplar tarafından senelerdir salt grup üyeleri arasında okunmaktadır. Bu durum “Kendileri çalar, kendileri oynar” sözünü hatırlatmaktadır.

(10) Kur’an’ın “Müminler ehl-i küfre karşı sert ve tavizsizken birbirlerine karşı şefkatlidirler” şeklindeki tanımlamasına rağmen dinî cemaatler bu ilâhî beyanı, “Birbirinizi sevin” yerine “Birbirinizi ötekileştirin” diye anlamakta ısrarcı gibidirler. Yine cemaatler salt diğer dinî grupları değil, dinî alanda yazıp çizdikleriyle az çok tanınır hale gelen ilahiyatçı figürleri de nefret diliyle ötekileştirirler. Üstelik bu nefretin gerekçesini dinî-itikâdî açıdan sapkınlığa bağlayarak sözüm ona sapkınlara dedikodu, iftira, karalama gibi gayr-i ahlâkî yollarla saldırmayı güya meşru dava haline getirirler. Ancak bütün bunları yaparken, kendilerince muteber olan dinî anlayışın da en nihayet tarihî tecrübe içerisinde oluşmuş bir yorum olduğunu unutup Allah adına -haşa-Allah gibi konuşmayı marifet bilirler.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
nazmi uçkan 23 Mayıs 2017 00:36
birinci aşama cemaattir.herkesin maddi yardımına açıktırlar.ikinci aşama sosyal grup aşamasıdır.kendilerinden olan esnaftan alışveriş yapmak esastır.üçüncü aşama örgüt aşamasıdır.kendi müesseselerinde kendilerinden olmayan hiç kimseyi çalıştırmazlar.dördüncü aşama ümmetin başına bela aşamasıdır.
Tarikat bir yoldur usuldur kardesim feto uzerinden propaganda yapmayin sosyal medya hocaligi da yaslamayin bi tarikatin icine girmeden bol kepceden herkes salliyo yok oyle bi dava ....
KARAR OKURU 12 Kasım 2016 17:09
İzmir ilahiyatın mezuniyet törenini de yaz ,kaç insana ulaşıp hidayetine vesile oldun onun muhasebesini yap, cemaatlerin kapısını aşındırıp oy Hesabı yapan onları alet etmeye çalışan siyasetçileride yaz
Yelda 31 Ekim 2016 09:55
Tayfun Hoca çok güzel özetlemiş, bence bir şey daha eklenebilir: Cemaatinin menfaatlerini dinin ya da Müslümanların menfaatlerinin üstünde ve önünde tutmak.
Hasan KÖSE 16 Ekim 2016 13:08
Telif eden, Tayfun Amman'dan da nakleden Mustafa Öztürk'ten de Allah razı olsun. Allah ömürlerini uzun etsin ki ümmete (insanlığa) hayırlı ilim üretmeye devam etsinler. Mesele başka cihetlerden de ifade edilebilir... "Müslümanlar" şahsi veya cemaat çıkarları için bir topluluğa veya kişiye iftira atmakta veya aleyhine konuşmakta hemen hiç bir ahlaki sınır tanımıyorlar. Dini, dünyevi konularda kesin bir "beyyine veya burhana" dayanmaksızın inandıkları doğrultuda ilimsiz konuşabiliyorlar. İlim ve hikmetten sözler işittiklerinde onu anlamaya çalışmak yerine, akıllarınca menfaatlerine aykırı gördükleri için bir ilme dayanmaksızın ret ve karartma yoluna gidiyorlar. Değil Türkiye'de dünyada bildiğimiz hiç bir "İslami Cemaat'in" bu günkü dünyayı (Mesela; İsveç, Norveç veya Lüksenburg'dan) insanlar için daha huzurlu hale getirecek bir siyasi ve iktisadi tasavvurları yok. Daha korkuncu buna ihtiyaç da hissetmiyorlar. Her işlerinde "Bediüzzaman kapitalist gavurlar" gibi yaşayıp, Asr-ı Saadete ulaşmayı umuyorlar. Farklı tezleri olan Müslümanlarla karşılaştıkları zaman onu sonuna kadar dinleyip ne dediğini anlamak yerine onu sevmeyen mugalata sahiplerine ulaşıp "onun hakkında ne dersin" diye soruyor ve "hadi bizi ona karşı kullanacağımız boş sözlerle besle" diyorlar. Hemen hiç bir "taşıyıcı Alim" din, şeriat ve fıkıh ayrımı yapmıyor. Bunu yapmayınca da fıkıh çağlar üstü şeriat, şeriat da Hz Adem'den kıyamete kadar değişmeyecek ed Din'in yerine geçiyor. Böyle olunca da din o kadar karmaşık ve geniş hale geliyor ki insanlar onu taşıyamaz hale geliyor. Vesselam
Haluk Atasoy 10 Ekim 2016 03:51
Yazıyı okuduğumda bende bıraktığı izlenim, sahaya inilmeden bir takım duyumlar ve önyargılarla veya sosyal medya paylaşımları ışığında hazırlanmış üstün körü oluşudur. FETÖ'yü baz alarak yaptığınız "Eleştiriler", Ehl-i sünnet cemaat ve tarikatların incelenmediğini, kolay olan "Toptancılık" yoluna gidildiğini gösteriyor. Aynı şekilde yapılan genellemeye karşılık, Yaşar Nuri Öztürk veya Abdül Aziz Bayındır'ı baz alarak, bütün İlahiyatçıları eleştirsek tepkiniz ne olurdu? Cemaat-siyaset ilişkisini sağ partiler üzerinden örneklendirken, CHP-Cemevi ilişkisi neden aklınıza gelmez? 28 Şubat'ta onca zulüm görmelerine rağmen, bırakın silahlanmayı, direnç bile göstermeyen Ehl-i sünnet cemaat ve tarikatlar, Ulü'l emr'e itaat inancı ile köşelerine çekilmişlerdir. Son olarak, Tasavvufun "Murşidinizi Şeriata aykırı bir halde görürseniz, havada uçsa dahi çekin, indirin" öğüdünü nereye koyuyorsunuz? Allah'a emanet olun.
İlyas KARSLI 09 Ekim 2016 23:01
Okunmaya değer bir yazı.
Islam Haksever 06 Ekim 2016 20:23
Süleymancıların yakın dönemde vefat eden lideri Ahmet Arif Denizolgun beyefendi Demokrat Partiden aday olmuştu. Cemaatinin o dönem Mehmet Ağar ıdestekledi. Sorgulamadan... Ak Parti ile daha doğrusu Recep Tayyip Erdoğan ile olan bir "Kuran kursu meselesi" sebebiyle... Bir çok cemaatte kalan biri olarak hocamızın tespitlerine katılıyorum.
Okuyup düşünüp, yazıyı değerlendirmek yerine, hakarete, küfre ötekileştirmeye başlamış bile millet.. ALLAH Cematiyle kafayı bozmuşlara fırsat vermesin.
Mustafa 05 Ekim 2016 22:40
Sayın Mustafa Hocam iyi niyetle kaleme aldığınızı düşünerek yorum yapıyorum saymış olduğunuz şeyler bazı cemaatlerde olduğunu bende görüyorum ancak sanki hepsinin ortak yönüymüş gibi göstermeniz kesinlikle doğru değil o siyasi madde filan kesinlikle doğru değil özellikle tarikat cemaatleri kimi islama en yakın görüyorsa kimi vatana millete islama hizmet edeceğini düşünüyorsa ona oy verirler bana ciddi tarikat cemaatleri içinde DSP ANAP DOĞRUYOL Gibi partileri desteklemis olan bir tane cemaat örneği verin
Enver İlhan 04 Ekim 2016 16:03
Sayın yazar Yazılarınızı anladığım kadarıyla aklı ölçü alarak yazıyorsunuz Akıl herşeyi çözseydi peygamber gönderilmesine ne lüzum vardı Nübüvvet makamının akıl makamından üstün olduğunu bütün Müslümanlar bilir Aklın peygambere teslim olması lazım Onu da en iyi anlayan ehli sünnet alimleridir Bu yüzden şer i deliller 4 denilmiş Kitap sünnet icma ve kıyas müslümanlar mezhebine uyar diğerlerinide ret etmez ve sever Yazılarınızdan sizin bir mezhebinizin Olmadığını anlıyorum Yoksa yanılımıyorum Aydınlatırsanız memnun olurum
Yaşar kayapınar 04 Ekim 2016 10:36
Aymıyla vaki, ancak bu durum sağ pattilerde de var hayta daha kayı
KARAR OKURU 04 Ekim 2016 10:30
Bana kalırsa bu tespitler partilerde deaynen var hatta daha da kayı
Ömer Faruk 04 Ekim 2016 09:20
İktidar olan sağ partilere menfaat karşılığı oy verdiklerini doğru da olsa oy oranı düşük olduğu gerekçesiyle yanaşmadıkları diğer partileri kastediyor CHP yi değil sanırım.
