İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılarında beyaz fosfor mühimmatı kullandığını duyurdu. Kurum tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırının 3 Mart tarihinde gerçekleştiği belirtildi.
Açıklamada, “İsrail ordusunun, 3 Mart'ta Lübnan'ın güneyindeki Yuhmur eş-Şakif beldesinde bulunan evlere topçu atışıyla beyaz fosfor mühimmatı kullanarak yasa dışı bir saldırı gerçekleştirdiği” ifade edildi.
FOTOĞRAFLAR DOĞRULANDI
HRW açıklamasında, saldırıya ilişkin elde edilen görsellerin doğrulandığı bilgisine de yer verildi. Kuruluş, saldırıya dair çekilen fotoğrafların hem doğruluğunun teyit edildiğini hem de coğrafi konumlarının belirlendiğini bildirdi.
Açıklamaya göre doğrulanan fotoğraflarda, Yuhmur eş-Şakif beldesindeki yerleşim alanının üzerinde patlayan fosfor bombası görüntüleniyor. Aynı görüntülerde, saldırı sonrasında çıkan yangınlara müdahale eden sivil savunma ekiplerinin iki ev ve bir araçta çıkan yangını kontrol altına almaya çalıştığı görülüyor.
HRW ARAŞTIRMACISINDAN UYARI
Açıklamada görüşlerine yer verilen HRW’nin Lübnan’daki araştırmacılarından Remzi Kays, yerleşim alanlarında beyaz fosfor kullanılmasının ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.
Kays, İsrail ordusunun bu tür mühimmatları yerleşim bölgelerinde kullanmasının uluslararası hukuk açısından ciddi endişe yarattığını ifade ederek şunları söyledi:
“İsrail ordusunun yerleşim bölgelerinde beyaz fosforu yasa dışı şekilde kullanmasının son derece endişe verici olduğunu” belirtti ve bunun siviller için ağır sonuçları olacağı uyarısında bulundu.
FOSFOR BOMBALARININ ETKİSİ
HRW açıklamasında ayrıca beyaz fosfor mühimmatının etkilerine de değinildi. Kuruluşa göre fosfor bombaları temas ettiği noktada yoğun yanıcı etki yaratarak hem can kayıplarına hem de ağır yaralanmalara yol açabiliyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen HRW’nin Lübnan’daki araştırmacılarından Remzi Kays da bu tür mühimmatın siviller açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Kays, fosfor bombasının can kaybına ya da yaşam boyu sürebilecek ağır yaralanmalara neden olabileceğinin altını çizdi.
