Dünya Uygur Kongresi’nden Londra’ya Çin Büyükelçiliği tepkisi

Dünya Uygur Kongresi’nden Londra’ya Çin Büyükelçiliği tepkisi

Dünya Uygur Kongresi, İngiltere hükümetine ve Başbakan Keir Starmer’a, Londra’da yeni ve geniş ölçekli bir Çin büyükelçiliği binasının inşasına onay verilmesi kararını yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı. Uygur Kongresi, kararın ciddi güvenlik riskleri ve insan hakları ihlalleri açısından kaygı verici olduğunu savundu.

Dünya Uygur Kongresi (WUC), Londra’da inşa edilmesi planlanan ve Avrupa’nın en büyük Çin büyükelçiliği binası olması beklenen projeye İngiltere hükümeti tarafından onay verilmesine sert tepki gösterdi.

Resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Pekin’in Britanya topraklarında daha geniş bir etki ve müdahale alanı kazanabileceği iddia edildi.

Fotoğraf: Wikimedia Commons / The Royal Mint, CC BY 2.0 (kırpıldı)

‘LONDRA BU STRATEJİK FIRSATI KAÇIRMAMALI’

WUC Başkanı Turgunjan Alawdun, kararın Uygur toplumu açısından “şok edici” olduğunu belirterek, Çin’in 2016’dan bu yana elçilik ve konsolosluklar aracılığıyla yurt dışındaki Uygurlara baskı uyguladığını, pasaport ve resmi belgelerin verilmemesi ya da diaspora üyelerinin sistematik biçimde sindirilmesi gibi uygulamaların bunun parçası olduğunu söyledi. Alawdun, Birleşik Krallık’ın bugüne kadar Uygur halkının en güçlü ve açık sözlü müttefiklerinden biri olduğunu vurgulayarak, yeni hükümetin ülkede yaşayan Uygurlar ile diğer kırılgan toplulukları koruyabildiğini göstermesi gerektiğini ifade etti.

Alawdun, “Birleşik Krallık, Uygur halkının güçlü ve ses çıkaran müttefiki olmuştur ve bu yeni hükümet, Uygurları ve Birleşik Krallık'taki diğerlerini koruyabileceğini kanıtlamak için bu fırsatı stratejik olarak kullanmalıdır” dedi.

GÜVENLİK RİSKLERİ VE ŞEFFAFLIK ENDİŞESİ: ÇİN, YERLEŞİM PLANINI PAYLAŞMIYOR

WUC’un açıklamasında, İngiliz milletvekilleri ve istihbarat çevrelerinin projeye ilişkin dile getirdiği güvenlik endişelerine de dikkat çekildi. Bunlar arasında casusluk riski, kompleksin Londra finans merkezine hizmet veren kritik iletişim kablolarına yakınlığı ve Çin tarafının tesisin iç yerleşim planını İngiliz makamlarıyla paylaşmayı reddetmesi gibi başlıklar yer aldı.

WUC, bu unsurların bir araya geldiğinde, söz konusu yapının yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda gözetleme ve baskı merkezi olarak da kullanılabileceği endişesini güçlendirdiğini savundu.

AKADEMİ VE DİASPORAYA YÖNELİK BASKI İDDİALARI

WUC, Çin’in Birleşik Krallık’ın kurumlarına yönelik geçmişteki müdahale iddialarını da hatırlattı. 2025 yılında Sheffield Hallam Üniversitesi’nin, Uygur zorla çalıştırma iddialarını konu alan bir araştırma projesini, projede görevli akademisyenlerin Pekin’de Çin devlet güvenlik yetkilileri tarafından sorgulanmasının ardından sonlandırdığı belirtildi. Üniversitenin daha sonra bir Çin şirketi tarafından dava edildiği, Çin’le veya siyasi açıdan hassas konularla ilgili çalışan akademisyenlerin ise uzun süredir tehdit ve tacize maruz kaldıklarını bildirdikleri ifade edildi.

Birleşik Krallık’taki Uygur toplumu üyeleri de büyükelçilik kompleksine onay verilmesinin sınır ötesi baskı riskini artıracağından endişe ediyor. WUC, yeni yapıyı “diplomatik ve gözetleme kompleksi” olarak nitelendirerek, bunun özellikle insan hakları savunucuları ve aktivistler üzerindeki izleme ve yıldırma faaliyetlerini yoğunlaştırabileceğini savundu.

Açıklamada, İngiltere’nin Çin’in Uygurlara yönelik politikalarına karşı uluslararası alanda öncü bir rol oynadığı da hatırlatıldı. Temmuz 2025’te yayımlanan bir İngiliz hükümet değerlendirmesinde, Uygurların hem Doğu Türkistan’da hem de yurt dışında devlet kaynaklı zulüm veya ciddi zarar riskiyle karşı karşıya olduğunun tespit edildiği anımsatıldı. İngiliz milletvekillerinin Çin’in Uygurlara yönelik uygulamalarını “soykırım” olarak tanıdığı, 2021 yılında İngiltere merkezli bağımsız bir mahkemenin de Çin hükümetinin Uygurlara karşı soykırım işlediği sonucuna “şüpheye yer bırakmayacak şekilde” vardığı vurgulandı.

Buna rağmen WUC, büyükelçilik kararının Başbakan Starmer’ın bu ay içinde Çin’e yapması beklenen ziyaretle bağlantılı olabileceği yönünde kaygılarını dile getirdi. Açıklamada, milyonlarca Uygur’un hala kamplarda veya cezaevlerinde tutulduğu, zorla çalıştırma, kısırlaştırma, ailelerin parçalanması, dil ve din üzerindeki baskılar ile cami, mezarlık ve kültürel alanların yok edilmesinin sürdüğü belirtildi. Uygur Kongresi, Çin Komünist Partisi’ni Uygur kimliğini ortadan kaldırmayı ve nüfusu zorla asimile etmeyi hedeflemekle suçladı.

STARMER HÜKÜMETİNE ÇAĞRI

Dünya Uygur Kongresi, yaşananları “korkunç vahşetler” olarak tanımlayarak, İngiltere ve uluslararası topluma daha güçlü ve koordineli bir yanıt çağrısında bulundu.

WUC, Başbakan Starmer ve İngiltere hükümetinden, Londra’daki yeni Çin büyükelçiliği kompleksine verilen onayın yeniden değerlendirilmesini; Uygurlara yönelik soykırımı ve diğer ağır insan hakları ihlallerinin Çin’le yapılacak tüm resmi görüşmelerde açık ve somut biçimde gündeme getirilmesini; zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ticaretini yasaklayacak bağlayıcı düzenlemeler için girişimde bulunulmasını ve Çin’in Doğu Türkistan’daki baskıcı politikalarına son vererek Uluslararası Çalışma Örgütü’nün zorla çalıştırmaya ilişkin sözleşmelerini eksiksiz uygulamasını talep etti.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN