ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, Macaristan’a gerçekleştirdiği iki günlük ziyaret kapsamında ülkenin en büyük özel eğitim kurumu Mathias Corvinus Koleji’nde düzenlenen panelde konuştu. Gündeminde hem bölgesel krizler hem de Avrupa siyaseti bulunan Vance, özellikle ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkesin geleceğine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı.
İran ile ateşkes konusunda yöneltilen soruya yanıt veren Vance, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin öncelikli hedefinin İran’ın konvansiyonel savaş kapasitesini zayıflatmak olduğunu belirtti. Bu hedefin yerine getirildiğini savunan Vance, ardından diplomatik zeminin oluşturulduğunu söyledi.
Vance, süreci şu sözlerle anlattı: "İyi gelişmeler olduğunu düşünüyorum. Başkanın yapmayı hedeflediği şey, İran ordusunu ezmekti. Konvansiyonel savaş yürütme kapasitelerini ezmekti. Bu askeri hedef, Başkanın dün söylediği gibi gerçekleştirildi. Bunun üzerine Başkanın yaptığı şey, aslında İranlılara bir ültimatom vermek oldu. ’Boğazları açın, dünya ekonomisini rehin almaya çalışmayı bırakın ve biz de ateşkes ilan edelim’ dedi. Dün gece vardığımız anlaşma tam olarak buydu. İranlılar boğazları açmayı kabul etti. ABD de saldırıları durdurmayı kabul etti. Yalnızca ABD değil, müttefiklerimiz de saldırıları durdurmayı kabul etti. Şu anda sahip olduğumuz 8 ila 12 saatlik kırılgan ateşkesin temeli bu" şeklinde konuştu.
“KIRILGAN ATEŞKES” VURGUSU
Vance, mevcut ateşkesin henüz kalıcı bir güvence oluşturmadığını vurgulayarak, İran tarafında anlaşmanın niteliğine ilişkin farklı açıklamalar yapıldığını öne sürdü. Bu nedenle süreci “kırılgan” olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı Trump’ın İranlıların savaşmaktan çok müzakere etmeye yatkın olduğunu söylediğini hatırlatan Vance, Tahran içindeki farklı tutumlara işaret ederek şunları söyledi:
"Bu yüzden buna kırılgan ateşkes diyorum. Açıkça masaya gelip bizimle çalışmak ve iyi bir anlaşma sağlamak isteyen insanlar var. Ve bir de bu kırılgan ateşkes hakkında bile yalan söyleyen insanlar var. Bu da onların sistemi hakkında ilginç bir şey" ifadelerini kullandı.
“İYİ NİYET VARSA ANLAŞMA MÜMKÜN”
Vance, İran tarafının müzakere sürecine yaklaşımının belirleyici olacağını söyledi. Washington’un hâlâ güçlü askeri, diplomatik ve ekonomik seçeneklere sahip olduğunu vurgulayan ABD Başkan Yardımcısı, ateşkesin sürmesinin tamamen müzakerelerin seyrine bağlı olduğunu belirtti.
Açıklamalarının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Eğer İranlılar bizimle iyi niyetle çalışmaya istekli ise bence bir anlaşmaya varabiliriz. Eğer yalan söyleyecek, hile yapacaklarsa, hatta bu kırılgan ateşkesin işlemesini engellemeye çalışacaklarsa, o zaman memnun olmayacaklar. Çünkü Başkanın göstereceği daha çok şey var. Hala açık askeri, diplomatik ve belki de en önemlisi olağanüstü ekonomik baskı gücümüz var. Başkan bize bu araçları kullanmamamızı ve müzakere masasına gitmemizi söyledi. Ama eğer İranlılar iyi müzakere etmezse, ABD Başkanının şaka kaldıran biri olmadığını görecekler. Kendisi sabırsız. İlerleme konusunda sabırsız."
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI: EN KOLAY SANMIŞTIK, EN ZOR OLDU
Vance panelde Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik girişimlere de değindi. Başlangıçta çözümünün daha kolay olacağını düşündükleri bu savaşın, zaman içinde en zorlu diplomatik dosyalardan biri haline geldiğini söyledi.
Sürecin 14 aydır sürdüğünü belirten Vance, tarafların artık taleplerini yazılı olarak sunduğunu ve bunun önemli bir ilerleme olduğunu ifade etti.
Bu başlıkta şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bazı yönlerden bunun çözülmesi en kolay savaş olacağını düşünmüştük ama en zor olanı oldu. 14 aydır bunun üzerinde çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Önemli ilerleme kaydettik. Başlangıçta ne Rusları ne de Ukraynalıları çatışmanın çözülmesi için istediklerini kağıda dökmeye dahi ikna edemiyorduk. Artık buna sahibiz. Ukraynalılardan ve Ruslardan kağıtlar aldık. Pozisyonlarını ortaya koymalarını sağladık. Ve zaman içinde bu pozisyonlar birbirine giderek daha çok yaklaştı. Açıkçası henüz tamamen uyumlu değiller çünkü öyle olsaydı çatışma bitmiş olurdu" dedi.
Savaşın artık rasyonel bir zeminde ilerlemediğini savunan Vance, enerji maliyetleri ve can kayıplarına dikkat çekerek, "Oldukça iyimserim. Çünkü temel olarak savaş artık mantıklı olmaktan çıktı. Hem Ruslara hem de Ukraynalılara söyleyeceğim şey şu: Artık belli bir yöne ya da diğer yöne birkaç kilometre toprak için pazarlık ediyoruz. Bunun için yüz binlerce Rus ve Ukraynalı gencin daha ölmesine değer mi? Bunun için aylarca hatta yıllarca sürecek daha yüksek enerji fiyatlarına ve ekonomik yıkıma değer mi? Bizce cevap açıkça hayır" ifadelerini kullandı.
AVRUPA’NIN ENERJİ POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Panelde Avrupa ile ilgili görüşleri de sorulan Vance, ABD’nin Avrupa’yı tarihsel ve kültürel olarak yakın bir ortak olarak gördüğünü söyledi. Bununla birlikte kıtanın siyasi liderliğinin enerji ve güvenlik alanında ciddi hatalar yaptığını savundu.
Vance, Avrupa’nın Rusya’yı tehdit olarak görürken enerji bağımlılığını artırmasını eleştirerek, "Avrupa’yı kesinlikle seviyoruz. Avrupa önemli bir ticaret ortağı ve daha da önemlisi ABD’nin kültürel açıdan kuzenidir. ABD’yi kuran fikirler ilk olarak Avrupa kıtasında doğdu. Bunun son derece farkındayız" dedi.
Ardından enerji maliyetlerine ilişkin eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Avrupalılar Rusya’nın en büyük ulusal tehdit olduğunu söylerken neden kendilerini güvenilmez enerji kaynaklarına tamamen bağımlı hale getirdiler? Eğer Rusya’nın, yani bir enerji süper gücünün büyük bir tehdit olduğunu düşünüyorsanız, kendinizi ekonomi ve enerji bakımından güçlü kılmak için her şeyi yapmanız gerekir. Başkan Trump’ın ABD’de yaptığı gibi. Avrupalı dostlarımız bunun tam tersini yaptı. İngiltere’deki elektrik maliyetlerine bakarsanız, İngiliz aileleri elektriğe ABD’de vatandaşların ödediğinin dört, beş, altı katını ödüyor" ifadelerini kullandı.
Vance, eleştirilerinin Avrupa’nın gelişmesini istemelerinden kaynaklandığını vurgulayarak, "Avrupa’yı eleştirmemizin nedeni, Avrupa’nın gelişmesini istememiz. Çok sayıda hata yaptıklarını düşünmemizdir" dedi.
YABANCI MÜDAHALE VE ORBAN’A DESTEK MESAJI
Macaristan’daki parlamento seçimleri öncesi Başbakan Viktor Orban’a destek amacıyla yaptığı ziyarette yabancı müdahale tartışmalarına da değinen Vance, başka ülkelerin ekonomik veya siyasi baskılar yoluyla seçim süreçlerini etkilemeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Vance, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in Orban’a yönelik sözlerine de tepki göstererek, "Bunun doğru olduğuna neredeyse inanamadım ama doğruymuş. Bu büsbütün skandal. Müttefik bir ülkenin başbakanını tehdit eden yabancı bir hükümet ya da devlet başkanı asla olmamalı. Bu saçmalık. Kabul edilemez" dedi.
Ayrıca AB’nin Macaristan’a yönelik ekonomik yaptırım tehditlerini de dış müdahale olarak değerlendiren Vance, bunun ülkenin egemenliğine yönelik baskı anlamına geldiğini ifade etti.
