Rojava’daki cezaevlerinde tutulan binlerce IŞİD mensubunun Irak’a nakledilmesine başlanırken, Bağdat yönetimi yargı sürecine ilişkin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Irak Yüksek Yargı Konseyi, teslim alınan tüm örgüt üyelerinin milliyet ayrımı yapılmaksızın Irak yasalarına göre yargılanacağını açıkladı.
Suriye’de hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında artan gerilimin ardından, IŞİD mensuplarının firar etme riskine karşı geniş kapsamlı bir operasyon başlatıldı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) koordinasyonunda yürütülen operasyon kapsamında, Suriye’de tutulan yaklaşık 7 bin IŞİD üyesinin Irak’taki güvenli merkezlere nakledilmesi planlanıyor.
ABD, IŞİD mensuplarını Irak'a naklediyor
“MİLLİYETİNE VEYA KONUMUNA BAKILMAYACAK”
Irak Yüksek Yargı Konseyi tarafından yapılan resmi açıklamada, Irak Anayasası ile terörle mücadele yasalarının tüm şüpheliler için tavizsiz şekilde uygulanacağı vurgulandı. Açıklamada, “Tüm zanlılar; milliyetlerine veya örgüt içindeki konumlarına bakılmaksızın münhasıran Irak yargısının yetkisi altında olacaktır” ifadelerine yer verildi.
İLK KAFİLE BAĞDAT’A TESLİM EDİLDİ
Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan, aralarında örgütün üst düzey isimlerinin de bulunduğu 150 kişilik ilk kafilenin Irak makamlarına teslim edildiğini doğruladı. Numan, Ulusal Güvenlik Bakanlar Kurulu’nun hem Iraklı hem de yabancı uyruklu IŞİD mensuplarının kabul edilmesine karar verdiğini belirterek, sürecin uluslararası koalisyonla tam koordinasyon içinde yürütüldüğünü kaydetti.
CENTCOM, Suriye'de üst düzey liderin öldürüldüğünü açıkladı
CENTCOM: HEDEF 7 BİN TUTUKLU
CENTCOM’dan yapılan açıklamada ise nakil operasyonunun, Suriye’de oluşabilecek güvenlik boşluğundan faydalanarak IŞİD’in yeniden yapılanmasının önüne geçmeyi amaçladığı belirtildi. Toplamda 7 bin IŞİD tutuklusunu kapsaması beklenen operasyonla, bölgedeki cezaevlerinin güvenliğinin garanti altına alınmasının hedeflendiği aktarıldı.
Bağdat yönetimi, 2017 yılında IŞİD’e karşı zafer ilan edilmesine rağmen, örgütün uyuyan hücrelerine yönelik operasyonların ve hukuki süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguluyor.
