Orta Doğu’da 28 Şubat tarihinde başlayan askeri hareketlilik, etki alanını genişleterek Lübnan, Ürdün ve Irak topraklarına kadar ulaştı. Bölgedeki insani krizin derinleşmesi üzerine bir açıklama yapan Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Cien, süregelen çatışmaların İran ve komşu ülke halkları üzerinde "dayanılmaz insani felaketler" yarattığını ifade etti.
ÇİN'DEN BARIŞ VE İSTİKRAR VURGUSU
Dışişleri Sözcüsü Lin Cien, Pekin yönetiminin bölge halklarının yaşadığı acıları paylaştığını ve bu zorlu süreçte yanlarında olduklarını dile getirdi. Çin’in bölgedeki temel önceliğinin ateşkesin sağlanması olduğunu belirten Lin, bölgesel istikrarın yeniden tesisi ve insani krizin daha fazla yayılmasının önlenmesi adına Çin’in diplomatik ve insani her türlü çabayı sürdüreceğini kaydetti. Çin tarafından gönderilecek acil yardımın, özellikle çatışmalardan doğrudan etkilenen sivil halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olması bekleniyor.
KRİZİN ARKA PLANI: 28 ŞUBAT SALDIRILARI
Bölgeyi ateş çemberine çeviren olaylar zinciri, 28 Şubat tarihinde Tahran ve Washington yönetimleri arasında müzakereler devam ederken İsrail ve ABD'nin İran’a yönelik askeri saldırı başlatmasıyla tetiklendi. Operasyon kapsamında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney başta olmak üzere, devlet hiyerarşisinde yer alan çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti.
BÖLGESEL MİSİLLEMELER VE GENİŞLEYEN CEPHE
İran, kendisine yönelik saldırılara geniş bir coğrafyada karşılık vererek karşılık verdi. Tahran yönetimi, İsrail’in yanı sıra ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi ülkelerdeki stratejik hedefleri vurduğunu duyurdu.
