Jacob Haqq-Misra (Blue Marble Space) ve Eric Wolf’un (University of Colorado Boulder) “Maximum Lifetime of the Vegetative Biosphere” başlığıyla Journal of Geophysical Research: Atmospheres dergisinde yayımlanan bilimsel araştırmasına göre, dünyada bitki yaşamı 1.8 milyar yıl sonra sona erebilir.
Bilim insanları tarafından geliştirilen güncel üç boyutlu iklim modellemeleri, Dünya'daki bitki yaşamının 1,87 milyar yıl sonra sona erebileceğini ortaya koydu. Araştırma, Güneş'in önümüzdeki 2 milyar yıllık süreçte yüzde 20 daha parlak hale gelmesinin küresel sıcaklıkları artıracağını ve atmosferdeki karbondioksit dengesini bozarak fotosentez sürecini durma noktasına getireceğini gösteriyor.
GÜNEŞ YÜZDE 20 DAHA PARLAYACAK
Yeni geliştirilen üç boyutlu iklim modellemelerine göre, Dünya'daki son bitki türünün yok oluşu için yaklaşık 1,87 milyar yıllık bir süre öngörülüyor. Bilim insanlarının projeksiyonlarına göre, önümüzdeki yaklaşık 2 milyar yıllık zaman diliminde Güneş'in parlaklığında yüzde 20'lik bir artış gerçekleşecek. Yıldıza ait bu radyasyon artışı, gezegen üzerindeki yüzey sıcaklıklarında tolere edilemeyecek düzeyde bir yükselişe neden olacak. Bu ısınma eğilimi, doğrudan atmosferik gaz dengelerini değiştirerek, gezegendeki canlı biyokütlenin en büyük bölümünü oluşturan bitkilerin hayatta kalma pencerelerini daraltacak.

KARBONDİOKSİT MİKTARI DÜŞECEK
Çalışmanın temel bulguları, aşırı sıcaklık artışının ve buna bağlı olarak atmosferde azalan karbondioksit seviyelerinin bitkiler üzerindeki yapısal etkisine dayanıyor. Biyokütlenin belkemiği olan bitki türlerinin geleceği, doğrudan ısı stresine ve fotosentez için gerekli olan CO2 konsantrasyonuna bağlı. Araştırmacılar, karbondioksit oranının fotosentez yapılamayacak seviyelerin altına inmesiyle birlikte, bitkilerin besin üretme döngülerinin tamamen kırılacağını ve bunun küresel bir biyolojik çöküşe zemin hazırlayacağını raporluyor.
BİYOLOJİK EVRİM MÜCADELESİ BAŞLAYACAK
Araştırma ekibi, 1,87 milyar yıllık öngörünün biyolojik ve teknolojik değişkenlere açık olduğunu belirtiyor. Doğal evrimsel süreçler kapsamında bitkilerin artan yüzey sıcaklıklarından korunmak amacıyla daha yüksek rakımlı ve serin coğrafyalara uyum sağlama (adaptasyon) ihtimali bulunuyor. Bununla birlikte, teorik fizik ve mühendislik alanlarındaki olası ilerlemeler sayesinde, Güneş ışınlarını uzaya geri yansıtmayı hedefleyen jeomühendislik teknolojileriyle küresel sıcaklık artışının yapay olarak kontrol altına alınabileceği ve bitki yaşam süresinin uzatılabileceği değerlendiriliyor.

KARBONDİOKSİT SEVİYESİ NEDEN DÜŞECEK?
Küresel ısınma tartışmalarında genellikle yüksek sıcaklık ile yüksek karbondioksit paralel anılsa da, milyar yıllık jeolojik zaman diliminde bu durum tersine işlemektedir. Güneş'in parlaklığının artmasıyla gezegenin yüzeyi ısındığında, yerkabuğundaki silikat kayalarının kimyasal ayrışma (weathering) süreci hızlanacaktır. Bu jeolojik ayrışma süreci, atmosferdeki karbondioksiti büyük miktarlarda emerek karbonat mineralleri şeklinde okyanus tabanlarına ve kayalara hapseder. Sıcaklıklar artarken atmosferdeki CO2 seviyesi paradoksal bir şekilde düşecek ve fotosentez döngülerini kullanan bitkiler için kritik eşiğin (yaklaşık 10 ppm) altına inerek evrensel bir karbon açlığına yol açacaktır.
