Gazze’deki Filistinliler: Bugün yaşananlar 1948’deki Nekbe ile kıyaslanamaz

Gazze’deki Filistinliler: Bugün yaşananlar 1948’deki Nekbe ile kıyaslanamaz

Gazze Şeridi’nde çadırlarda yaşam mücadelesi veren Filistinliler, Ekim 2023’ten bu yana süren İsrail saldırılarının ve insani krizin, 1948’de yaşanan Nekbe’den çok daha ağır sonuçlar doğurduğunu ifade ediyor. Bölgede yaşayan siviller; açlık, susuzluk, yerinden edilme, altyapı yıkımı ve sürekli saldırı tehdidi altında yaşamlarını sürdürmeye çalıştıklarını anlatırken, çocukların eğitimden ve normal yaşamdan tamamen koptuğunu söylüyor.

Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler, Ekim 2023’ten bu yana devam eden İsrail saldırıları ve ağır insani koşullar nedeniyle yaşadıkları süreci “ikinci bir Nekbe” olarak tanımlıyor.

1948’de yaşanan ve Filistinlilerin “Büyük Felaket” anlamına gelen Nekbe olarak adlandırdığı zorunlu göç ve yerinden edilmenin, Gazze’de bugün çok daha ağır bir biçimde yeniden yaşandığını belirten siviller, nesiller boyunca aktarılan travmanın şimdi daha derin bir boyuta ulaştığını dile getiriyor.

Gazze’de çadırlarda yaşayan siviller; kışın soğuk ve yağmurla, yazın aşırı sıcakla mücadele ettiklerini, temiz suya ve gıdaya erişimde büyük sorun yaşadıklarını ifade ediyor. Bölgede yaşayanlar ayrıca kemirgenler, çöpler, sağlık hizmetlerinin yokluğu ve devam eden saldırılar nedeniyle her an ölüm korkusuyla yaşadıklarını belirtiyor.

“GAZZE’DEKİ NEKBE’NİN BENZERİ DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE YAŞANMAMIŞTIR”

Beyt Hanun sakinlerinden 52 yaşındaki Abdulkerim Akl, 1948’de yaşananlarla bugün Gazze’de yaşananlar arasında önemli fark olduğunu söyledi.

İsrail saldırıları başlamadan önce çiftçilik yaptığını ve düzenli bir yaşam sürdüğünü anlatan Akl, saldırılarla birlikte hayatlarının tamamen değiştiğini ifade etti.

“Gazze'deki Nekbe'nin benzeri dünyanın hiç bir yerinde yaşanmamıştır. Gazze tamamen yıkıldı. Nekbe demek az bile. Böylesini ne yaşadık ne en kötü kabuslarımızda gördük.”

Gazze’nin büyük bölümünün yıkıldığını ve insanların kıyı bölgelerine doğru sürüldüğünü belirten Akl, bölgede güvenlik hissinin tamamen ortadan kalktığını söyledi.

“Gazze'de güvenlik ve istikrar olmadığını, insanların gece yattığında tek dileğinin sabaha sağ çıkmak” olduğunu kaydetti.

Akl, bölgede yaşanan insani tabloyu şu sözlerle anlattı:

"Gazze halkı çok yoruldu, dayanacak gücü kalmadı. Ölmüş durumdayız. Kabirlerdekiler değil bizler ölüyüz. Onlar şehit oldu. Biz ise su sıkıntısı çekiyoruz, açlık çekiyoruz. Soykırım hala devam ediyor. Açlık sadece insanları değil hayvanları da vurdu. Köpekler ve fareler yiyecek bulamayınca insan cesetleri yedi. Sağlıklı yiyecek kalmadı. Sabah kalkacaksın ya telefonunu şarj etmeye gideceksin ya da yiyecek ve su kuyruğuna gireceksin."

İsrail ordusunun saldırılarında tanklar ve Quadcopter tipi insansız hava araçlarının kullanıldığını belirten Akl, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:

"Bu, 1948'deki Nekbe ile kıyas bile edilemez. Bu bir soykırım."

“BU YAŞAMAK DEĞİL, HAYATTA KALMA MÜCADELESİ”

61 yaşındaki İsmihan Hıleyf ise geçmişte sade ancak düzenli bir yaşam sürdürdüklerini, bugün ise temel ihtiyaçlardan yoksun şekilde çadırlarda yaşamaya çalıştıklarını söyledi.

Hıleyf, Gazze’de güvenliğin kalmadığını, insanların yalnızca hayatta kalmaya odaklandığını ifade etti.

“Buna yaşamak denmez. Bu hayatta kalma mücadelesi. Sadece yiyor ve içiyoruz, hayat bundan ibaret. Ulaşmaya çalıştığımız bir hedefimiz yok.”

İsrail saldırılarının ardından altyapının tamamen çöktüğünü belirten Hıleyf, çocuklarının işsiz kaldığını ve ailelerin yalnızca ertesi gün yiyecek bulup bulamayacaklarını düşündüğünü anlattı.

“ÇOCUKLARIMIZ VAKTİNDEN ÖNCE BÜYÜDÜ”

48 yaşındaki Ummu Ala Salim Dib de yaşadıkları süreci “Büyük Nekbe” olarak tanımladı.

Annesinden 1948’de yaşananları dinlediğini söyleyen Dib, bugün yaşadıkları koşulların çok daha ağır olduğunu ifade etti.

"Annem bana ilk Nekbe'de yaşadıklarını anlatırdı ama onlar bizim yaşadıklarımızı yaşamadılar. En kuzeydeyiz, çadır kentimiz her yere uzak. Ulaşım vasıtası yok, çarşı yok, dükkan yok, sağlık merkezi yok. Çocuklar su kuyruğuna giriyor, ateş yakmak için odun ve naylon getiriyor. Bu Nekbe değil tam bir soykırım."

Gazze’de çocukların ağır yaşam koşulları nedeniyle erken yaşta sorumluluk üstlenmek zorunda kaldığını belirten Dib, çocukların eğitimden ve sosyal yaşamdan uzak kaldığını söyledi.

“Erkeklerin işi yok, parası yok. Ailelerine bakamıyorlar. Çocuğun canı domates çekiyor ama babası bulup getiremiyor. Fiyatlar uçmuş durumda, gelir de yok.”

Gazze’de çocukların normal bir çocukluk yaşayamadığını dile getiren Dib, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu yaştaki çocuklar okula gider, parklara gidip eğlenir, burada öyle bir şey yok. Çocuklarımız vaktinden önce büyüdü."

Bölgedeki siviller, savaşın ve ağır insani koşulların yalnızca fiziksel değil psikolojik etkilerinin de giderek derinleştiğini ifade ediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN