Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pascal Confavreux, Franceinfo’ya verdiği röportajda Orta Doğu’daki gelişmeleri değerlendirdi. Confavreux, ABD/İsrail-İran savaşı ile İsrail’in Lübnan’daki saldırı ve işgalinin sürdüğü bir dönemde bölgedeki gerilimin düşürülmesi için Fransa’nın aktif diplomatik çabalar yürüttüğünü ifade etti.
Confavreux, Fransa’nın Orta Doğu’daki savaşın bir tarafı olmadığını vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN KALICI ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Küresel enerji piyasaları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki duruma dikkat çeken Confavreux, seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanmasının önemine işaret etti.
Bu kapsamda kalıcı bir diplomatik çözüme ihtiyaç olduğunu belirten Confavreux, Fransa’nın bu doğrultuda yoğun çaba içinde olduğunu dile getirdi.
“TÜM TARAFLARLA KONUŞMAYI SÜRDÜRÜYORUZ”
Fransa’nın diplomatik girişimlerine ilişkin konuşan Confavreux, şu ifadeleri kullandı:
"İlgili tüm taraflarla konuşmayı sürdürüyoruz."
Confavreux, yürütülen temasların bölgedeki tansiyonun düşürülmesine katkı sağlamasını ve özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına hizmet etmesini umduklarını belirtti.
SORUNUN TEMEL NEDENLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Confavreux, sadece mevcut gerilimin değil, sorunun temel nedenlerinin de ele alınması gerektiğini ifade etti. Bu bağlamda şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ama aynı zamanda sorunun temel sebeplerine bakmalıyız"
Bu çerçevede İran’ın balistik füze ve nükleer programı ile bölgedeki vekil güçlerine işaret etti.
BÖLGEDEKİ SÜREÇ VE MÜZAKERELER
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta gerçekleştirdiği ortak saldırılarla başlayan süreçte, İran da İsrail ve bazı bölge ülkelerindeki ABD hedeflerine misilleme saldırılar düzenlemişti. Bu gelişmelerin ardından Washington ile Tahran arasında 8 Nisan’da geçici bir ateşkes sağlanmış ve taraflar müzakere sürecine yönelmişti.
Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerden sonuç alınamazken, taraflar arasında özellikle Hürmüz Boğazı konusunda anlaşmazlıkların sürdüğü ifade edildi.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE “ÖZGÜRLÜK PROJESİ”
Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel enerji piyasalarında önemli bir krize yol açtı. Bu gelişmenin ardından ABD Başkanı Donald Trump, 4 Mayıs itibarıyla boğazda mahsur kalan ve krizle doğrudan bağlantısı olmayan “tarafsız” ülkelere ait gemilerin geçişine destek verileceğini açıkladı.
Trump, bu girişime “Özgürlük Projesi” adını verdi.
Fransa’nın açıklamaları, bu gelişmelerin yaşandığı süreçte diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğünü ortaya koydu.
