İsrail Lübnan'da etnik temizliğe kaldığı yerden devam ediyor: Korkunç görüntülere 'çocuk odasında silah bulduk' savunması

İsrail Lübnan'da etnik temizliğe kaldığı yerden devam ediyor: Korkunç görüntülere 'çocuk odasında silah bulduk' savunması

Pakistan'da ABD ile İran arasında yürütülen tarihi barış müzakerelerinde, Tahran'ın "Lübnan'daki saldırılar durmadan görüşme olmayacak" restinin ardından gözler bölgeye çevrilmişken, İsrail'den süreci baltalayacak korkunç bir hamle geldi. Güney Lübnan'daki sınır köylerini haritadan silen "etnik temizlik" harekâtına kaldığı yerden devam ettiğini duyuran İsrail ordusu, yeni yıkım görüntülerini "çocuk odasında silah bulduk" gerekçesiyle paylaştı.

Ortadoğu'da diplomatik krizler ve sahadaki acımasız yıkım eş zamanlı olarak büyüyor. Pakistan'daki masada ABD ile İran arasında kilitlenen ateşkes görüşmelerinin faturası yine Lübnanlı sivillere kesildi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), diplomatik molanın ardından Güney Lübnan'daki sistematik yıkım operasyonlarına hız kesmeden devam ettiğini tüm dünyaya ilan etti.

İSRAİL ORDUSUNDAN YIKIM İTİRAFI

İsrail ordusunun Arapça Sözcüsü Avichay Adraee, resmi sosyal medya hesaplarından yeni patlatma görüntüleri eşliğinde yaptığı acil kodlu açıklamada, operasyonların sürdüğünü doğruladı. Sınır köylerindeki devasa yıkımı "terör altyapısının yokedilmesi" olarak savunan Adraee, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"#ACİL Golani Tugayı birlikleri son günlerde Güney Lübnan'da 50'den fazla terör altyapısını yok etti ve bir çocuk odasında silah deposu buldu. Birliklerin Adshit el-Kusayr bölgesinde yoğun bir baskın operasyonu sırasında, bir çocuk odasında patlayıcı düzenekler, Kalaşnikof tipi silahlar, RPG roketleri ve el bombaları içeren bir depo bulundu. Terörist Hizbullah, Lübnan'daki sivil nüfusun arasından faaliyet göstererek onları sömürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri, siyasi düzeydeki direktiflere göre çalışmaya devam edecektir."

GAZZE MODELİ VE "EVKIRIMI" (DOMICIDE)

İsrail ordusunun "nokta atışı" olarak sunduğu operasyonların arkasındaki korkunç gerçek ise geçtiğimiz günlerde insan hakları örgütlerinin raporıyla gözler önüne serilmişti.

Raporlara ve video kayıtlarına göre; İsrail güçleri Taybeh, Naqoura ve Deir Seryan gibi sınır köylerindeki evleri patlayıcılarla tuzaklayarak uzaktan kumandalı devasa patlamalarla haritadan siliyor. Bu stratejinin mimarı ise İsrail Savunma Bakanı Israel Katz. Katz, sınır köylerindeki tüm evlerin, evlerin yüzde 90'ının yerle bir edildiği Gazze'deki "Refah ve Beyt Hanun modeline uygun olarak" yıkılması talimatını vermişti.

Akademisyenler ve uluslararası hukuk uzmanları, sivillerin barınma alanlarını kasıtlı ve sistematik olarak yok ederek o bölgeleri yaşanılamaz hale getirme stratejisini "Evkırımı" (Domicide) olarak adlandırıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Lübnan araştırmacısı Remzi Kaiss duruma sert tepki göstererek, "Hizbullah'ın bazı sivil yapıları askeri amaçlarla kullanma ihtimali, sınır boyunca uzanan köylerin tamamının geniş çaplı yıkımını haklı çıkarmaz. Sivil evlerin kasıtlı yıkımı bir savaş suçudur" uyarısında bulundu.

"BİR İNSANIN TÜM HAYATI SANİYELER İÇİNDE SİLİNİYOR"

Sadece beton binalar değil, nesiller boyu süren anılar da devasa duman bulutları arasında yok oluyor. The Guardian'a konuşan Lübnanlıların anlattıkları, yaşanan insani trajedinin boyutlarını özetliyor:

Ahmed Ebu Taam (56, Taybeh): "İlk gördüğümüz şey kasaba meydanının havaya uçurulmasıydı. Orada bir dükkanım vardı. Bir insanın tüm hayatı, işi, anıları oradadır. Birden her şeyin patladığını görüyorsunuz. Artık bir evim yokmuş gibi hissediyorum... Her şey silindi."

Ahmed İbrahim (50, Deir Seryan): Geri döneceği umuduyla eşyalarını geride bırakan çiftçi İbrahim, çocukları için ağlıyor: "Çocuklar bahar ve yaz akşamlarını, tarlalara çıkıp çiçek toplamayı hatırlıyor. Onlar için harika bir yerdi, artık yok."

Dr. Muhammed Hashem (65, Naqoura): 15 yıl boyunca günde 18 saat çalışarak biriktirdiği parayla 2012'de inşa ettiği sahil oteli Luna Motel, artık sadece bir enkaz yığını.

DİASPORANIN "KÖKÜ" KOPARILIYOR

Haritadan silinen bu köyler, savaşlar ve ekonomik krizler nedeniyle Batı'ya göç etmiş geniş Lübnan diasporası için bir "çapa" niteliğindeydi. Gurbetçilerin kökleriyle bağ kurduğu, yaz aylarında nüfusu ikiye katlayan bu kasabaların yok edilmesi, kültürel bir silinişi de beraberinde getiriyor.

Evini kaybeden Ebu Taam'ın sözleri, hedeflenen asıl yıkımı ortaya koyuyor: "İnsanlar yılda sadece bir hafta kalmak için milyon dolarlık evler yapardı. Çünkü nereye giderseniz gidin, hep büyüdüğünüz yerin özlemini çekersiniz. Şimdi o bağ koptu... Sanki birinin sizi tamamen yeryüzünden silme gücü varmış gibi."

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN