Back To Top
Dibe vuruş

Dibe vuruş

- A +

Bir müslüman olarak içim acıyor; çünkü bütün bir İslam dünyası son birkaç asırdır alçak sürünme halinde isbat-ı vücut ediyor. Gerçi Allah’ın her günü, “sürünmeye başlayalı kaç asır geçti, tarihsel çevrim gereği bu izmihlalden kurtuluş vakti çok uzak olmasa gerek” düşüncesiyle ümit tazeliyoruz; ama gelin görün ki topyekûn İslam âlemi olarak alçak sürünmemiz her geçen gün daha da vahimleşiyor. Özellikle din, dinî düşünce ve pratikte süreç dibe vurma süreci gibi işliyor. Öyle ki Ortadoğu’nun göbeğinde ansızın IŞİD denilen bir katiller güruhu peyda oluyor ve İslam dini bu güruhun elinde sırf kan dökmeye yarıyor. Aynı din öz yurdumuzda peydahlanıp palazlanan FETÖ ihanet şebekesinin elinde ise adeta haşhaş ve afyona dönüşüyor. İhtimal ki FETÖ din konusunda Marx’ı referans alıyor. Çünkü Marx din konusunda hem “baskı altında ezilen yaratığın iç çekişi ve kalpsiz dünyanın kalbi” diyor hem de “din halkın afyonudur” tespitinde bulunuyor. FETÖ elebaşı ise kalpsiz dünyanın kalbi olmak gibi yumuşak din söylemleriyle çıktığı yolun sonunda afyon komasına girmiş bir haşhâşî sürüsünü sevk ve idare ediyor.

***

Ortadoğu coğrafyasına bakıldığında, kan revan manzarasından başka bir şey görünmüyor. Sözde İslam ülkeleri sürekli olarak birbirleriyle didişiyor. Hamas, el-Fetih, Emel, Hizbullah gibi sayısız radikal örgüt ise birbirini yemeyi cihad telakki edecek kadar müptezelleşiyor. İslam dünyasındaki devletlerin ahvaline bakıldığında, sözgelimi Mısır İsrail’den yediği onca dayaktan ötürü Stockholm sendromuna yakalanmış görünüyor. İran’daki devlet aklı Pers ve Sâsânî ajandasına göre çalışıyor, Şiîlik ise kılıf olarak bu ajandayı saklıyor. Bedevilikten vazgeçmemeye yeminli Suudi Arabistan aşiret iktidarının siyasi ömrünü uzatmaktan başka bir şey düşünmüyor. Suriye’deki iktidar mehdi-mesih bellediği Rusya’ya bütün varlığını vakfediyor. Afganistan ve Pakistan gibi devletler ise Hanefilikten Taliban üretme ayrıcalığıyla temayüz ediyor. Sonuçta bütün bunların hasılası iflah olmaz bir şamar oğlanlığına karşılık geliyor.

İslam dünyası bilgi, bilim, felsefe, teknoloji adına hemen hiçbir şey üretmiyor, sadece tüketiyor. Hiçbir İslam ülkesi, “Biz Allah’ın gönderdiği son peygamberin ümmeti ve son vahyin müminleriyiz; ama nedense hep biz mağlup, ehl-i küfür galip; bu nasıl iş?” diye düşünüp kendine çeki düzen verme ihtiyacı hissetmiyor. İslam âlemi bilgi, bilim ve felsefe namına hemen hiçbir şey üretmediği gibi, genel insanlık ailesine ahlâkî bir örneklik de sunmuyor. Hâl böyleyken ve bunca düşkünlüğe rağmen İslam adına konuşup dinî-ahlâkî retorik üretmekten de geri durulmuyor. Nurettin Topçu 1965 yılında yazdığı bir mektupta şöyle diyor: “Ahlaksızlığın ummanı olan bu Şark’ı yaşadıkça tanıyorum. Burada insanı fenerle arayanlar yanılmamışlar. ‘Müslümanız diyen insan yığını’ yok mu? Onlar Şark’ın en aşağı tabakasını temsil ediyor. Müslümanlık, yaşanan şekliyle müslümanlık Şark’ı bitirmiş. Buraya artık ne ilim girer, ne ahlak, ne de Allah uzanır bunlara. Bunların önce her şeyi bırakıp insanlık devrine girmeleri lazım...”

Dinî-ahlâkî alandaki genel manzara bizim memlekette de pek hoş görünmüyor. Özellikle din konusunda dibe vurma süreci maalesef bu topraklarda da işliyor. Öyle ki kendini Ehl-i Sünnet’in resmî temsilcisi ve bekçisi olarak gören birisi çıkıyor, “Aşere-i mübeşşere listesine ben de dâhil edildim; zira benim cennetten müjdecim geldi” mealinde bir hezeyanda bulunabiliyor ve böyle bir hezeyanın sahibine belki milyonlarca insan dikkat kesiliyor. Üstelik bu tipler bir taraftan imitasyon peygamber terliğinden yanmaz kefen pazarlamacılığına kadar her türlü şarlatanlık ve bezirgânlığa imza atarken bir taraftan da sözüm ona sahih Sünnî itikadın Türkiye temsilciliğini elden bırakmıyor.

***

Bunların nezdinde Ehl-i Sünnet itikadının referans kaynağı ve sahihlik vasfı, kelâmî ve/veya fıkhî meselelerle ilgili herhangi bir bilginin Beyrut veya Haydarabad baskısı bir Arapça eserde yer almasına ve bu klasik eserin müellifinin Sünnîliğe mensup olmasına göre belirleniyor. Yani, “Efendim, İbn Âbidin böyle söylüyor” denildiğinde, söz konusu bilgi veya görüş kesin doğru olarak takdim ediliyor. Kısacası, bugünkü yaygın Ehl-i Sünnet söylemi klasik dönem Sünnî kelam, fıkıh, tefsir âlimlerine ait eserleri tarih-üstü metinler olarak algılama ve bu eserlerdeki her görüşü tartışılmaz doğru sayma cehaletiyle şekilleniyor. İşte bu cehaletin temsilini üstlenen skolastik zihniyet dinî düşünce alanında dibe vurmamızı kaçınılmaz hale getiriyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

KARAR OKURU 09 Aralık 2017 20:10
Güven bun mevzuyu mezheplere şeylere nasıl getirdin, hayret!.. Senin kerametin de mezheplere sataşmak mıdır?
karar okuru memet 15 Aralık 2017 19:27
0
Dibe vurmuş toplumun dibe vurma sebepleri bu sapmalar değil mi
güven 08 Aralık 2017 23:49
Geceleri uyuyoruz değil mi. Peki Allah haşa uyuyor mu. Ayet-el kürsi'de ne uyku tutar onu, nede bir uyuklama diye. Yemek yiyorsunuz değilmi, peki haşa Allah'ın yemeğe ihtiyacı var mı. Bilakis bütün kullarının hayatı boyunca ihtiyacı olan yemeği yaratıyor. Kışın üşüyorsunuz değil mi. Yazın da terliyorsunuz. Peki güneş üzerinde 6 bin derece sıcaklığı yaratan yada kutuplarda eksi 50 derece sıcaklığı oluşturan Allah'ın ısınmaya veya serinlemeye ihtiyacı var mı. Ama isterse kutuplarda bu sıcaklıkta rahatlıkla yaşayan fok balıklarını, ayıları yaratıyor. Bir kutup ayısına bakın, buzlu suya atlayıp çıkarken üşüyor mu. Sizin birkaç dakikada donup öleceğiniz sularda keyifle yüzüp duruyor. Bunları düşününce zayıf insanoğluna bir keramet yüklemek ancak aptalların işi olabilir. İnsanın tek bir üstünlüğü vardır. Düşünmek ve ibret almak. Sonunda tasdik etmek. Peygamberimiz hayatının sonunda namaz kıldırma işini Ebu Bekir'e devrettiğinde kendisi de cemaate katılmak istemişdir. Ancak ateşli hastalık takatini kesmiştir. Bende sizin gibi bir insanım. Yemek yerim. Sakın hristiyanların yaptığı gibi beni yüceltmeyin. Ben kureyş'ten kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum diyen peygamberimiz ne demek istemiştir. Peygamberimiz bile bizi bundan sakındırdıktan sonra başka insanlara keramet yüklemek kadar mantıksızlık olabilir mi. Bugün kutlanan doğum günü bidatın ta kendisidir. Filanca mezhep imamı, şeyh hazretleri gibi saçmalıklar.Bir de herşeyi filancaya borçluyuz lafı yok mu.
KARAR OKURU 08 Aralık 2017 18:01
Yorumları okuduğumda dikkatimi çeken şey genellikle şu husus oldu. Biri yazarı savunan biri taşlayan iki grup var. İki grupta görüş beyan ederken üslup sorununa sahipler. Herkes aynı konuda aynı şeyi düşünmeyecektir elbette. Ama bunu da uslubunca ifade etmek gerekir. Şahsen en önemli sorunumuz farklı fikirlere tahammül edemeyişimiz, nezakatsizliğimiz kısacası insanlığımız....
karar okuru memet 07 Aralık 2017 16:52
Aşağıda hocaya çemkirenler hakikati anlamamakta ısrar ediyorlar. Hizbullah gibi örgütler meşrebinizi temsil ediyor olabilir ama adı ne olursa olsun biz yaşananlara bakmamız lazım. İslam aleminin değer temelleri bir başka deyişle müktesebatı şia sasani siyasal yapısının ve nizamiye medreseleri eliyle sunni siyasal yapısının teşekkülü ile bugünün temelleri atılmıştır. Batı medeniyeti esaslı şekilde islam aleminin karşısına çıkınca beklemede olan hastalıklarımız ortaya ççıkmıştır.
KARAR OKURU 07 Aralık 2017 08:30
Yüz senedir İslam yok, kimse İslamsızlıktan bahsetmiyor. İslam diyarlarını bir asırdır İslam düşmanı Batıcı zalimler yönetiyor ama dibe vurmanın kabahatlisi İbni Abidin... Oh ne ala...
KARAR OKURU 06 Aralık 2017 13:32
Gazetececi yazar olmak ayrıntıyı kaçırmamak hakkı ihlal etmemeyi gerektirir. Hele de profösörseniz bu işte uzman olmalı akademik hassasiyet göstermelisiniz. Hizbullah'ı bir terör örgütüymüş gibi diğerlerinden ayırt etmemiş ve müptezellikle suçlamışsınız. Hizbullah'ın Lübnan'nın sınırlarınıda aşan saygınlık ve hayranlığı ile ilgili her hangi bir tespit ve incelemenizi görmedim. Ama vakıa olarak bu yapının saygın bir itibarı var. Kendi ülkesinde ve son Suriye sürecinde gösterdiği direniş sürecinde acaba yaptıkları ne yanlışlar olmuştur kimlerle savaşmışlar kimi haksız yere öldürmüşler ve mücadele yöntemlerinde ne gibi aşırılıklar ve evrensel savaş hukuku ve insaniyete aykırı ne gibi bir tutum sergilelemişlerdir. Lütfen bu konularda aydın bir akademisyen olarak bizi aydınlatır mısınız?
KARAR OKURU 06 Aralık 2017 10:17
Acaba cihadı bahane ederek birbirletini öldüren terör örgütlerinin içine dahil ettiginiz Hizbullah ne gibi terör eylemleri yapmıstır birkaç örnek verebilir misinz?
KARAR OKURU 04 Aralık 2017 00:59
Şahsi kanaatim Tüm mesele dini yasamaktan çok dini yasatmaya çalışmamızdan geçiyor, İslamın tebliğ sorunu yok temsil sorunu var demiştiniz. Çok doğru demişsiniz. Herkes din elden gidecek korkusuyla şekilcilik, taklitçilik bataklığında kıvranıyor durumda ve kivrandikca dibe doğru yol alma rotasında. Nurettin hocanın de mealen işaret ettiği gibi insan olmadan önce musluman olmakta, ahlaklı olmadan sözüm ona dindar(!) olmakta ısrar ettiğimiz sürece bu bataklığa batmaya devam edeceğiz. Buna En çok da hoca diye sık sık sagda solda gördüğümüz ve din adına ağzının içine baktığımız iman ve fetva tellallarının ihtiyacı var. Mustafa hocam Allah size sağlık sıhhat ve biz İslam dünyasının nirvanaya çıkardığı ahlaksızlık çıtasında sabrınız ve verimliliğinizi korumayi nasip etsin. Tefsirinizi dört gözle bekliyoruz. Selametle..
KARAR OKURU 03 Aralık 2017 15:43
umarım ulemanın bu çığlığı karanlıklarda kaybolmaz
KARAR OKURU 03 Aralık 2017 10:09
Sayın Hocam tahlilleriniz son derece doğru, acı ve can yakıcı olsa da hepsi doğru. Hocam yol gösterin, ne yapılmalı, ne yapmalıyız? Ne olursunuz çözüm yollarını gösterin artık. Saygılarımla
KARAR OKURU 03 Aralık 2017 02:16
Sa hocam bu yazının mefhumu muhalifinden de şu çıkar: batının rahibiyle rahibeleriyle Incilin onca çeşidiyle bir Sürü mezhebiyle din diye yaşadığı hristiyanlık avrupayı Aldı bilimde felsefede teknolojide bu günkü seviyeye getirdi
Güven 02 Aralık 2017 22:00
Sizin yazınıza bir yorum yapmıştım. Maalesef yorumum anlaşılamadığı gibi derhal bana cephe alındı. Aşağılanma ile karşılandım. Günümüz müslümanlarının durumu diye konuyu ele alıyorsunuz. Ben şuradan başlayacağım. Günümüz müslümanlarının sorunu tevhid sorunudur. Ey yerleri gökleri ve bizleri yaradan sana hamdolsun gibi bir samimi söze muhtacız. Allah'ın bizim yardımımıza yada müslümanlığımıza ihtiyacı yoktur. Sadece kelimeyi tevhidi söylememiz ve inancımızı samimi olarak ikrar etmemiz ve hamdetmemiz kurtuluşumuza vesiledir. Şöyle bir örnek verelim. Her sabah güneş doğuyor bütün dünyayı aydınlatıyor. Bugün bilinen bilgimize göre güneş üzerinde hidrojen atomu helyum atomuna dönüşerek bir nükleer füzyon tepkimesiyle patlama oluyor. Güneşin yaydığı ısı ve ışık buradan ileri geliyor. Peki bu olay ne zamandan beri var. Dünya ve güneş yaratıldığından beri. Biz bu tepkimenin ne zaman farkına vardık. Son 50 yılda. İnsanoğlunun sahip olduğu bilgiyle veya gayretle mi güneşteki tepkime oluyor yoksa Allah'ın kudretiyle mi? Tevhid inancı şudur. Allah birdir. Ondan başka ilah yoktur. Bunu söyledikten sonra araya başka insanları, devlet adamlarını yada peygamberleri sokmanın bir anlamı var mı. Bu şirk değil mi. Filanca Allah'ın sevgili kuludur. Doğru ama oda bir kuldur sonuçta. Karıncalardan herhangi biride Allah'ın sevgili kulu olabilir. Ama o bir karıncadır ve yaratılmıştır. Peki sizce şu sözleri söyleyenler şirke düşmüş olmuyor mu. O olmasa bizde olmazdık. Herşeyi ona borçluyuz. O olmasaydı bu alem yaratılmazdı gibi sözler şirk değil mi. Bu kafada bir müslümanlıkla nereye varılır. Hayır o dediğiniz kişinin yerine kimi koyarsanız koyun sonuçta rahimde bir spermle bir yumurtanın birleşmesiyle oluşmuştur. 6 milyon spermden biridir. Bütün hepsi Allah'ın izniyle ve kudretiyle olmuştur demediğimiz müddetçe müslümanlar ne gerçek tevhid inancındadır ne de müslümanların başından bela eksik olmaz.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 21:51
Biraz önce gönderdiğim yorumu yayınlamazsiniz ya, zaten profesöre hitaben idi. Yayımlamasanız belki daha iyi. İmanlarınızı kaybetmeyin.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 21:29
Sizin aleminizde çözüm yok. Dışına çıkıp bakacaksınız. Plâstik-oyuncak küreklerle bu işin dibini bulamazsınız. Yetişkin olup kepçeyle-dozerle geleceksiniz ve göreceksiniz ki boşuna tırmalamışsınız bir ömür. Müslümanları dini anlamamakla veya doğru yaşamamakla suçlayıp durmayın. Dedeleriniz nineleriniz hiç de namazdan oruçtan "gazi ve şehit" olmaktan geri kalmadılar. Ellerinden geleni yaptılar cehennem tehdidine karşı. Kitabınızda gökyüzünün yıldızlarla "süslendiği" ve meleklerin bu yıldızlarla şeytanları kovaladığı yazılı. Geri kalmaya mahkumsunuz. İmansız kalmak korkusu öyle işlenmiş ki kafanıza tunç devri insanlarının cahilliklerine bile "yeter" diyemiyorsunuz. Tevil, tarihselcilik gibi hiçbir uyanıklık sizi 21. yüzyıla yakışır insanlar yapmaz. Mekki ayetlerinizin dediği gibi bu dini Arab'a bırakmaktan başka çıkışınız yok. Koskoca bir coğrafyaya doğmuş ve doğacak insanları ezilmeye, cehalete, diktatörlere mahkum ediyorsunuz. Dünyanın başka bir yerinde doğmuş olsa idiniz en son kabul edeceğiniz din bu olurdu.
Ho 05 Aralık 2017 19:49
2
Mana olmadan gelismeye odakli yasamak daha mi mantikli ? Hep siz diye yazmissiniz, bende siz diye cevap vermeye calisiyim : -Calisalim, geliselim Niye ? Rastgele bu irkta dogdugum icin mi bu irki gelisitiriyim ? Toplumuna katkida bulunuyum ? Dunyanin baska bi yerinde dogsaydiniz « asil ve yuce » goreceginiz en son millet turk milleti olurdu. - Anayasanizda yuzyil once yasamis bir Lidere bagli oldugunuz yazili. Amaciniz Kuru ve anlamsiz bir savas. Etrafindaki olusumu tesadufe baglayan, dogal secilim vahsetine inanan ve hic bir manevi degeri mantiki olarak temellendiremeyen bir toplum. - kaybetmeye mahkumsunuz
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 20:11
Ahlak ahlak ahlak inancli insan emin olunan insan olmali maalesef
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 18:55
Hocam gerçekten meseleleri harika tahlil ediyorsunuz.İslam dünyasını keşke meselelere sizin gözünüzle bakabilen liderler yönetse.Kuran-ı Kerim'i nasıl anlamamız gerektiğini , Ayetlerin hangilerini dikkate almamamiz gerektiğini sizden öğreniyoruz.Ateist arkadaşlarımda hazırladıkları çalışmalarda size atıfta bulunuyor.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 16:50
Mustafa hocam fetocu hainlerin gerçek yüzünü gösteren harika bir kitap yazdı alın okuyun. Hocaya saldıran fetoculer siz okumayin ,dusunmeyin aman ,devreleri falan yakarsiniz. Mankurt lar ya.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 16:02
Kıymetli hocam bu içinizin yandığı cümlelerinize bütün yüreğimle birlikte katılıyorum. Ayrıca siz, ben vb kesiminde bu yazıda ismi geçen kesimi muhatap alma, zihnimizi, kalemimizi bunlara ayırmamıza da hayıflanıyorum. Şekilci, sloganik söylemler ve zahirde samimi takılan bu zevat hala memleketimizde pervasızca taraftar toplayıp temsilci takılıyor. Ancak biz İlahiyatçıların halktan aşırı kopuk ve kitapların sayfaları ve odalarımızın duvarları arasında süren bireyci hayatımızında bu meselede payı yok değil. Ben DİB den İlahiyata gelince ne kadar uzak olduğumuzu iliklerime kadar müşahade ile de hissettim. O Zaman alanı onlar doldurup Çaka satıyor ahkam kesip hadleri olmasa da darağacı kurup ömrünü bu ilme ve alana adamış siz vb kıymetli hocalarımıza hüküm veriyorlar. A. E. O. Sağlığınız daim ömrünüz uzun olsun.
karar okuru 02 Aralık 2017 15:45
hocam müslüman feminist hanımların erkek cinsini hayvan dereke sine indiren bir çok videoları yayınlandı hiç kimseden ses çıkmadı .Sema Maraşlı hanımefendi hariç. Allah ondan razı olsun.Eski bakan Fatma Şahin dönemin de çıkarılan aileyi düzenleyici kanunlar maalesef müslüman Türk ailesini felç etme noktasına gelmiştir.böyle önemli bir konuda uyarıcı vasfınızı kullanmayı düşünmüyormusunuz?
humeyra 02 Aralık 2017 15:10
dib oldugunu nerden cikariyorsunuz, daha dibi gormedik hocam!
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 18:38
1
Bence de fetocu mankurtlarin göreceği çok dip var daha.
Yorumcu 02 Aralık 2017 15:03
Yazı müslümanların kısmen dün, daha çok bugünkü yaşantısının “bir” açıdan çekilmiş bir fotoğrafı ve elbette görüntüyle mutabık olması muhtemel. Fakat, çözüm ne? Çözüm var mı gibi sorular karşısında içerdiği veya atıf yaptığı bir cevap yok veya ben göremedim, diyeyim. Sadede gelirsek, İslam tarihi müslüman olmayanlara kıyasla kimi zaman başarılı kimi zaman (son asırlar) başarısızlıklarla dolu. Gerek İslam DİN olarak gerekse İslam tarihi uygulama olarak hem başarılı hem de başarısız tecrübeleri içinde barındırıyor. Bir de hiç denenmeyen teşebbüslerin de elini taşın altına koyma cesareti ve duyarlılığı taşıyanl yetkin vicdan sahiplerince, şu ana kadar yapılıp da derde derman olmayan örneklerden ibret alınarak denenmesi gerekiyor. Müslümanların başarılı olduğu dönemler söz konusu olunca ilk akla gelen yaklaşık 23 yıllık Peygamberimizin Kuranı hayata tatbik ettiği risalet zaman dilimidir. Oradan alınacak ders, Kuran’ın Allah’ın muradına en uygun tatbikatının cesur, duyarlı ve “kınayanın kınamasına” aldırmayan, işlerinde sadece Allah rızasına kilitlenen bir Lider eliyle tatbik edilmesidir. Şimdi, biz lideri bulsak da Kuran’ın Allah’ın muradına görece en yakın bir anlamını nasıl bulabiliriz ki, muhtemel lider onu Peygamberimizi de örnek alarak uygulamaya koysun. Burda “top” alimlerin elinde. Ancak müslüman alimlerin herbiri doğuştan kör bir insanın fil’e dokunarak onun hakkında fikir yürütmesi misali Kuran-ı ve Peygamberimizin tatbikatlarını kendi anlayış ve kavrayışına göre anlatıyor. Fil’in kulağını tutanla hortumunu tutanın fil hakkında anlattığı kısmen gerçek olsa da gerçeğin sadece iki yönü. Dört kör fil’e dokunsa ve tecrübelerini ayrı ayrı anlatsalar ortaya çıkacak fil tarifiyle dördünün de bir araya gelerek birbirlerinin tecrübelerini karşılaştırarak birlikte elde edecekleri fil tarifi arasındaki farkı düşündüğümüzde, tek tek anlatılan fil tariflerine kıyasla dördünün bilgi ve tecrübelerini birbirleriyle payşarak ulaştıkları sonuç daha isabetlidir, ama hala gerçeğin tamamı değildir. Peygamberimizin vefatından sonra Kuran bir metin olarak, Peygamberimizin hayatı da rivayetlerle bize kadar ulaşmış ama bu günkü müslüman alimler yaklaşık 1400 yüzyıl sonra Peygamberimizin Kuran’ı anlama ve hayata tatbik etme bakımından; kıyaslama mazur görülsün, -çünkü derdimiz büyük- fil’e dokunarak tecrübe ettiklerini tek tek kitaplarına “yazan” kör’lerden farklı değildirler. Müslüman alimlerin İslam hakkında tek başına söyledikleri kısmen gerçek olmakla birlikte gerçeğin tamamına kıyasla kör’ün filin kulağına tutarak fili tarifi gibi bir şeydir. Bu sebeple geçen haftaki yorumumda da söylediğim gibi Mustafa hoca gibi, müslümanların bu günkü halini derd edinen bütün ilahiyatçılar acilen ortak bir platform oluşturarak “birlikte” Peygamber efendimizin tatbikatına en yakın bir İslam yorumunu ortaya koymak zorundadırlar. Bu sebeple geleceğin muhtemel işid’leri ve fetö’larının ortaya çıkmasına engel olunmuş, Kuran’ın para kazanma aracı olarak “kullanılması” önlenmiş, müslümanlarında sağa sola savrulmadan dinini güvenele öğrenebilecekleri kaynaklara kavuşmaları mümkün olmuş olur. Buna engel olan eğer alimler arasındaki bakış açısı farklılığı, bölünmüşlük (tarihselci, modernist, gelenekçi, evrenselci) ise lütfen, artık Allah rızası için o kadar bir “sorunun” üstesinden hocalalarımız gelsinler ve İslam Dünyasına bir nefes aldırsınlar, böylece diğer müslüman ülkelerin alimlerine de belki örnek olurlar.
KARAR OKURU 04 Aralık 2017 00:36
0
Bahsettiğiniz tarihselci modernist gelenekçi.. vs hocaların bırakın biraraya gelip ortak bir platform kurmalarını iki saat sürmeyen bir televizyon programında birbirinin sözünü kesmeden, işi kişisel bir ego savaşına çevirmeden, sadece saygı, çerçevesinde kurduğu cümleye kişisel kanaatim diye başlamayı ilke edinmiş kaç hoca var? Kusura bakmayın ama bu konudaki tavsiyenizde son derece iyi niyetli olduğunuz kadar da hayalperestsiniz. Çünkü hergun televizyonlarda din kadar ahlak diye dilinde tüy biten hocalarımızın bir ayeti kendisinden farklı yorumlayan başka bir hocaya “ bu ayeti böyle yorumladığın icin cehennemde cayır cayır yanacaksın” diye mektup attıklarını ve mealen gel televizyonda kapışalım diyecek kadar cirkinlestigini, bir başkasının 80 milyonun önünde karşında bulunan diğer bir hocaya hadis üzerine konuşurken “sende birazcık haysiyet ve şeref varsa” diye başlayan cümleleri defalarca duyduk izledik. hocanın da belirttiği gibi musluman olmayı geçtim önce bi insan olmayı, sonra nasip olursa adam olmayi öğrenelim, bunu başarırsak akli selim ve vicdani Selim birer insan olarak ortalama bir insan ahlakıyla birçok sorunumuza çare buluruz. Bunu başarabilirsek inanın gerisi zor değil. Son cümle: Dinden önce ahlak Müslümandan önce insan.
Anlayana.. 02 Aralık 2017 14:43
Hem yorumlar hem de yazarın çırpınışı.. İslam toplumunun pardon İslam ülkelerinin pardon İttihad-ı İslamın ruh halini güzel yansıtıyor... Tam bir çaresizlik.. çöküşmüşlük.. çırpınış ve başkasını suçlama psikolojisi.. Aslında olay çok basit.. 1. Duygularımızdan arınmak... Hadis-i Şerif: "Öfkelenmeyiniz..." Yazılarımızda öfke, hiddet, intikam ve başı dönmüşlük kokuyor.. Böyle bir ruh halinden hayır çıkmaz.. 2. Eleştirdiğimiz insanların hatalarını tekrar etmemek 3. "Olağanüstü şartlardan geçiyoruz" yalanına inanmamak.. 4. Adalet ve ihsandan ayrılmamak.. Bunun dışındakiler "yalan, dolan ve cambaza bak cambaza" teranesi..
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 13:26
Skolastik düşünce nedir? Ehl-i sünnet düşüncesi mi skolastik düşüncedir? Anadolu irfanı mı? Anadolu gelenekleri midir sizi rahatsız eden yoksa hala sınır boylarında şehit olmayı arzulayan askerimizin mi olmasıdır? Vatan mıdır mesela? Nedir? Peki sayın yazar sizin skolastik olmayan düşünceniz nedir? Açık konuşun açık yazın ki karanlıklar aydınlansın (!). Bu millete birlik beraberlik, vatan sevgisi, şefkat ve merhamet adına ne verdiniz acaba? Sürekli eleştiri bir defa da öneriyle gelin de millet sizin önerilerinizle neşv-ü nemâ bulsun.
Sorgulayıcı 02 Aralık 2017 12:42
Hocam olaya olumlu tarafından bakalım. Dibe vurmadan yukarı çıkılmaz. Ne kadar sert vurulursa o kadar da hızlı çıkılır. Onun için manzarayı seyret, kafana takma derim. U
ilbeyhan 02 Aralık 2017 11:27
A benim canim hocam bildiklerinin %80 ini soylemediginizi biliyorum .Bir dost tavsiyesi ayni yaslardayiz geldik gidiyoruz; bildiklerinizi yasarken anlatirsaniz ALLAH indinde kabul gorur,oldukten sonra zaten vehbinin kerrakesini hep birlikte gorecegiz.Arap ve ortadogu egemenlerinin cikarlari ,koyduklari kanunlar sirf Arapca olmasi hesabiyle yuzyillardir uygulansada Allahin dini ve emri olamaz.Mesela KOLELIK ve CARIYELIK muessesi bizim inandigimiz Adil olan Allahin emri olabilirmi...Umeyyenin ogullari ve cikar amacli ortaklari zevk ve ucuz is gucunu Peygamberimizden once oldugu gibi devamini saglamak gayesiyle Kuran,hadis,icma,kiyas diyerek birinden birine uydurarak Allahida pis nefslerine sahit tutarak. yuzyillardir insanigi igfal ve ifsad ettiler.Din ahlaktir,Allah temizdir temizi sever...Cikin lutfen gercekleri konusun,Kicini temizlemeyen. hazret,seyh,mubarek denen sarlatanlardan insanligi muslumanlari kurtarin.En son dumani ustunde sapik feto ve cubeli ornekleri gozonunde...Selamlar akil sahiplerine
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 09:15
Dün TRT Diyanet'te bir belgesel izliyordum.Güneydoğu medreselerini konu alıyordu.Türkçe bilmeyen seyda "imam-hatip okullarının asla medrese kalitesinde dini eğitim veremeyeceğini" söylüyordu.Biz Müslümanlar hala Batı'yla değil birbirimizle "rekabet" halindeyiz.İlmi de tek taraflı almak konusunda ısrarcıyız.
HACI CAVCAV 02 Aralık 2017 09:13
Sayın yazar kadar kötümser olmadığım gibi şunu söyleyecek kadar da ileri gidiyorum:Hayır namına ne varsa İslam'da ve müslümanda var diyorum.Batıda,ABD'de elektrikler 10-15 senede bir kesiliyormuş,iyi tedbir almışlar.Ama elektrikler kesilince işyerleri,mağazalar yağmalanıyor. Bizde ise asgari ücretli vatandaş içi dolar dolu çanta buluyor,sahibini aramaya çıkıyor.Suriyelilere gösterdiğimiz ilgi ortadadır. Somali'ye, Arakan'a ve diğer yardıma muhtaç ülkelere yattığımız yardım ortadadır.Batı geçmişteki sömürgeci anlayışını bugün de sürdürmektedir.Toplum yapısı olarak da iflastadır.Batı aleminde doğan çocukların yarıdan fazlası evlilik dışı ilişkinin ürünü.Bunda abartı yok.İnternetten bakılabilir.Eşcinsel evlilik yasal hale gelmiş. Aile dağılmış,insanlar alabildiğine bencilleşmiş.İcad ve buluş açıdından değilse de mevcut teknolojiyi günlük yaşantımızda kullanma açısından el alemden geri kalır tarafımız yok.Türk Hava Yolları dünyanın sayılı hava yolu şirketlerinden biridir. Evlerimizde kullandığımız eşya,araç gereç hakeza.Öte yandan Işıd ve Fetö benzeri örgütleri batılı ülkeler destekliyor.Böyle bir örgüt yoksa bile icad ediyorlar.Ne de olsa icatçılıkta ellerine su dökemeyiz!Denilse denilse "Müslümanlar da bunlara alet olmayıversinler canım" denebilir.Salt dini gayelerle kurulan islami örgütler teröre bulaşmamışlardır.Bildiğim kadarı Müslüman Kardeşler bunun bir örneğidir.Faaliyetleri tebliğle sınırlıdır.En son Mısır'da seçimle iş başına gelmişlerdi.Sayın yazarımızın çok iyimser bir gözle baktığı batı alemi Mısır'daki darbeyi destekledi.Mustafa Bey,bazı uç ve marjinal söylemleri müslümanların çoğunluğuna malederek de haksızlık ediyor.Hülasa özeleştiri yapalım.Velakin kendimize haksızlık da etmeyelim.Batı'nın pek de matah bir şey olmadığını bilelim. Bazıları ilacı,uçağı,şunu,bunu...hep Batı'dan aldığımızı söyleyebilir.Bunun böyle olması Batı'daki çürümüşlüğü,Batı'nın olumsuz yönlerini ortadan kaldırmaz.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 12:21
2
sayın Hacı cavcav, siz sanırım başka bir alemde yaşıyorsunuz. :)
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 15:48
3
Fetö arkansas ve alabamalılardan oluşuyor diyon yani
KARAGÖZ 02 Aralık 2017 23:45
1
Hocanın yazısı dahil, yorumlarla birlikte, bu alandaki yazılarda batı kelimesi on kere kullanılmış. Hoca bu kelimeyi hiç kullanmamış. HACI CAVCAV dokuz kez kullanmış. Hocanın yazısında batıya övgü mövgü de yok. Bu yazıya böyle bir yorum yazmak için HACI CAVCAV olmak lazım. Babası ileri görüşlü adammış, daha doğunca ne olacağını görüp HACI CAVCAV ismini koymuş. Bu arada yazısından anlıyoruz ki, kendileri galiba telefon filan kullanmayı biliyor :))
HACI CAVCAV 03 Aralık 2017 04:08
3
Sayın yazar,"islam alemi","islam dünyası" benzeri tamlamaları yazısında 7 kez kullanıyor.Ve bunları islam dünyasına eleştiri yöneltmek ve islam aleminin dibe vurmuşluğunu dile getirmek için kullanıyor.Bu kanaate,islam dünyası dışındaki dünyanın, yani Batının daha iyi bir durumda olduğu varsayımından hareket edilerek ve zımnen bir karşılaştırma yapılarak varıldığı hususu açıktır.Bunu görmemek için de Karagöz olmak lazım.Ben de diyorum ki Batıda olmayan bir çok erdem bizde var.Batı karşısında kendimizi ezik hissedecek bir durumda değiliz. Yorumumda Batı'ya yönelttiğim eleştirilerde bir abartı yok.Söylediklerim somut gerçeklere dayanıyor.Olmayan bir şeyi söylemiş değilim.
Gökhan 08 Aralık 2017 16:23
0
İyi de batının yanında bir de doğu var. Çin, Hindistan, Japonya, Kore vs. bunların itikatları, yaşam biçimleri ve bilim-üretim ilişkileri nedir size göre?
Yener Yılmaz 02 Aralık 2017 09:11
Çok önemli saptamalar yapıyorsunuz sizi eleştirenlerin insafszılığı beni üzüyor, hergün "din" suresini okuyup anlamını bilmeyenler eleştirilerinden anlaşılıyor, durmadan okuyorum Kur'an islam tarihi tefsirler lehe ve aleyhe yazılanlar, sizi takip ediyorum büyük bir vicdansınız, en kısa zamanda eserlerinizi de okuyacağım, saygılar...
cevat karakalem 02 Aralık 2017 05:53
Dine sadece eski yorumlari oldugu gibi kabul edip, skolastik bir anlayisla yaklasmanin temel meselelerden biri oldugunda suphe yok. Bir yandan da sunu soylemek isterim ama, "Misluman Dunyasi/Cografyasi" dedigimiz sey acaba gercekten bir dini anlam ifade ediyor mu? Bana daha cok bir kulturel havzaya isaret ediyor gibi geliyor. Kisacasi bu bolgelerin sorunlarini, krizlerini sadece Islam ve yanlis anlasilip uygulanmasi uzerinden aciklamak da pek dogru degil gibi. Konu cetrefilli ama goz ardi edilemeyecek kadar onemli.
Mutlu Yücel 02 Aralık 2017 03:29
Evet bundan on beş yıl önce sakallı bir esnafın sözünün doğruluğuna daha bir artı puan verirdik,zira sakal dini,din de dürüstlüğü çağrıştırırdı.Hele bu sakallı birde Hacca gitti ise neredeyse güven fullenirdi.Şimdi ise o güven güvensizlikle yer değiştirdi, tam aksi düşünülmeye başlandı.Sakal ve hac vs ibadetler haksızlığı,hırsızlığı gizlemek için yapılan bir uğraş gibi addedilmeye başlandı.Ama şunu da söyleyeyim,dinin düzene etkisi son derece kısıtlıdır.Din düzeni düzeltemez,düzen dinin rayına oturmasında daha bir etkendir.Eğer din etkili olsa idi,Hıristiyan Avrupa n ın kalkınmışlığını,Hıristiyan Afrika veya Asya’nın en azından birkaç devletinde de görebilirdik.Halbu ki Baştan başa Afrika,Asya ve de Güney Amerika her yönüyle sefillikler sergilemektedir.Özetle,din düzeni abat etmez çünkü düzen,hakkı,hukuku var edemiyorsa,bir düzen ki kurulduğundan beri hep hırsızlıkla , haksızlıkla yağcılıkla,torpille kişinin etrafını sarmış ve çaresiz bırakmışsa tüm güzellikleri patosa atılan ot gibi un ufak ediyorsa ve bundan da bir zümre avantajlı çıkıyor ve onlar da bu kirşef düzene kir taşıyorsa,taşıdığı kiri hiçbir din düzeltemez. Kaldı ki reform görmemiş bir din eğilip bükülerek iktidarların ve de fertlerin istediği kıvama getirilebilen genel kavramlar içerir. Kuran zamanımıza göre yorumlanıp arı bir hale getirip, herkesin lastik gibi kendi çıkarı doğrultusunda çekip uzatamayacağı hale getirilmeyince o dinin etkisi sıfıra yaklaşır. Ama şu da gözlenir ki, nispeten dindar diye addedilen kişilerin yönetiminde hiç değilse eski aranır hale gelmesin.
Hakan Bey 02 Aralık 2017 02:15
Sayin Mustafa Öztürk Hocanın yakındıgi camianin en buyuk problemlerinden birisi vakitlerini sadece kendisi gibi dusunen insanlar ile beraber gecirmesi olabilir diye dusunuyorum.Hal boyle olunca bu sekilde bir yasam surduren insanlarin farkli dusunen taraflara-mahallere dair edindigi bilgiler de sadece etrafindaki kalabaliklardan ogrendiklrinden ibaret oluyor.Halbuki kalabaliklar iceresinden siyrilip sozunu ettigim taraflari insan bir "birey" olarak kendisinin tanimasi o kisinin zihninin aydinlanmasina vesile olacaktir.Bu da insanin muhakeme yetenegini guclendirecek ve adeta bazi sihirli sozcuklerle kendisini manipule etmeye calisanlara karsi bir sigorta gorevi gorecektir.
Davut Doğrucu 02 Aralık 2017 01:55
Bizim ülkemizde " Bizim liderimiz Allah'ın tüm sıfatlarına haiz bir liderdir!" sözü bir millet vekili tarafından söylenmiş ve, her beğenmediği söze meydanlarda bangır bangır bağırarak cevap yetiştiren bu sözlerin muhatabı yukarıdaki sözlere ses çıkarmamışken malum kişinin de kendisini aşere-i mübeşşere listesine ekletmesini çok görmemek gerekir!
Has Parti 02 Aralık 2017 01:46
Sayın yazar kısaca iktidarlarını, egemenliklerini, menfaatlerini korumak isteyen insanlar tüm İslam ülkelerinde olduğu gibi vatanımızda da İslam'ı kullanıyor mu demek istiyorsunuz? Tebrik ediyorum sizi, bu devirde böyle bir yazı cesaret ister gerçekten, bu dünyada risk aldınız artık ama öbür dünya için doğru bir şey yaptınız.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 10:18
9
Yazar bu makalesinde öyle bir şey demiyor. Siz uyduruyorsunuz. Not: İslam’ı kullanmak; İslam’a itibar etmediği halde Müslümanmış gibi gözükmektir. İslam’ı önemsiyenlerin Müslüman gibi yaşamasına “İslam’ı kulkanmak” diyenler, aslında İslam’dan rahatsız olanlardır.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 01:23
Mustafa Hocam, siz hic guncel gelismeleri takip etmiyorsunuz anlasilan. Milli arabamizi yapiyoruz, yakinda milli savas ucaklarimizi ucuracagiz. Millet olarak ucustayiz uzun suredir zaten kendimiz. Tabii bir de Almanya ve diger Avrupa ulkeleri bizden acayip korkmaya baslamis, cok kiskaniyorlarmis bizi. Guzide medyamiz oyle soyluyor. Ben de Cubbeliyi cok kiskaniyorum su sira. Yok.. Terlik, su, kefen satisindan kazandigi paralari degil, alismisiz biz acliga, para bozar bunyeyi bundan sonra. Cennetlik olmasini kiskaniyorum ben. Hocam rica etsem ruyanizda benim cennetlik oldugumu gorur musunuz?
Mustafa Öztürk, bir yandan geri kalmışlığımızı başkalarına yüklemeyi zinhar hatalı bulurken, diğer yandan bütün faturayı Cübbeli vari bir kaç kişiye kesmekte bir beis görmüyorsunuz. Peki siz ve sizin gibiler ne işe yarıyor. Sabah akşam "Bu ümmeti ehlisünnetçiler geri bıraktı" demek, sadece sekülerlerden takdir görmenizi sağlar, İslam'a bir fayda sağlamaz.
Deniz 02 Aralık 2017 00:55
AKP'nin bir milleti nasıl fesada uğrattığını yaz sıkıyor ise, çarpıtma.
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 13:54
0
mustafa hoca ,Din Sermayesinden İktidar Devşirmek: FETÖ, diye bir kitap yazdı onu bir oku sen .
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 00:38
Bu ahval ve şeraitte akılda fikirde imanda sabit kalmak şüphe duymamak çok zor. İmtihan çok ağır kafayı gönlü sağlam tutmak zor.Allah yardım etmezse çok zor.Camilerde huzur kalmadı. Din hiç bu kadar serbest ve aleni değildi ama bu kadar da "yok" değildi
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 10:10
1
Din serbest ama yok olmuş... Millet ne diyeceğini şaşırmış...
KARAR OKURU 02 Aralık 2017 13:54
1
"Din hiç bu kadar serbest ve aleni değildi ama bu kadar da 'yok' değildi" Daha veciz bir tarzda ifade edilemezdi.Eline sağlık.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN