Işık Üniversitesi Emotics Lab’in Haziran ayı araştırması, CHP’de mutlak butlan sürecinin seçmenlerde yarattığı duygusal ve siyasal etkileri ortaya koydu. Prof. Dr. Seda Demiralp, Dr. Öğr. Üyesi Aykut Öztürk ve Doç. Dr. Uğur Özdemir imzasıyla hazırlanan “Mutlak Butlan Süreci ve Duygusal Etkileri” başlıklı raporda, kararın farklı seçmen gruplarında nasıl algılandığı, hangi duyguları tetiklediği ve parti-lider yakınlıklarını nasıl etkilediği incelendi.
Mutlak butlan sonrası ilk temas: Kılıçdaroğlu ve Özel Meclis’te tokalaştı
Araştırma, Işık Üniversitesi Emotics Lab adına Segmenta Araştırma tarafından 1-3 Haziran 2026 tarihleri arasında CAWI yöntemiyle gerçekleştirildi. Türkiye genelinden 1.500 katılımcıyla yapılan çalışmada örneklem; yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve coğrafi bölge açısından Türkiye nüfusunu temsil edecek şekilde tasarlandı, siyasi tercihlere dayalı ağırlıklandırma uygulandı.
MUHALEFET SEÇMENİ KARARI “YARGI YOLUYLA MÜDAHALE” OLARAK GÖRÜYOR
Araştırmanın ilk bulgusuna göre mutlak butlan süreci, muhalefet seçmeni tarafından büyük ölçüde “iktidarın yargı yoluyla müdahalesi” olarak yorumlanıyor.
CHP seçmeninin yüzde 69’u, İYİ Parti seçmeninin yüzde 56’sı ve DEM Parti seçmeninin yüzde 57’si süreci bu çerçevede değerlendirdi. Buna karşılık AK Parti seçmeninde bu yorumu benimseyenlerin oranı yüzde 18’de kaldı. AK Parti tabanında yüzde 39 “CHP içi liderlik tartışması, yargı tarafsız” görüşünü savunurken, yüzde 43 ise net fikir belirtmedi.
MHP seçmeninde iki yorumun birbirine yakın seyrettiği görüldü. Yeniden Refah Partisi seçmeni ise iktidar tabanından kısmen ayrıştı; YRP seçmeninin yüzde 38’i süreci iktidarın müdahalesi olarak görürken, tarafsız yargı diyenlerin oranı yüzde 19’da kaldı.
KILIÇDAROĞLU’NUN İDDİALARI SEÇMENDE KARŞILIK BULMADI
Araştırmada Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ ve yolsuzluk iddialarının kamuoyunda ne ölçüde inandırıcı bulunduğu da soruldu.
CHP seçmeninin yüzde 80’i bu iddiaları inandırıcı bulmadığını söyledi. İYİ Parti seçmeninde bu oran yüzde 75, DEM Parti seçmeninde ise yüzde 71 olarak ölçüldü.
Dikkat çeken bulgu ise iktidar tabanından geldi. AK Parti seçmenlerinin yalnızca yüzde 37’si iddiaları inandırıcı bulurken, MHP seçmeninde bu oran yüzde 34’te kaldı. MHP seçmenlerinin yüzde 50’si ise iddiaları açıkça inandırıcı bulmadığını ifade etti.
Raporda bu tablo, Kılıçdaroğlu’nun iddialarının ne muhalefet tabanında ne de iktidar seçmeninde güçlü bir karşılık bulduğu şeklinde yorumlandı.
CHP SEÇMENİNDE KILIÇDAROĞLU’NA RADİKAL DUYGUSAL KOPUŞ
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, CHP seçmeninin Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik duygusal tepkisinde ortaya çıktı.
0 ile 10 arasında ölçülen umut skorunda Kılıçdaroğlu, CHP seçmeni nezdinde 1.6 puanda kaldı. Aynı seçmen grubunda Kılıçdaroğlu’na yönelik öfke skoru ise 7.5 olarak ölçüldü. Raporda bu bulgu, CHP seçmeninin Kılıçdaroğlu’na Erdoğan kadar az umut, Erdoğan kadar yüksek öfke atfettiği şeklinde değerlendirildi.
Türkiye genelinde de Kılıçdaroğlu’nun umut ortalaması 1.6, öfke ortalaması ise 6.6 olarak ölçüldü. Raporda bu düzeydeki negatif duygusal profilin aktif bir siyasetçi için olağandışı olduğu belirtildi.
ÖZGÜR ÖZEL, CHP TABANINDA ERDOĞAN’IN AK PARTİ TABANINDAKİ GÜCÜNE YAKLAŞTI
Araştırmada Özgür Özel’e ilişkin tablo ise farklılaştı. CHP seçmeninde Özel’in umut skoru 7.9 olarak ölçüldü. Bu oran, AK Parti seçmeninin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği 8.1’lik umut skoruna oldukça yakın bir düzeye işaret etti.
Genel toplamda ise Özel’in umut skoru 4.5, Erdoğan’ın umut skoru 4.3 olarak ölçüldü. Raporda bu bulgu, Özel’in muhalefet liderliğini pekiştirmesi için anlamlı bir zemin bulunduğu şeklinde yorumlandı.

EN GÜÇLÜ TEPKİ CHP SEÇMENİNDEN: ÖFKE İLK SIRADA
Mutlak butlan sürecinin hangi duyguları uyandırdığına ilişkin soruda muhalefet seçmeninde en baskın duygu öfke oldu.
CHP seçmenlerinin yüzde 38’i, İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 27’si ve DEM Parti seçmenlerinin yüzde 28’i süreç karşısında en çok öfke hissettiğini belirtti.
Genel toplamda öfke yüzde 20 ile ilk sırada yer aldı. Onu yüzde 18 ile “hiçbir duygu hissetmiyorum” yanıtı izledi. Bu sonuç, araştırmada toplumsal kutuplaşmanın duygusal yansıması olarak değerlendirildi.
İktidar tabanında ise öfke yerine kayıtsızlık öne çıktı. MHP seçmenlerinin yüzde 24’ü, AK Parti seçmenlerinin yüzde 25’i bu süreçte hiçbir duygu hissetmediğini söyledi.
DEM VE YRP SEÇMENİNDE ŞAŞKINLIK DİKKAT ÇEKTİ
Araştırmada şaşkınlık duygusu da özellikle bazı seçmen gruplarında öne çıktı. DEM Parti seçmenlerinin yüzde 21’i, Yeniden Refah Partisi seçmenlerinin yüzde 21’i sürece ilişkin en belirgin duygusunu şaşkınlık olarak ifade etti.
CHP seçmeninde şaşkınlık yüzde 13 düzeyinde kalırken, asıl yoğunlaşma öfke, üzüntü ve kaygı kategorilerinde görüldü.
KAYGININ TEMEL NEDENİ DEMOKRASİ VE HUKUK
Araştırmaya göre mutlak butlan süreci kamuoyunda geniş bir kaygı yarattı. Ancak bu kaygının nedeni seçmen gruplarına göre değişti.
CHP seçmenlerinin yüzde 77’si, İYİ Parti seçmenlerinin yüzde 70’i ve DEM Parti seçmenlerinin yüzde 72’si kaygının temel nedeni olarak “demokrasinin anlamsızlaşmasını” gösterdi.
Toplumsal gerilim ise ikinci büyük kaygı başlığı oldu. CHP seçmeninde yüzde 45, İYİ Parti seçmeninde yüzde 47, DEM Parti seçmeninde yüzde 38 oranında toplumsal gerilim endişesi dile getirildi.
İktidar tabanında ise tablo farklılaştı. AK Parti ve MHP seçmenleri için en baskın kaygı demokrasinin geleceğinden çok toplumsal gerilim oldu. AK Parti seçmeninin yüzde 45’i, MHP seçmeninin yüzde 48’i sürecin toplumsal gerilimi artırmasından kaygı duyduğunu belirtti.
Ekonomik etkiler ise tüm seçmen gruplarında üçüncü sırada yer aldı. Genel toplamda ekonomik etkileri kaygı nedeni olarak işaretleyenlerin oranı yüzde 28 oldu.
CHP TABANI ÖZEL’DEN “SAKİN AMA KARARLI” DURUŞ BEKLİYOR
Araştırmada katılımcılara, bu süreçte Özgür Özel ve CHP yönetiminin nasıl davranması gerektiği de soruldu.
Genel seçmenin yüzde 36’sı “sakin ve kararlı” tutumu destekledi. Yüzde 31 ise hukuki süreçlere odaklanılması gerektiğini belirtti.
CHP tabanında da ilk sırada yüzde 45 ile “sakin ve kararlı” duruş yer aldı. Bunu yüzde 38 ile hukuki süreçlere odaklanma, yüzde 33 ile daha sert ve mücadeleci çizgi, yüzde 31 ile sokak mobilizasyonu izledi.
Uzlaşmacı olma seçeneği ise CHP seçmeninde yalnızca yüzde 12’de kaldı. Bu bulgu, CHP tabanının uzlaşmadan çok ölçülü ama dirençli bir siyasal tutum beklediğini gösterdi.
ASAL'dan seçim anketi: Erdoğan ilk sırada, Mansur Yavaş ikinci
ÖZEL’İN YENİ PARTİ SENARYOSUNA CHP TABANINDAN GÜÇLÜ DESTEK
Araştırmada Özgür Özel’in yeni parti kurması halinde seçmen davranışının nasıl şekilleneceği de ölçüldü.
Genel örneklemde, Özel’in kuracağı yeni partiye oy verebileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 33 oldu. “Ortadayım” diyen yüzde 16’lık kesim de hesaba katıldığında potansiyel tavanın yüzde 49’a ulaşabileceği belirtildi.
CHP tabanında destek çok daha güçlü ölçüldü. CHP seçmenlerinin yüzde 69’u Özel’in kuracağı yeni partiye oy verebileceğini söyledi. Yüzde 52’si gönüllü olarak çalışmaya, yüzde 42’si ise maddi destek vermeye hazır olduğunu ifade etti.
Raporda bu tablo, CHP tabanında pasif bir sempatinin ötesine geçen bir mobilizasyon zemini olarak yorumlandı.
SEÇİM SENARYOSU: ÖZEL’İN PARTİSİ YÜZDE 33, ÖZEL-YAVAŞ SENARYOSU YÜZDE 37
Araştırmanın seçim senaryosu bölümünde de dikkat çekici sonuçlar yer aldı. Özgür Özel’in yeni parti kuracağı varsayımıyla yapılan ölçümde, Özel liderliğindeki yeni partinin yüzde 33 seviyesinde destek bulduğu belirtildi.
Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin ise tek başına yüzde 5-6 bandında kaldığı ifade edildi.
Mansur Yavaş’ın yeni partide daha görünür olduğu ikinci senaryoda Özel’in partisinin oy oranı yüzde 37’ye yükseldi. Ancak raporda bu farkın istatistiki hata payı içinde kaldığı vurgulanarak, Yavaş etkisine ilişkin bulguların dikkatle yorumlanması gerektiği belirtildi.
Araştırmaya göre mutlak butlan süreci, yalnızca hukuki ve siyasi bir tartışma yaratmakla kalmadı; seçmenlerin liderlere, partilere ve siyasal mücadele biçimlerine yönelik duygusal pozisyonlarını da yeniden şekillendirdi. Muhalefet tabanında öfke ve mobilizasyon eğilimi güçlenirken, CHP seçmeninde Kılıçdaroğlu’na yönelik kopuş ve Özel etrafında toparlanma eğilimi öne çıktı.
