Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından ilan edilen 2026 yılı yükseköğretim yerleştirme verileri, vakıf üniversitelerinde yaşanan çarpıcı kontenjan açığını gözler önüne serdi.
Türkiye genelindeki binlerce adayın tercih sonuçlarına göre, özel yükseköğretim kurumlarının lisans kadrolarında büyük boşluklar oluştu.
Yüksek eğitim maliyetleri ve ekonomik tablonun doğrudan etkilediği yerleştirme sürecinde, birçok vakıf üniversitesinin genel doluluk seviyesi yüzde 65 oranını dahi yakalayamadı.
Özellikle büyükşehirlerde yer alan köklü eğitim kurumlarının dahi amfilerini doldurmakta zorlandığı bu dönem, üniversite adaylarının fahiş kayıt ücretleri karşısında çekimser kaldığını açık biçimde kanıtladı.
Akademide alarm zilleri çalıyor: Profesör sayısı rekor kırarak asistan sayısını geçti
VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE DOLULUK YÜZDE 65 EŞİĞİNİN ALTINDA KALDI
Açıklanan resmi verilere bakıldığında, lisans programlarında en yüksek boşluk oranına sahip kurum İstanbul Rumeli Üniversitesi olarak kayıtlara geçti.
Üniversite bünyesindeki kontenjanların yüzde 49 gibi büyük bir kısmı tercih edilmedi ve kurumun doluluk oranı yalnızca yüzde 51 seviyesinde kaldı.
Benzer biçimde kentin en yüksek kapasiteli kurumları arasında bulunan İstanbul Bilgi Üniversitesi de ciddi bir kontenjan kaybı yaşadı.
Kurumun adaylara sunduğu 2 bin 268 lisans kontenjanından 881 tanesi boş kaldı ve üniversitenin toplam doluluk oranı yüzde 61,2 rakamına kadar geriledi.
EN DÜŞÜK DOLULUK ORANINA SAHİP 10 VAKIF ÜNİVERSİTESİ SIRALANDI
Ölçme ve yerleştirme kayıtları incelendiğinde, Türkiye çapında lisans doluluğu en taban düzeyde seyreden 10 vakıf üniversitesi sırasıyla belirlendi.
Yüzde 51 doluluk oranıyla son basamakta yer alan İstanbul Rumeli Üniversitesini, yüzde 52 ile İstanbul Okan Üniversitesi ve yüzde 53,6 ile İstanbul Kültür Üniversitesi izledi.
Sıralamanın devamında İstanbul Arel Üniversitesi yüzde 54,8, İstanbul Gelişim Üniversitesi yüzde 57,1, Maltepe Üniversitesi yüzde 57,2 ve Altınbaş Üniversitesi yüzde 60,6 doluluk payıyla yer buldu.
Listenin son dilimini ise yüzde 61,2 ile İstanbul Bilgi Üniversitesi, yüzde 62,3 ile İstanbul Kent Üniversitesi ve yüzde 62,4 ile İstanbul Beykent Üniversitesi tamamladı.
Bazı bölümlerde harç ücreti 31 bin TL'yi aştı: Lisans, ön lisans, AÖF'de ödenecek tutarlar netleşti
YÜKSEKÖĞRETİM ÜCRETLERİ ÜÇ YILDA YÜZDE 882 ARTIŞ GÖSTERDİ
Kontenjanların boş kalmasındaki temel etken olarak gösterilen fahiş fiyat artışları, resmi enflasyon verileriyle somut biçimde örtüştü.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve yükseköğretim ücretleri kıyaslaması, üniversite maliyetlerinin genel enflasyonu katladığını ortaya koydu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yönetimindeki ekonomi politikaları sürecinde, Haziran 2023 bazlı endeks Ağustos 2026 dönemine kadar TÜFE tarafında 100 değerinden 317,4 puana çıkarak yüzde 217 artış sergiledi.
Buna karşılık aynı üç yıllık süreçte vakıf üniversitesi öğrenim ücretleri endeksi 100 baz puanından 981,5 seviyesine sıçrayarak tam yüzde 882 yükseliş kaydetti.
İNAN MUTLU FAHİŞ EĞİTİM HARÇLARINI SOSYAL MEDYADA ELEŞTİRDİ
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu tabloyu değerlendiren iktisatçı İnan Mutlu, paylaştığı analizinde sert ifadeler kullandı.
Kurumların ticari yaklaşımını eleştiren İnan Mutlu, "Vakıf üniversiteleri iyice vampire döndü" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Paylaşımında genel fiyatların yüzde 217 arttığı dönemde üniversite ücretlerindeki yüzde 882 oranındaki yükselişe işaret eden iktisatçı, yönetimlerin politikalarını eleştirerek, "Hem velilerin hem çalışanlarının kanlarını emiyorlar" dedi.
Yükseköğretimde piyasalaşmanın öğrencileri eğitimden kopardığını belirten kullanıcı, eğitimin 'ücretsiz ve bilimsel' olması yönündeki talebini kamuoyuyla paylaştı.

