RSF, ABD hükümetini Çin vatandaşı Guan Heng'in sınır dışı edilme işlemlerini durdurmaya ve kendisine sığınma hakkı vermeye çağırdı.
RSF’nin internet sitesinde paylaştığı bildiride, “Guan, Sincan'daki etnik Uygurların tutulduğu gözaltı kampları hakkında bilgi edinmek ve bu bilgileri YouTube'da paylaşarak ödüllü gazeteciliğe katkıda bulunmak için hayatını riske attı. Çin'e sınır dışı edilirse, hayatı ciddi risk altında kalacak” ifadeleri kullanıldı.
Kuruluş, Guan’ın Doğu Türkistan'daki gözaltı tesislerini gizlice görüntüleyerek, bölgedeki bilgi akışının “kara delik” haline geldiği bir dönemde gazeteciler için kritik olduğunu ifade etti.
Guan Heng, sığınma başvurusunun sonucunu beklerken, yaşadığı New York eyaletindeki Albany yakınlarında, Ağustos 2025’te ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tarafından gözaltına alınmıştı. Guan’ın 12 Ocak 2026’da göçmenlik mahkemesine yeniden çıkacağı, hakimin bu duruşmada sığınma hakkına ilişkin karar verebileceği aktarıldı.
‘ÇİN’E GÖNDERMEK VİCDANSIZLIK’
Guan’ın ABD tarafından Çin’e sınır dışı edilmeye çalışılmasını ‘vicdansızlık’ olarak nitelendiren RSF’nin ABD’deki İcra Direktörü Clayton Weimers, şu ifadeleri kullandı:
RSF, ABD hükümetinin Guan Heng'i Çin'e sınır dışı etmeye çalışmasından dehşete düşmüştür. Artık sahaya erişemeyen profesyonel gazeteciler için büyük değer taşıyan Guan'ın cesur çalışması, Sincan'daki Uygur etnik grubuna yönelik Çin gözaltı kamplarının insanlık dışı koşullarını ve Çin Komünist Partisi'nin bu kamplar hakkında yaydığı yalanları ortaya çıkardı. Guan'ın katkıları olmasaydı, Amerikan medya kuruluşları bu kamplar hakkında haber yapmakta zorlanırdı. Başkan Donald Trump'ın Dışişleri Bakanlığı bile ÇKP'nin Sincan'da insanlığa karşı suçlar ve soykırım işlediğini tespit etti. Guan'ı onların eline düşme riskine atmak vicdansızlık olurdu. Ona Amerika Birleşik Devletleri'nde sığınma hakkı verilmelidir.
SİNCAN GÖRÜNTÜLERİ YOUTUBE’DA YAYIMLANDI
Guan, 2020’de Doğu Türkistan’da gözaltı kampları olduğu belirtilen tesislerde saatlerce görüntü çekmişti. Guan 2021’de Çin’den kaçmış, tek başına tekneyle Florida’ya ulaştıktan sonra görüntüleri YouTube’da yayımlamış ve birkaç hafta içinde ABD'ye sığınma talebinde bulunmuştu.
RSF: ÇİN EN BÜYÜK BASIN HAPİSHANESİ
RSF’ye göre Pekin, 2016’dan bu yana Doğu Türkistan'da “terörle mücadele” adı altında şiddet içeren bir baskı kampanyası yürüttü. Çin tarafından yürütülen sistematik işkencenin uluslararası gözlemciler ile ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından “soykırım” olarak nitelendirildiğini hatırlatan RSF, Doğu Türkistan'da Saharov Ödülü sahibi İlham Tohti dahil 79 gazeteci ve basın özgürlüğü savunucusunun tutulduğunu aktardı.
RSF, gazeteciler ve basın özgürlüğü savunucuları için “dünyanın en büyük hapishanesi” olan Çin’de, en az 121 tutuklu gazeteci bulunduğunu bildirdi. Kuruluş, Çin’in RSF 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 178’inci sırada yer aldığına dikkat çekti.