Eyüp Dilmen 04 Ekim 2016 09:00
Dini Kuran ve Sahih sünnet eksenine çekecek bir seferberlik başlatılmalı bu doğrudur, fakat bu seferberliğin bir ayağıda toplumda çatışma değil konuşma (istişare) kültürü oluşturulmalı. Bu çatışma kültürü bizde var olduğu sürece yıllarva aynı kaynaktan bile beslensek en ufak bir farklı anlayışta yine kavga edeceğiz, yine toplum ifsad olacak. Konuşma kültürü çok önemli...
mesut 04 Ekim 2016 08:35
benim meslegim güzeldir diyebilirsin fakat yalniz benim mesleğim haktir demeye hakkin yoktur...malesef dini gruplar bu ince çizgiyi tutturamamislar..
Adnan 04 Ekim 2016 06:22
Hepimiz yaşadığını karşısında görme halinde... Cemeatlerin doğrusu nasıl olmalı..Kimlerin doğruları yaşadığına güvenip dinlememiz gerekli yazarmısınız...
15 Temmuz Gazisi 03 Ekim 2016 01:00
4. Maddede yer alan sağ partilere oy vermeyi bir arıza olarak nitelemek te bir arızadır. Bu listeyi yapan kim ise İslam düşmanlığı yapan partilere oy vermek daha mı mantıklı gelmektedir? Sanırım dincilere neden hiç chp ye oy vermiyorsunuz gibisinden bir yarası var bu maddeleri sıralayanın...
Yorum yerine "Araf 175-179" yazan ve bu mesajla Mustafa Hocaya "Belam" diyen "takipçi değil tahkikçi"ye, hocanın yazısındaki şu ifadelerle selam: "cemaatler salt diğer dinî grupları değil, dinî alanda yazıp çizdikleriyle az çok tanınır hale gelen ilahiyatçı figürleri de nefret diliyle ötekileştirirler. Üstelik bu nefretin gerekçesini dinî-itikâdî açıdan sapkınlığa bağlayarak sözüm ona sapkınlara dedikodu, iftira, karalama gibi gayr-i ahlâkî yollarla saldırmayı güya meşru dava haline getirirler. Ancak bütün bunları yaparken, kendilerince muteber olan dinî anlayışın da en nihayet tarihî tecrübe içerisinde oluşmuş bir yorum olduğunu unutup Allah adına -haşa-Allah gibi konuşmayı marifet bilirler."
Araf 175-179
İsmail ER 02 Ekim 2016 11:48
HERKES İÇİN HAK ADALET VE GERÇEKLER Mİ DİNİ, SİYASİ, MİLLİ KİMLİKLER Mİ GÜVENLİ Sağıyla soluyla bu ülkenin bu kültürün hemen her dini siyasi , milli hizbin kronik hastalığı budur; Allah adına, maşeri vicdan adına herkes icin hak adalet ve gerçeklere rağmen güçperest, işbirlikçi, nepotist, liderperest, paraperest, çıkarperest gettocu ve hizipperesttir. Emperyallerce zamanı geldikte birbirine kırdırılan bu hizbi kimlikler mi, yoksa birbirinin hak ve hukuku sözkonusu oldukta tek yumruk olabilen yetkin bileşke mi daha güvenlidir? Bu ilahi ve maşeri yüce manifestoyu nüfuz ve çıkar iktidarı için reddeden din ve siyaset liderlerindedir bu alçak günah. Bu yüzden hak adına ortak ve geniş tabanlı bir büyük bileşke kuramadığı için emperyallerin provoke edip bölen, tepkisel bir faşizm içinde ayrıştırarak destabilize eden manipülatif hile ve oyunlarından ülke olarak yıllardır kurtulamıyoruz. Sayın Hocamza şükranla nazik sayglar.
Salih ASLAN 01 Ekim 2016 21:33
Hem de İlahiyat fakültelerinde karma eğitim müslüman olduğunu tahmin etttiğim yazarın inancına uygun galiba.
N.bayrk 01 Ekim 2016 20:40
Ehli sünnet olmayan biri gibi yazılmış,...cemaat,tarikat kelimesini çıkar senin gibi ilahitcilari koy,ayni şey..yaz onları da ozmn.siparis yazı bukadar olur
Terzi 01 Ekim 2016 20:12
İlahiyat ve Diyanet görevini tam yapmadığı için böyle oluyor. Bir de bu ilahiyatçılar sadece eleştiri yapmayı mı bilirler. Hiç çözüm önerisi göremiyoruz. Mesela kendileri herkese örnek olacak bir teşkilatlanma yapsalar ne güzel olur.
KARAR OKURU 01 Ekim 2016 17:24
Erdem bey, iyi güzel de dinen "sapıklık" hükmünü hangi ölçüte göre veriyorsunuz ya da kendinizi böyle bir hüküm verme konusunda nasıl salahiyetli görüyorsunuz. Hocanın yazısının en sonunda da belirtildiği gibi sizin din anlayışınız da sonuçta belli bir mezhebe ait bir yorum ve kanaat değil midir? Niçin Allah adına Allah gibi konuşuyorsunız. Allah için ne zaman bu üsluptan vazgeçeksiniz. Her insanın her mezhep ve fırkanın sonuçta dine dair farklı bir yorum ve anlayış olduğunu hiç idrak etmeyecek misiniz. Din aleminin kralı biziz demekten ne zaman vazgeçeceksiniz? Vesaire
KARAR OKURU 01 Ekim 2016 16:28
Liderlerinde insan üstü güç olduğuna inanan bütün cemaatler "FETÖNÜN" durumuna düşme potansiyeline sahiptir. Liderlerinin göreceği bir rüya yeterli olacaktır. Benim şeyhim Allah'ın emrine muhalefet etmez diyen bire cahiller; Allah'ın emir ve yasaklarını bilmiyorsanız şeyhinizin yaptıklarını hangi ölçüye vuracaksınız? Java'm kalemine sağlık.
KARAR OKURU 01 Ekim 2016 15:48
Kalemine ,gönlüne sağlık güzel insan.
erdem 01 Ekim 2016 15:40
bu yazıyı eğer allah rızası için yazdıysanız bence önce özeleştiri yapıp içerisinde olduğunuz ilahiyat camiasının ortak arızalarından bahsetmeniz daha sağlıklı olurdu. zira cemaatlerin dediğiniz ithamlara bulaşmış olanları olmakla beraber ilahiyatcı birçok sapıkların zehirlerinden korumak için mensuplarını kontrol altında tutabilmek için bu yolları tercih etmeleri muhtemeldir. ilahiyatlar düzelirse cemaatlerin düzelmesi daha kolay olacak. ilahiyat çerçevesindeki sözümona hocaların hiç biri diğeriyle anlaşabiliyormu. onu da yazın da dediğinizin bir kıymeti olsun derim.
Zubo 01 Ekim 2016 15:31
Yüreğine sağlık hocam.
KARAR OKURU 01 Ekim 2016 14:35
Bu özellikler sadece tarikat ve cematlere ait özellikler değil ki. özelde türk toplumunun genelde doğu toplumlarının özelliğidir.Komünistide, Kemalistide, Kapitalistide aynı.
yolcu 01 Ekim 2016 14:31
bu dediğiniz arızaların olmadığı tek bir cemaat var aslında turkiyede ..
Ömer HAKYEMEZ 01 Ekim 2016 13:54
Bu yazılanlar ki söylenenlerin çoğunda doğru gibi görünen yanlışlar var. Unutulmamalıki bu yanlışlar kişileri bağlar, cemaatleri bağlamaz.
osman 01 Ekim 2016 13:06
Sayin Amman baştan inanmış ki böyle bir terör örgütü var. Ortada bir tek yargı kararı yok, at izi it izine karışmış diyen biri olmasına ragmen... Akademik bir değeri yok. Taraflı..
KARAR OKURU 01 Ekim 2016 12:02
ağzına saglık kardeşim işte işin özü budur demekten başka birşey gelmiyorinsanın aklına.....teşekkürler
Halil Sever 01 Ekim 2016 11:56
Sayın yazar bir de İlahiyatçıların ortak arızalarını yazar mısınızĞ
OĞUZ KILIÇARSLAN 01 Ekim 2016 11:45
SURİYE-IRAK BİZİM.YUNANİSTAN DA BİZİM.
KARAR OKURU 01 Ekim 2016 20:15
0
böyle salaklarin seviyenizi düsürdügünün farkindamisiniz,? neden deli casmalarini yayinlarsiniz anlamakda zorluk cekiyorum...
meczup 01 Ekim 2016 11:33
''Ancak bu bağlılık, “Allah’a isyan söz konusu olduğunda hiçbir yaratılmışa itaat yoktur” mealindeki temel itikâdî ilkeyi rafa kaldıracak tarzdadır.'' böyle bir sözü genelleyerek söylemeniz büyük vebaldir. tarikat,cemaat olacak, orada ALLAH'a c.c isyan olacak,itaat devam edecek!! siz ehli tarikten mi,yoksa meczuplardan,sapıklardan mı bahsediyordunuz?
Turğut altay 01 Ekim 2016 11:21
Cemaatler hakkunda uzun yillardir soylediklerimi 15 temmuz ispatlamistir.ancak devam ettim fikrimde.fetodan alinacak en buyuk dersi cemaatlerdir.dedim.demissiniz.ancak uzun yillardir. Su cemaatlerden cok cektim.cok cektirdiler.şunuda ekliyelim ki işin hakkını vermiş olalım,tum vskıf stk yapılar aynı hastalıkpa mupteladır.sap ve sol yapılar.uçları sağı temsik eden batı emprylzmine dayanır
Kalemine, klavyene, yüreğine, bileğine sağlık Sayın Hocam, Sevgili Kardeşim. Seninle iftihar ediyoruz.
Hakan Deniz 01 Ekim 2016 10:46
Deveye sormuşlar boynun niye eğri, nerem doğru ki demiş.
Hülya Terzioglu 01 Ekim 2016 10:33
Hocam yukarıda cemaatle ilgili sayilan maddelerin büyük ölçüde siyasal kimliklerde de olduğunu düşünüyorum.
burakhan 01 Ekim 2016 10:02
Cemaatlerin bu eleştirileri görmesi ve tekfir etmekten ziyade hocaya teşekkür etmeleri gerekir.
Okur 01 Ekim 2016 08:30
Cemaatleri (tarikatler de dahil) ifşa eden, çok güzel tespitler içeren, "evet" ama "eksik" diyebileceğimiz bir yazı. Bir o kadar daha eklenebilir. Ayrıca çok önemli bir noktayı da belirtmek gerekir ki yazıda geçen "cemaat" kelimesinin yerine "siyasi partiler", "öğretim görevlileri", "patronlar" gibi ifadeleri koysak aynı tespitleri görmemiz kaçınılmaz olacaktır. Elinize sağlık.
OĞUZ KILIÇARSLAN 01 Ekim 2016 07:13
SURİYE-IRAK BİZİM.YENİ OSMANLI DEVLETİ HAYIRLI OLSUN.MİLLET BUNUN HEYECANINI YAŞIYOR.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN