ABD-İsrail koalisyonu ile İran arasındaki yıkıcı savaş, küresel deniz ticaretinin kalbi olan Basra Körfezi'ni 25 milyar dolarlık devasa bir kapana çevirdi. Lloyd's Market Association verilerine göre, şu anda Körfez ve yakın çevresinde toplam değeri yaklaşık 25 milyar doları bulan en az 1.000 ticari gemi mahsur kalmış durumda. İran'ın dron ve füze saldırıları sadece Hürmüz Boğazı'yla sınırlı kalmayıp, Kuveyt açıklarındaki boş bir yakıt tankerinin bile vurulmasına kadar uzanınca, gemi mürettebatları çareyi "sahte kimlik" bürünmekte buldu.
İran Devrim Muhafızları’ndan ABD’ye gözdağı: Gelişinizi bekliyoruz
TÜRK/MÜSLÜMAN GEMİSİ TAKTİĞİ
İngiliz Financial Times (FT) gazetesinin MarineTraffic verileri üzerinden yaptığı analiz, tehlikeli sulardaki gemilerin İran füzelerinden kaçınmak için uyguladıkları o çarpıcı hileyi gün yüzüne çıkardı.
Sadece son bir hafta içinde en az 10 büyük gemi, hedef alınmamak için varış veya durum sinyallerini değiştirerek ekrana farklı menşeiler yazmaya başladı. FT'nin raporunda Türkiye'yi de yakından ilgilendiren oldukça çarpıcı bir detay yer aldı. Çin kalkanının yanı sıra bazı gemiler dini ve bölgesel kimliklere de sığınıyor.
Savaşın başladığı ilk gün olan geçen Cumartesi, "Bogazici" (Boğaziçi) adlı bir yakıt tankeri Hürmüz Boğazı'nı geçerken, vurulmamak adına kendini sistemde "Muslim Vsl Turkish" (Müslüman Gemisi Türk) olarak tanımladı. Tehlikeli boğaz geçişini bu sinyalle tamamlayan gemi, güvenli bölgeye çıkınca orijinal adına geri döndü.
"ÇİNLİ SAHİP, TÜM MÜRETTEBAT ÇİNLİ"
FT gemilerin hedef alınmamak için Çin'i de kullandığını yazdı. MrineTraffic verilerine göre, büyük gemiler “Chinese Owner” (Çinli Sahip), “All Chinese Crew” (Tüm Mürettebat Çinli) veya “Chinese Crew Onboard” (Gemide Çinli Mürettebat Var) uyarılarını yazdı. Konteyner gemilerinden petrol tankerlerine kadar birçok farklı tipteki geminin, İran'ın siyasi müttefiki olan Çin'in adını kullanarak kendilerine "dokunulmazlık" kalkanı yaratmaya çalıştığı görülüyor.
Habere göre, "Iron Maiden" isimli bir gemi Çarşamba günü Hürmüz Boğazı'ndan hızla geçerken sinyalini "Çinli Sahip" olarak değiştirdi ve Umman açıklarına, güvenli sulara ulaşana kadar bu sahte sinyali kullanmaya devam etti.
Trump'tan katliam sinyali: Şu ana kadar dokunmadığımız bölgeler ve insanlar hedefte
GPS YANILTMACASI: FÜZELERİ ŞAŞIRTMAK
Gemi kaptanları sadece isim ve uyruk değiştirmiyor; aynı zamanda doğrudan güdümlü mühimmatları ve kamikaze dronları yanıltmak için gelişmiş elektronik taktikler uyguluyorlar. Araştırma kurumu TankerTrackers.com'un verilerine göre, bazı gemiler GPS sinyallerini kasıtlı olarak bozuyor (spoofing). Bu sayede radarlarda ve izleme platformlarında gemiler gerçek konumlarında değil, üst üste binmiş gibi karmaşık kümelenmeler halinde görünüyor.
Denizcilik veri platformu Kpler'in analisti Matthew Wright, gemilerin iletişim sistemlerindeki varış alanı kısmının kolayca değiştirilebildiğini belirterek, "Oraya gerçekten her şeyi yazabilirler. Mürettebat, belirli limanlara veya milliyetlere olan bağlantılarını gizlemeye çalışırken bir nevi hile unsuru devreye giriyor" dedi.
Wright, bu sahte sinyal uygulamasının ilk olarak 2023 yılında Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere saldırmaya başlamasıyla ortaya çıktığını hatırlattı. İran'ın Çin veya Türk sinyali veren gemilere gerçekten ayrıcalık tanıyıp tanımadığı bilinmese de, ölüm korkusuyla denize açılan mürettebatların hayatta kalmak için her yolu denediği net bir şekilde görülüyor.
