Antalya’da yaşayan 2 çocuk annesi emlakçı Gonca Uzhan, 9 Haziran 2026’da gıdı liposuction ve endolifting lazer işlemleri yaptırmak üzere Muratpaşa ilçesindeki özel bir kliniğe başvurdu.
İşlemden yaklaşık 2 saat sonra Uzhan’ın boyun bölgesinde şişlik, morarma ve kanama başladı. Nefes almakta güçlük çeken Uzhan, eşi tarafından Antalya Şehir Hastanesi’ne götürüldü.
Doktorlar Uzhan’ın nefes alabilmesi için ağız yoluyla solunum tüpü yerleştirmeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Bunun üzerine boynundan acil solunum yolu açıldı ve boyunda biriken kan ameliyatla boşaltıldı.
HASTANE KAYITLARINDA YAYGIN HEMATOM
Antalya Şehir Hastanesi’ne ait epikriz raporunda, Uzhan’ın saat 14.00 sıralarında dış merkezde gıdı liposuction ve endolifting lazer işlemleri yaptırdığı, yaklaşık 2 saat sonra boynunda hematom oluştuğu ve nefes almakta güçlük çektiği belirtildi.
Muayenede boyun bölgesinde yaygın morarma, ödem ve organize hematom tespit edildiği, hematomun oluşturduğu bası nedeniyle ses tellerinin görüntülenemediği kaydedildi.
Videolaringoskopik ve fiberoptik entübasyon girişimlerinin sonuç vermemesi üzerine Uzhan’a acil trakeostomi uygulandığı bildirildi.
Boyun tomografisinde cilt ve cilt altında yaygın ödem ile çene altı bölgede kalınlığı 19 milimetreye ulaşan hematomla uyumlu kan birikmesi görüldüğü, BT anjiyografide ise aktif damar dışı kanama tespit edilmediği belirtildi.

YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRDÜ
Uzhan’ın aynı gece genel anestezi altında ameliyata alınarak boynundaki hematomun boşaltıldığı, operasyon sırasında aktif kanama görülmediği ve ardından yoğun bakımda tedaviye alındığı kaydedildi.
Sağlık kayıtlarında ayrıca sol alt yüz bölgesindeki sinirde etkilenme, sol akciğerde segmenter atelektazi ve yoğun bakım sürecinin ardından saçlı deride lezyon geliştiği bilgileri yer aldı.
Trakeostomi kanülü 15 Haziran’da çıkarılan Uzhan, 17 Haziran’da taburcu edildi.

“İŞLEMİN RİSK TAŞIMADIĞI SÖYLENDİ”
Bir yakınının tavsiyesi üzerine kliniğe başvurduğunu söyleyen Uzhan, işlem öncesinde herhangi bir tetkik yapılmadığını öne sürdü.
Uzhan, “İşlemin ağrısız olduğunu ve günlük hayatıma hemen dönebileceğimi söyledi. Sosyal medyadaki uygulamalarını göstererek bu işlemi sürekli yaptıklarını ve herhangi bir risk taşımadığını anlattı. Ben de ikna oldum. İşlem öncesinde herhangi bir tetkik yapılmadı. Yalnızca elle ve gözle değerlendirme yapıldı” dedi.
İşlem sırasında doktorun birçok kez telefonla görüştüğünü ileri süren Uzhan, kanama ve şişliğin işlem sonrasında da devam ettiğini savundu.

“ISRARLA KLİNİĞE ÇAĞIRDI”
Klinikten ayrıldıktan sonra durumunun giderek kötüleştiğini belirten Uzhan, boynundaki şişliğin arttığını ve nefes almakta zorlandığını söyledi.
Doktoru aradığında kendisine kliniğe gelmesinin söylendiğini öne süren Uzhan, durumunun ağırlaşması üzerine eşiyle birlikte Antalya Şehir Hastanesi’ne gittiğini anlattı.

Uzhan, “Durumumun çok kötü olduğunu, dilimin dönmediğini ve bana tam teşekküllü bir hastane gerektiğini söyledim. Bana, ‘Pratisyen hekimler orada hiçbir şey anlamaz, gel seni biz iyi edeceğiz’ dedi. Israrla kliniğe çağırdı ancak gitmedim. İyi ki de gitmemişim. Antalya Şehir Hastanesine ulaştığımda hemen kırmızı alana alındım” dedi.

“ENTÜBE EDİLEMEYİNCE ACİL TRAKEOSTOMİ AÇILDI”
Acil serviste nefes almakta büyük güçlük çektiğini anlatan Uzhan, doktorların kendisini entübe etmeye çalıştığını ancak kan ve hematom nedeniyle başarılı olamadıklarını söyledi.
Uzhan, “Bunun üzerine boynumdan acil trakeostomi açıldı. Bu müdahale yapılmasaydı yaşamımı kaybedeceğimi düşünüyorum. Yaklaşık 4,5 saat kanamanın yeri araştırıldı ve görüntülemeler yapıldı. Aynı gece hematom boşaltma ameliyatı oldum. İki gün entübe kaldım, dört gün yoğun bakımda tedavi gördüm. Toplam hastane yatışım 9 gün sürdü” ifadelerini kullandı.

“KAĞIDA ÇOCUKLARIMI ÖZLEDİĞİMİ YAZIYORDUM”
Yoğun bakım sürecinde trakeostomi nedeniyle konuşamadığını belirten Uzhan, iletişim kurmak için kağıt ve kalem kullandığını söyledi.
“Çocuklarımı özlediğimi yazıyordum. İki çocuğum var ve onlar annesiz kalabilirdi” diyen Uzhan, hastaneden çıktıktan sonra yaklaşık 54-55 gün istirahat raporu aldığını belirtti.
Uzhan, yüzünde sinir hasarı ve asimetri bulunduğunu, bunların kalıcı olup olmayacağının 6 ay ile 1 yıl arasında belli olacağının kendisine söylendiğini ifade etti.
5 MİLYON 64 BİN LİRALIK TAZMİNAT DAVASI
Uzhan, işlemi gerçekleştiren doktor hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunurken Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Antalya Tabip Odası ve CİMER’e de başvurdu.
İşlem ücretinin iadesi, tedavi giderleri, kazanç kaybı ve manevi zararının karşılanması talebiyle 5 milyon 64 bin liralık tazminat davası açan Uzhan, işlemi yapan doktorun yetkisinin ve kliniğin şartlarının da araştırılmasını istedi.
Uzhan, “Kimse benim düştüğüm duruma düşmesin” dedi.
DOKTOR İHMAL İDDİASINI REDDETTİ
Gonca Uzhan’ın iddialarına ilişkin açıklama yapan doktor ise herhangi bir ihmalinin bulunmadığını savundu.
Doktor, “Gonca Hanım’a bir işlem yaptık. İşlem sonrasında kanama olabilir, bu olağan bir durumdur. Para istiyorlar; para vermezseniz sosyal medyada paylaşırız, rezil ederiz diyorlar. Doğal olarak ben de para vermedim. Bizim bu konuyla ilgili bir suçumuz ya da ihmalimiz yoktur” dedi.
Kanamanın yüzeysel olduğunu savunan doktor, tomografi raporunda derin kanama bulunmadığını belirterek, “Herhangi bir ihmal söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.
