Hepsi birden yenildi

Hepsi birden yenildi

Macaristan’da bir devir kapandı.16 yıldır iktidarda olan Orban’ı ne sahip olduğu yargı ve medya gücü ne de Trump, Putin, Netanyahu gibi ‘kötüler’in açık desteği kurtardı. Otoriterlerin ittifakına karşı Peter Magyar ezici üstünlükle zafer elde etti. Yenilgiyi kabul eden Orban, iktidarını nezaketle devretti.

Macaristan halkının yüzde 79,5'lik rekor katılımıyla gerçekleştirilen seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi oyların yaklaşık yüzde 53’ünü alarak 199 sandalyeli parlamentoda 138 milletvekilliğine ulaştı. 2010 yılından bu yana Macaristan'ı 'aşırı sağ otokrasi'nin kalesi yapan Başbakan Victor Orban ise Trump'ın bizzat yardımcısı Vance'i, Netanyahu'nun ise oğlunu kampanya için görevlendirmesine ve Putin'in açıkça desteğine rağmen siyasi kariyerinin en ağır yenilgisiyle iktidara veda etti.

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ ZAMANI

Budapeşte’deki tablo sadece ülkenin iç siyaseti için değil, Avrupa’daki güç dengeleri açısından da bir dönüm noktası oldu. Seçmen liderini belirlerken, rejim değişikliğine de oy verdi. Kampanyasını ‘rejim değişikliği’, devlet kurumlarının onarılması, yolsuzlukla mücadele ve AB ile ilişkilerin normalleştirilmesi üzerine kuran Magyar, zafer konuşmasında “Macaristan Avrupa’ya evet dedi” vurgusu yaptı. Anayasa değişikliği için gereken 133 sandalyelik eşiği aşarak Orban döneminin kurumsal izlerini sökme imkânı da elde etti.

OLGUNLUKLA DEVRETTi

Tarihi yenilgiyi kabul eden Orban, rakibi Magyar’ı telefonla arayarak zaferinden dolayı tebrik etti. Ardından kamuoyuna seslenerek seçim sonucunun 'net ve acı' olduğunu söyledi. "Seçmenler bize ülkeyi yönetme sorumluluğunu ve imkanını vermedi. Kazanan partiyi tebrik ettim” dedi.

14-nisan.jpg

OTORİTERLERİN İTTİFAKI YENİLDİ

Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orbán iktidarı ezici yenilgiyle sona erdi. Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi oyların yaklaşık yüzde 53’ünü alarak mecliste çoğunluğu elde etti. Trump, Putin ve Netanyahu gibi isimlerin açık desteğine, denetim altındaki medyaya ve iktidar lehine şekillenen seçim düzenine rağmen halk sandıkta yönünü Avrupa’ya, demokrasiye ve değişime çevirdi.

Macaristan’da 16 yıllık Viktor Orbán dönemi, yalnızca bir iktidar değişimiyle değil, aynı zamanda küresel otoriter sağ açısından sembolik ağırlığı büyük bir yenilgiyle kapandı. Resmi olmayan sonuçlara göre Péter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi oyların yaklaşık yüzde 53’ünü alarak 199 sandalyeli parlamentoda 138 milletvekilliğine ulaştı. Orbán’ın Fidesz’i ise yaklaşık yüzde 37’de kaldı ve yalnızca 55 sandalye kazanabildi. Meclise giren üçüncü parti Mi Hazánk’a ise 6 sandalye düştü. Böylece Tisza, anayasa değişikliği için gereken 133 sandalyelik eşiği aşarak süper çoğunluğu elde etti. Bu tablo, yalnızca seçim kazanılmış bir sonuç değil; Orbán’ın yıllardır kurduğu siyasi mimarinin sandıkta çöktüğünü gösteren tarihi bir kırılma anlamına geliyor. 2010’dan bu yana Macaristan’ı yalnızca seçim zaferleriyle değil, devlet kurumlarını kendi çizgisine göre yeniden şekillendirerek yöneten Orbán, bu kez bütün avantajlarına rağmen seçmeni ikna edemedi. Yargıdan medyaya, kamu kaynaklarından seçim çevrelerine kadar geniş bir alanda kurulan iktidar sistemi, ilk kez bu ölçüde net biçimde halk iradesiyle sarsıldı.

ORBAN’A ÜLKE SATHINDA EZİCİ MAĞLUBİYET

Seçim sonuçlarının en dikkat çekici yönlerinden biri, yenilginin farkla gelmiş olması. İlk verilere göre Tisza yalnızca ülke genelinde açık ara öne geçmekle kalmadı, 106 seçim bölgesinin 93’ünde birinci oldu. Fidesz ise sadece 13 bölgede üstünlük sağlayabildi. Bu sonuç, Orbán’ın özellikle taşrada ve iktidarın kurumsal etkisinin en güçlü hissedildiği alanlarda bile ciddi güç kaybettiğini ortaya koydu. Budapeşte’deki değişim isteğinin ülke sathına yayılmış olması, seçimin niteliğini sıradan bir hükümet değişikliğinin ötesine taşıdı.

KÜRESEL AŞIRI SAĞ EKSEN SARSILDI

Orbán’ın yenilgisi, uluslararası düzlemde de güçlü yankı uyandıracak. Çünkü Macar lider son yıllarda yalnızca ülkesinin başbakanı değil, Avrupa’daki milliyetçi-popülist blokun en görünür figürlerinden biri haline gelmişti. Donald Trump’ın açık desteği, JD Vance’in seçim öncesinde Budapeşte’ye giderek Orbán’a destek vermesi, Kremlin’le sürdürülen yakın ilişki ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun verdiği siyasi mesajlar, bu yarışı Macaristan sınırlarının ötesine taşıdı. Bu nedenle ortaya çıkan sonuç, yalnızca Orbán’ın değil, onunla aynı siyasal hatta duran uluslararası otoriter-popülist eksenin de yenilgisi olarak görülüyor.

Péter Magyar’ın zaferi ise seçmenin yalnızca bir lidere değil, bir yön değişikliğine oy verdiğini ortaya koydu. Kampanyasını “rejim değişikliği”, devlet kurumlarının onarılması, yolsuzlukla mücadele ve Avrupa Birliği ile ilişkilerin normalleştirilmesi üzerine kuran Magyar, zafer konuşmasında “Macaristan Avrupa’ya evet dedi” sözleriyle yeni dönemin çerçevesini çizdi. Parlamento aritmetiği de bu iddiayı destekliyor: 138 sandalyelik çoğunluk, Tisza’ya sadece hükümet kurma değil, Orbán döneminin kurumsal izlerini sökme imkânı da veriyor.

KİLİTLENEN AB’DE BÜYÜK RAHATLAMA

Bu sonuç, Avrupa Birliği açısından da büyük bir rahatlama yaratacak. Brüksel’le yıllardır gerilim yaşayan, Ukrayna’ya mali destek başta olmak üzere kritik kararlarda veto kartını kullanan Orbán’ın sahneden çekilmesi, AB içinde kilitlenmiş birçok başlıkta yeni alan açabilir. Ancak seçimin asıl anlamı Brüksel’in rahatlamasından daha derin. Macar seçmen, medyanın büyük bölümünün iktidar çizgisine girdiği, devlet imkanlarının siyasal rekabette kullanıldığı ve kuralların yıllar içinde iktidar lehine değiştirildiği bir düzene sandıkta güçlü bir itiraz verdi.

Sonuç olarak Macaristan seçimi, Avrupa’da sıradan bir iktidar değişiminden çok daha fazlasını ifade ediyor. Oyların yüzde 53’ünü alıp 138 sandalyeye ulaşan Tisza’nın zaferi, güçlü lider kültüne, medya tahakkümüne ve dış destekli otoriter dayanışmaya karşı halkın verdiği açık yanıta dönüştü.

KAZANANLAR

AB Liderleri Ursula von der Leyen ve António Costa: Ukrayna’ya mali destek dahil kritik Brüksel kararlarında veto yetkisini kullanan en inatçı lidere veda ediyorlar.

Ukraynalılar: Orbán’ın Aralık 2025’te veto ettiği 90 milyar euroluk kredi engeli kalkıyor. Ancak Magyar’ın “Macar silahı veya nakit göndermeye karşıyım, Ukrayna’nın hızlı AB üyeliğini desteklemiyorum” demesi zaferi buruklaştırıyor.

Genç Macarlar: Seçim öncesi anketler 30 yaş altı seçmenin üçte ikisinin Orbán’ın gitmesini istediğini gösteriyordu. Magyar gençlere “Değişim umudunu geri getirdiğiniz için teşekkürler” dedi.

Gazeteciler ve Doktorlar: Medyanın %80’ini kontrol eden Orbán sistemine karşı büyük zafer. Doktorlar, sağlık sektörüne yıllık 1 milyar euroluk ek yatırım sözüyle kazandı.

KAYBEDENLER

Donald Trump ve JD Vance: Vance 7 Nisan’da Budapeşte’yi ziyaret edip Orbán’a destek verdi; Trump son altı ayda beş kez açık destek açıkladı. Avrupa’daki kilit müttefik elden gitti.

Kremlin (Vladimir Putin): AB’nin kalbinde değerli müttefikini ve önemli bilgi kaynağını kaybetti.

Avrupa Sağı: “Brüksel’i işgal” sözü veren Orbán, Giorgia Meloni gibi milliyetçi liderlerin en güçlü müttefikini yitirdi.

Fidesz Bağlantılı İş Dünyası: Kamu ihalelerinden beslenen ayrıcalıklar ve muhafazakâr düşünce kuruluşları finansman riskiyle karşı karşıya. Magyar yolsuzluk soruşturması için özel birim kuracağını açıkladı.

AB'DEN MAGYAR'A TEBRİK YAĞMURU: 'MACARİSTAN AVRUPA'YI SEÇTİ'

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X’ten “Macaristan Avrupa’yı seçti. Bir ülke Avrupa yolunu geri kazanıyor. Birlik daha da güçleniyor” mesajı verdi. AB Konseyi Başkanı António Costa, rekor katılımı “Macar halkının demokratik ruhu” diye nitelendirdi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “Macaristan artık Avrupa ile büyük fırsatları değerlendirecek” açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da “zor kazanılmış demokrasi” vurgusuyla tebrik etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Magyar ile telefon görüşmesi sonrası “demokratik katılımın zaferi, Macar halkının AB değerlerine bağlılığı” mesajını paylaştı. Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, “Avrupalılar özgür ve öyle kalmayı düşünüyor. Yaşasın Avrupa, yaşasın demokrasi” ifadelerini kullandı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, “Bugün Avrupa ve Avrupa değerleri kazanıyor” diye yazdı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, “Sadece Macaristan için değil, Avrupa demokrasisi için tarihi bir an” dedi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, “Ezici zafer” övgüsüyle “Her iki ulusun yararına, Avrupa’da barış ve istikrar için birlikte çalışmaya hazırız” mesajını verdi. Aşırı sağcı İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Magyar’ı tebrik etti ancak “dostum Viktor Orbán’a teşekkürler” notu düştü. Eski AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sonucu “tarihi bir an” ve “Avrupa’ya daha fazla birlik getirecek” dönüm noktası olarak değerlendirdi. Magyar’ın reformlarıyla dondurulan AB fonlarının serbest kalması ve Ukrayna’ya 90 milyar euroluk kredi engelinin kalkması bekleniyor.

YORUMLAR (8)
8 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN