Back To Top
Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile

Sayılmayız parmak ile, tükenmeyiz kırmak ile

 - Son Güncelleme: 14.12.2016 Çarşamba 03:42
- A +

Devlet ve milletçe çok yoğun bir saldırı altındayız. Doksan üç yıllık Cumhuriyet dönemi boyunca meydana gelen sayısız terör saldırısının en yoğun ve en alçakça versiyonlarına son birkaç yılda tanık olmaktayız. Bu yoğun saldırının kuvvetle muhtemel sebebi, Orta Doğu coğrafyasında bağımsız bir devlet olarak ayakta duran, inisiyatif alan ve en azından kendi çevresinde olup bitenlere müdahil olan bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığından ciddi rahatsızlık duyulmasıdır. Belli ki artık tam bağımsız bir devlet olma mücadelesinde ödenecek bedel hayli ağırdır; bu ağır bedel ise şehit kanlarıdır.

Türkiye’nin hâl-i hazırdaki durum ve konumundan rahatsızlık duyanların kim veya kimler olduğu hakkında izahatta bulunmak lüzumsuzdur. Onlarca şehit verdiğimiz her terör olayından sonra bıyık altından gülerek elini ovuşturan Batılı ülkelerin tamamı terörün azmettiricisi olarak kodlanmalıdır. Batı dünyası son birkaç yüzyıllık zaman dilimi içerisinde maddi gelişmişlik sürecini tamamlamış ve AB bünyesindeki çatlakların tanıklık ettiği üzere arıza dönemi artık başlamıştır. Bu yüzden gerek kendi bölgesinde gerekse küresel ölçekte giderek kendinden daha fazla söz ettirmeyi başaran bir Türkiye’nin varlığı onlar açısından kaygı uyandırıcıdır. Ayrıca Batılıların devlet hafızasında Osmanlı hatıraları halen canlıdır.

Son yıllarda tanıklık ettiğimiz küresel siyaset ve konjonktürden anlaşıldığı kadarıyla Batı eksenli hegemonik güçler bütün bir Orta Doğu’yu Birinci Dünya Savaşı yıllarına avdet ettirmek ve bugün itibariyle bu coğrafyada yangın yerine dönmemiş tek ülke konumundaki Türkiye’nin belini bükmek ve böylece uzadıkça budanan, kurudukça sulanan bir devlet haline getirmek azmindedir. Yıllardan beridir bir tek teröristi dahi Türkiye’ye iade etmemeleri, kendilerine sığınan teröristlerin neredeyse tamamına oturum izni vermeleri ve aynı zamanda bu topraklardan kaçıp giden bazı alçakları parlamenter gibi karşılayıp taltif etmeleri Batı ülkelerinin geleneksel ahlaksızlıklarından sadece birkaçıdır.

Ahlaksızların ahlaksızlıklarını yadırgamamak lazımdır. Çünkü onlar işini yapmaktadır. Bu topraklarda maalesef pıtrak gibi üreyip çoğalan yerli alçakların alçaklıklarına da gam yememek lazımdır. Çünkü her millet ve devlette olduğu gibi bizde de mebzul miktarda alçak vardır, bundan sonra da hep olacaktır. Ancak işin üzücü olan tarafı, bizdeki alçak katsayısının yüksek olmasıdır. Bunun temel sebeplerinden biri, geçmişte Osmanlı Devleti’ne, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik harici ameliyat teşebbüsünün başka devletlerle kıyaslanamayacak düzeyde fazla olmasıdır. Bir diğer sebep ise Türk milletinin dünya tarihine damgasını vuran ve aynı zamanda kalleşlikle işi olmayan bir millet vasfını taşıması, yani İsmet Özel’in tabiriyle Türk milletinin kalın bir millet olmasıdır.

Bugün itibariyle bütün bir millet olarak üstümüze düşen öncelikli vazife, terörün icra etmek istediği hükme karşı çıkmak, yani terör sopasının bizi manen çökertip kötürüm hale getirmesine asla razı olmamaktır. Keza terör sopasına alışmadığımızı ve asla alışmayacağımızı, onlarca şehit cenazesi görmeyi hiçbir zaman kanıksamayacağımızı, duygu ve fikir dünyamızda kötülüğün sıradanlaşmasına ruhsat tanımayacağımızı, kısacası, parmakla sayılmayacağımızı ve kırmakla tükenip son bulmayacağımızı topyekûn bir millet iradesi olarak ortaya koymaktır.

Beşiktaş’taki son terör hadisesinin akabinde İçişleri Bakanı’nın intikam vurgusu anlamlıdır. Ancak bu vurgu hamasi söylem düzeyinde kalmamalıdır. Zira hamaset bugün devletin yapması gereken vazifenin yerine kaim olduğunda, başka bir ifadeyle, devlet aklının acilen yapması gereken işin boşluğunu hamaset söylemi doldurduğunda milletin sinesindeki açık yara kapanmayacak, aksine daha çok kanayacak, üstelik milletin devlete güveni sarsılacaktır. Bu itibarla, milletin sinesindeki derin acıyı bir nebze de olsa hafifletmek için devletin terörist it sürüsüyle mücadelede gözle görülür sonuçlar alması, sözgelimi Kuzey Suriye topraklarında konuşlandığı bilinen bu it sürüsünün elebaşlarını keklik gibi avlaması, hatta bunların her birini cümle âleme ibret olacak şekilde cezalandırması lazımdır. Ateş düştüğü yeri yaktığından insanımız ferdî düzeyde çok duygusal davranabilir; dolayısıyla her birimiz maşeri vicdanda derin travmalara yol açan terör eylemlerinin intikamı konusunda fevrî tepkiler verip çok acil beklentiler içine girebilir. Buna mukabil devlet, intikamın soğuk yenen bir yemek olduğu gerçeğinden hareketle kendine yaraşır bir akıl ve serinkanlılıkla davranmalı; fakat neticede ve mümkün olan en kısa süre içerisinde milletin intikamını sinelere su serpecek biçimde alıp maşerî vicdanı rahatlatmalıdır.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Kadir Köz 17 Aralık 2016 10:58
Sevgili hocam;14 aralık günü kaleme aldığınız makaleyi ben 17 aralık günü saat 10:30 gibi okudum.Şu an Kayseri'de televizyon ekranında ambulanslar birbiri ardı sıra geçiş yapıyor.Bu sabah da saat 8.00 dolaylarında ise,İsmet Özel'in İstiklal marşı derneğindeki son yazısını karamasarlık ve ümit arasında okurken sizin de yazınızda KALIN TÜRK kelimesini hatırlatmanız beni tekrar İsmet Özel'in son yazısını karamsarlık ve ümit arasında okumaya sevk etti.Zira biz basit insanlarız sevgili ağabeyciğim;Allah'ın izniyle basitliğimiz kalınlığımızdandır inşaallah.İş ki idarecilerimiz neyi kaybettiklerini hatırlasınlar.DOĞACAKTIR SANA VADETTİĞİ GÜNLER HAKKIN.
KARAR OKURU 15 Aralık 2016 00:34
Ellerinize sağlık hocam, hadiseyi gayet iyi özetlemişsiniz.. Saçma sapan ideolojiler içinde boğulmuş olanlar, hiçbir değer yargısı olmayan satılmışlar ve kişisel çıkarlarını herşeyin üstünde tutanlar dışında, farklı dünya görüşlerine sahip olsa da vatanseverlik çatısı altında birleşebilen, sağduyulu ve feraset sahibi bir millet olduğumuz için bugün dimdik ayaktayız Allaha çok şükür!
rıfkı 14 Aralık 2016 19:24
zafere\başkanlığa giden yolda herşey mübahtır.......
KARAR OKURU 14 Aralık 2016 17:57
Efendiler, özel olarak Cumhurbaşkanına, genel olarak siyasi iktidara kin ve nefretinizi "yorum adı altında sıraladığınız laf kalabalığıyla hocaya kusmaya çalışmayın. Adam gibi adam olun, dürüst olun. 15 Temmuz gecesi yaşananlara bir tek Batı ülkesinin çıt çıkarmaması, yine bir tek Batı ülkesi bugüne kadar bir tek teröristi iade etmemesi, Amerikan'ın Nuh demesi ama Gülen'i vermemeye yemin etmesi, Gezi hadisesinde cnn'sinden bilmem nesine kadar birçok yabancı tv kanalının taksime çökmesi gözünüzün önünde durduğu halde, hiç utanmadan arlanmadan hocanın dış kaynaklı kuşatma ve terörü kışkırtma analizine aklınız sıra reddiye yazıyorsunuz. Hocanın pıtrak gibi üreyip çoğaldığından söz ettiği şeyden ne kadar çok bu memlekette. Hocam, yürü... Sen bakma bu pıtraklara....
Yunus Emre Çilingir 14 Aralık 2016 15:59
Hocam kusura bakmayın ama yazınızı ne şiş yansın ne kebap misali sözlerle geçiştirmiş ve siz de diğer İlahiyat ve Diyanet câiması gibi ve aynı zamanda sizin düşüncenize göre olması gerektiği gibi laflar etmişsiniz. Ne demişsiniz, Batı teröre destek veriyor, büyüyen Türkiye'nin önüne geçilmek isteniyor, terörle topyekun mücadele etmeliyiz vesaire... Sizce de bu câmianın kendine özgü söz söyleyip sorunlara dikkat çekmesi gerekmiyor mu yoksa sizde bu câmianın diğer mensupları gibi aynı şeyleri tekrar mı edeceksiniz? Dinî planda câmianın aksine farklı düşünüyor olmanız bu yazınızda câmianın diğer mensupları ile ortak noktada birleşmenizde bir engel değil onu da belirteyim.
KARAR OKURU 14 Aralık 2016 17:43
0
Tabi tabi
KARAR OKURU 14 Aralık 2016 14:53
Ağzına yüreğine gönlüne canına sağlık hocam....Şu kadarcik satırlara milletin ruhunu en anlamlı en ozet şekilde sigdirmissiniz yine...Allah yolunuzu açık etsin!
KARAR OKURU 14 Aralık 2016 14:34
Evet, Cumhurbaşkanı'nın veya hükümetin birçok hususta görüş ve takdir hatası vardır; olabilir; amenna.... Ancak bu demek değildir ki Dolmabahçe'de şehit düşen onlarca insanımızın canını kaybetmesinden Batı'ya kaçan yerli alçakların oralarda devlet başkanı gibi ağırlanmasına kadar bütün sıkıntıların tamamı mevcut siyasi iktidar yüzündendir. Böyle bir yorum, böyle bir algı psikiyatrik tedavi gerektiren bir patolojidir. Yolda yürürken ayağınız kaysa, bunu da siyasi iktidardan bilmek ya da bu vesileyle nefret etiğiniz siyasilere çakmayı marifet telakki etmek, ne adamlıktır, ne de müslümanlıktır. Evet, yazıktır, ama hocanın yazdıklarına değil, Türkiye'nin yaşadığı sorunları "SAYIN YORUMCU HASSAN EFENDİ" gibi okuyanlara yazıktır.
Yakup 14 Aralık 2016 12:06
Esselamualeykum... Eyvallah Hocam; gönlüne kalemine sağlık. Artık mazlumların, iyilerin, ahlaklı, erdemli, dürüst, faziletli, namuslu insanlarımızın yani bizlerin, bütünümüzün haklarının, güvenliklerinin, özgürlüklerinin korunması için gereken yapılmalıdır. Ya devlet başa ya kuzgun leşe... Bütün İyilere, Mazlumlara selam olsun... Halep'te sağlanan Barış Anlaşması İnşallah bütün bölgemizi kuşatır ve Halep ile beraber diğer mazlumların kanının aktığı yerleri de kapsayacak şekilde sebepler oluşur ve oralardaki gözü yaşlı bütün mazlumların kurtulması sağlanır temennisi ve duasıyla...Halep'ten ve diğer yerlerden gelecek bütün "Mazlum Kardeşlerimize Sahip Çıkalım. " Bu günler ayrışma değil bir ve bütün olma günüdür; ucuz politik ağızlarla karmaşaya, kargaşa katmayalım. Tarihin her döneminde bütün mazlumların sığındığı, yaşamını sürdürdüğü, nefes aldığı başka bir "Yurt, Memleket, Ülke" var mı bizden gayrı...Allah (c.c.) Ülkemize, Devletimize, Milletimize zeval vermesin inşallah...
karar takipçisi 14 Aralık 2016 09:25
Hep dişarisi hep dişarisi yillardir hep ayni tiyatro.içerdeki terördestekçileri ne olcak???
KARAR OKURU 14 Aralık 2016 09:12
Zahid bizi tan eyleme... sayılmayız parmak ile. Muhyi
Hassan 14 Aralık 2016 08:03
Yazık sizler gibi ilahiyatçı,yazar,kelam ve kalem sahiplerini okuyup dinledikçe üzülüyorum.. Ne bu şimdi hocam .sapina kadar gaz verme,hamaset,intikam çağrısı! Allah aşkı için dil ve uslubu münasip ile siyasilerimizzi uyarın.. Bakın hocam başkanlık diye takıntı yaptıkları tek adamlık Abdülhamit,fravun,saddam,esad,suud krallığı,kaddafi yol ve yöntemi ..bu insanları ve ülkesini selamet getirdi mi! ? Suriye de insanları rejime karşı çatışmak için maddi ve manevi destek veren kimdi.Bakin sonunda muhalifler ile rejim. Rus. Iran.Hizbullah ile ateşkes yapmaya mecbumecbur kalan ları vekilliğini yapıyoruz.Ama bizim taraf bunu başarı diye pazarlı yor.Yahu esad galip gelse yada muhalifler elde ettiğimiz ne ..insanlari ve insanlığı kentleriyle birlik te katletmedikmi..Nasil kafa ateşkes yapma yolu gücü imkanı varisiyse neden şimdi! Hangi strateji için Allah buna razı olurmu..Cinayetimiz ortada suç ve günahı olmayan binlerce insan parçalanıyor Yanıyor..Akil beniz an yitmiş hala biri halep düştü diğeri halep yanıyor. Halep te zafer diyor.Iki tarafta müslüman degilmi..Neden savaşmadan kavga etmeden Barışı zorlamıyoruz.Maliyeti savaştan daha mi cok ki? Utanıyorum müslümanım demekten..Hocam Lütfen Cevdet Said diye suriyeli bir alim vardi..Esad' a da .muhaliflerede yaptığınız pislik cinayet dedi diye soylenmedik soz hakaret koymadilar Bu savaşın kazananı olmaz dedi..Iki tarafta cinayet işliyor dedi.dwdiginw geldik 5 yıl sonra..Haytettin hoca..Hamza Türkmenler.Hakan Albayraklar..Mustafa Özcanlar ..Ya siyasilerimiz..O masumların kanunda dilimiz,kalemimiz,ellerimizin izi yokmu..Iran çatışmadan tam 12 yıl batılı devletler ile konuştu..sonrada iran sinsi..diyoruz evet hem şimdi hem akıllı hem diplomatikce davranıyor.. gücü bu.Biz ortadoğunun hakimi değildik ama Hakemi ve Arabulucusu idik.Bundan daha güçlü seyn olabilirmi Kalkmış Batıları sucluyoruz..Peki biz niye Rusya gibi ayağa kalkamadık.1989 da öyle sefalet Içindeydiler ki..Natasa nesli oluşmuştu bilirsiniz.Sonra bu insanlar turizm gelirlerimizin karşılayan müşteri düzeyin e geldiler.Gelmeyince battık.nasil yaptılar.Kac turuncu devrime maruz kaldılar..Karadenize filo çıkarama durumdaydılar.Ama bugün aynı batılılar neden saygı ve korku duyuyorlar.Ama biz askeri , .hukuki, egitim, sanayi, teknolojik olarak ne yaptık.Ibrahim Kahveci kardeşimiz yazıyor 14 senede hangi sektörde nasıl büyümüşüz..Israf rant ekonomisi ortada.Ordu..yargi..siyaset kurumu dağıldı.Istediginiz kadar düşmanlar deyin onları hizaya sokacak olan biziz.Ama biz ne yapiyoruz.? Ayni gecmisteki gibi puslu ve kaos ortamindan Muaviye stratejisi gibi H.zOsmanin öldürülmesi meselesinden taktiksel olarak IKTIDAR çıkarıyoruz.BASKANLIK..hamakati görmüyormusunuz.. Insanlarimiza bakin sosyal medyada koca koca proflar.yazar.hoca..vatandasi hükümet ve RTE nin hatasını veya icratina elestri getirsun.verdikleri tepki iftiriftira..yalan..itham.tehdit.hakaret .kafalarimizda kalplerimiz de kirlendi. BATI nin bizi yıkması gerekmez ki HASTA TOPLUM OLMADIKMI .
KARAR OKURU 14 Aralık 2016 06:05
sayılmayız parmak ile.... el-hak doğrudur. Allah devletimiz ve milletimize zeval göstermesin.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN