Amerika Birleşik Devletleri ordusunun, düşman hattının yüzlerce kilometre derinliğinde yürüttüğü ve film senaryolarını aratmayan kurtarma operasyonunun yankıları sürüyor. Ancak operasyonun tozu daldıkça, ABD yönetiminin resmi açıklamaları ile sahadan sızan veriler arasındaki derin uçurumlar gün yüzüne çıkıyor.

Askeri analistler, basına yansıyan detaylar ışığında operasyonun bir "başarı hikayesi" mi yoksa "üzeri örtülmeye çalışılan bir kriz" mi olduğunu sorguluyor. İşte uzmanların dikkat çektiği o çelişkiler yumağı:
ABD'ye ikinci uçak şoku: İran'da F-15'in ardından Körfez'de A-10 Warthog da vuruldu

1. "YOK EDİLMİŞ" RADARLAR VE DÜŞEN İKİ UÇAK PARADOKSU
Soru işaretlerinin ilki, operasyonun temelini oluşturan zamanlamada yatıyor. Başkan Donald Trump, ulusa sesleniş konuşmasında İran'ın "hiçbir uçaksavar teçhizatı kalmadığını ve radarlarının yüzde 100 yok edildiğini" ilan etmişti. Ancak bu açıklamadan sadece 2 gün sonra, İran hava sahasında hem bir F-15E Strike Eagle hem de Hürmüz Boğazı yakınlarında bir A-10 Warthog saldırı uçağı düşürüldü. Uzmanlar, tamamen yok edildiği iddia edilen bir hava savunma ağının aynı gün iki Amerikan savaş uçağını nasıl düşürebildiğini sorguluyor.

2. AĞIR YARALI HALDE 2.1 KİLOMETRELİK DAĞ TIRMANIŞI
Resmi anlatımdaki en dikkat çekici detaylardan biri de kurtarılan F-15E silah sistemleri subayının hayatta kalma mücadelesi. Başkan Trump'ın "ağır yaralı" olduğunu bizzat duyurduğu ve "son derece saygın bir Albay" olarak nitelendirdiği subayın, Zagros Dağları'nda 2.1 kilometre (7.000 fit) yüksekliğindeki bir dağ sırtına tırmanarak saklandığı rapor edildi. TIME dergisine yansıyan bilgilere göre bu tırmanış sırasında, bölgede devriye gezen ABD'ye ait MQ-9 Reaper SİHA'ları, pilotun 3 kilometre yakınına yaklaşan ve "tehdit olduğuna inanılan askerlik çağındaki tüm İranlı erkekleri" hedef alarak öldürdü.

İran ABD savaş uçağını düşürdü: 'Kara Şahinler' kurtarma operasyonu için İran'a girdi
3. NÜKLEER TESİSİN DİBİNDE BATAN UÇAKLAR
Kurtarma operasyonunun lojistik boyutu da tartışmaların odağında. BBC verilerine göre yüzlerce özel harekat askeri, İran'ın en büyük nükleer araştırma merkezinin bulunduğu İsfahan yakınlarındaki "terk edilmiş bir havalimanını" ele geçirdi. Bölgeye inen iki adet devasa MC-130 askeri nakliye uçağının "kuma saplandığı" ve İran'ın eline geçmesini önlemek için bizzat ABD güçleri tarafından havaya uçurulduğu bildirildi. Tahliye için bölgeye 3 yeni uçağın daha gönderilmesi gerektiği detayı, operasyondaki planlama zafiyeti iddialarını güçlendirdi.

İran'ın vurduğu ABD uçağının görüntüleri paylaşıldı
4. ENKAZLAR, FÜZELER VE "SIFIR ZAYİAT" İDDİASI
Operasyon gecesi Zagros Dağları'ndaki Kohgiluye bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşandığına ve İran füzelerinin bölgeyi vurduğuna dair görüntüler sosyal medyaya yansırken, sabah saatlerinde İran tarafı havalimanındaki yıkımın görüntülerini servis etti. Görüntülerde ABD nakliye uçaklarının yanı sıra bir MH-6 tipi helikopterin de dumanı tüten enkazı yer aldı. İran, hava araçlarının kuma saplanmadığını, kendileri tarafından vurulduğunu iddia etti.
ABD özel kuvvetleri'nden İran'da kara operasyonu: Düşürülen uçağın ikinci pilotu kurtarıldı

Uzmanlar; düşen savaş uçakları, kuma saplanıp patlatılan kargo uçakları, düşen helikopterler, füze yağmuru ve düşman hattında sıcak çatışmaya giren yüzlerce özel kuvvet askerine rağmen ABD'nin "tek bir askerin bile ölmediği veya yaralanmadığı" yönündeki açıklamasının askeri istatistikler ve mantık çerçevesinde son derece "inanılması güç" olduğunu belirtiyor.

"OPERASYONEL BAŞARI MI, HİKAYE ANLATICILIĞI MI?"
Tüm bu yaşananlara rağmen, operasyonun merkezindeki "ağır yaralı Albay"ın veya kurtarılan A-10 pilotunun kimlikleri büyük bir sır olarak saklanıyor; şu ana kadar hiçbir isim veya fotoğraf paylaşılmadı.
Bağımsız araştırmacılar ve askeri analistler durumu şu sözlerle özetliyor: "Varlığı inkar edilen hava savunma sistemleri iki uçak düşürüyor. Ağır yaralı bir kişi 2.1 kilometrelik dağa tırmanıyor. Nükleer tesislerin dibindeki havalimanında uçaklar ve helikopterler patlatılıyor, gökten füzeler yağıyor ama kimsenin burnu kanamıyor."

Uzmanlara göre, Trump yönetiminin yaşanan bu ağır uçak ve teçhizat kayıplarını "ezici hava hakimiyetinin kanıtı" olarak sunması, tarihe "operasyonel bir başarıdan ziyade hikaye anlatıcılığındaki cüretkarlık" olarak geçebilir.
