Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin çok iyi seviyede olduğunu belirterek, göreve başlamasının ardından gerçekleştirdiği ilk yurt dışı ziyaretlerinden birini Türkiye’ye yapmasının bu önemin açık bir göstergesi olduğunu söyledi.
Berendsen, Türkiye ile ilişkilere verdikleri değerin yalnızca diplomatik düzeyle sınırlı olmadığını, güvenlikten ekonomiye kadar geniş bir alana yayıldığını ifade etti. NATO müttefiki olarak Türkiye’nin güvenlik alanında çok önemli bir rol oynadığını belirten Berendsen, iki ülkenin daha güvenli bir gelecek için işbirliğini sürdürmek istediğini dile getirdi.
Ekonomik alanda ise Hollanda’nın Türkiye’deki en büyük yabancı yatırımcı olduğuna işaret eden Berendsen, her iki ülke açısından önemli iş fırsatlarının bulunduğunu, karşılıklı olarak şirketlerde çalışan nitelikli insan kaynağının ekonomik bağları daha da güçlendirdiğini anlattı.
Hollanda’da yaşayan Türk kökenli toplumun da ilişkilerin sosyal boyutunu güçlendirdiğini belirten Berendsen, bu topluluğun iki ülke arasındaki bağlarda önemli bir köprü görevi gördüğünü söyledi.
“NATO ZİRVESİ, TÜRKİYE’NİN İTTİFAKTAKİ ÖNEMİNİ GÖSTERİYOR”
Türkiye’nin NATO ve Avrupa güvenliğindeki rolüne özel vurgu yapan Berendsen, “Türkiye NATO'da çok önemli bir rol oynuyor. Son NATO Zirvesi Hollanda'da Lahey'de düzenlenmişti. Sonraki NATO Zirvesi Ankara'da olacak, bu çok önemli ve Türkiye'nin NATO'daki önemini de gösteriyor.” dedi.
2026’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin temel başlıklarından birinin ittifak içindeki birliği göstermek olacağını belirten Berendsen, Avrupa ülkelerinin yük paylaşımı konusunda daha güçlü sorumluluk almasının da zirvenin ana gündem maddelerinden biri olacağını ifade etti.
Berendsen, Türkiye’nin yalnızca ittifakın doğu ve güney güvenliği açısından değil, aynı zamanda güçlü bir bölgesel aktör olarak da stratejik önem taşıdığını söyledi.
TÜRKİYE’NİN GÜNEY KANATTAKİ ROLÜ
Berendsen, NATO’nun 2025 zirvesinde savunma harcamaları ve doğu kanadındaki Rusya tehdidinin öne çıktığını hatırlatarak, Türkiye’nin güney kanatta terörle mücadelede üstlendiği role dikkat çekti.
Bu çerçevede, “Tabii ki Türkiye, NATO'nun güney kanadında, terörle mücadelede çok önemli bir rol oynuyor. Bunu göz önünde bulundurarak bir sonraki NATO zirvesi tartışmalarının bir parçası haline getirmek çok değerli.” ifadelerini kullandı.
“ABD’NİN NATO’DA OLMASI SADECE AVRUPA İÇİN ÖNEMLİ DEĞİL”
ABD’nin NATO’dan çekilme ihtimaline dair tartışmaları da değerlendiren Berendsen, ittifakın ve özellikle ABD’nin Hollanda’nın güvenliği açısından hayati önemde olduğunu belirtti.
Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarında daha fazla sorumluluk alma yönündeki ABD beklentilerine her zaman yanıt vermek istediklerini söyleyen Berendsen, şu değerlendirmede bulundu:
“Aynı zamanda, ABD'nin NATO'da yer alması sadece biz Avrupa ülkeleri için önemli değil, ABD'nin de NATO'da kalarak önemli bir rol oynaması kendi çıkarlarına uygun, çünkü nihayetinde hepimizin koruması gereken ortak güvenlik çıkarlarımız var.”
ORTA DOĞU’DA ATEŞKES SONRASI KIRILGAN DENGE
Berendsen, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkesin ardından bölgedeki tansiyonun yeniden yükselme ihtimalinden endişe duyduklarını söyledi.
Son haftalarda devam eden gerilimin yeniden artmasının Hollanda açısından en büyük kaygılardan biri olduğunu belirten Berendsen, İran’ın çatışmaya taraf olmayan ve krize çekilen ülkelere yönelik saldırılarının da ciddi endişe yarattığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin Avrupa ekonomisine ve enerji fiyatlarına etkisine de dikkat çeken Berendsen, bu başlığın ekonomik açıdan yakından takip edildiğini kaydetti.
“GERGİNLİK AZALTILMALI VE GELECEĞE YÖNELİK KALICI BİR PLAN OLUŞTURULMALI”
Bölgesel istikrar için diplomatik baskının artırılması gerektiğini vurgulayan Berendsen, “Bizim için önemli olan, uluslararası ortaklarla baskı uygulamak ve gerginliğin azaltılmasını sağlamak, bölgesel aktörlerin de dahil olduğu, geleceğe yönelik kalıcı bir planın oluşturulmasını sağlamak.” dedi.
Henüz somut maddeler içeren net bir plan bulunmamasını ayrıca endişe verici bulduklarını ifade eden Berendsen, ilerleyen süreçte İran halkının korunmasını da içeren kapsamlı bir yol haritası ortaya çıkmasını umduklarını söyledi.
GAZZE, BATI ŞERİA VE LÜBNAN İÇİN İNSANİ YARDIM ÇAĞRISI
Berendsen, ABD/İsrail-İran hattındaki gerilim sürerken Gazze ve Batı Şeria’daki insani durumun da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bu bölgelerde ciddi bir insani kriz yaşandığını belirten Berendsen, “Gazze ve Batı Şeria'ya insani yardım ve desteğin ulaşabilmesini sağlamak için uluslararası baskıya ihtiyacımız var. Batı Şeria'da yerleşimcilerin uyguladığı şiddet bizi endişelendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Lübnan’da yükselen gerilimin ise zaten kırılgan olan ülke içi koşulları ve mülteci hareketlerini daha da zorlaştırdığını söyleyen Berendsen, bu başlığın da uluslararası ortaklarla yakından takip edildiğini kaydetti.
Berendsen, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa için halen ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, dünyanın farklı bölgelerinde aynı anda devam eden krizler nedeniyle uluslararası toplumun dikkatinin dağılmaması gerektiğini söyledi.
