İsrail Hava Kuvvetleri'nin bu sabah İran'ın başkenti Tahran'da 50 uçakla gerçekleştirdiği ağır bombardımanın yankıları sürüyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), suikasta kurban giden İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in rehberlik tesisinin altındaki sığınağın imha edilmesinin ardından, bu gizli yeraltı karargahının anatomisini paylaştı.
İsrail paylaştı: Hamaney’in konutu böyle vuruldu
İsrail ordusunun Farsça konuşan sözcüsü Yarbay Kamal Panhasi'nin bizzat kamera karşısına geçerek detaylandırdığı operasyon videosunda, siber istihbarat ve uydu verileriyle elde edilmiş üç boyutlu (3D) sığınak modellemeleri paylaşıldı.
Hamaney’e düzenlenen füze saldırısının perde arkası: Sabahın ilk ışıklarıyla “Sparrow yağmuru"
SİVİL MAHALLELERİN ALTINDA BİR "YERALTI ŞEHRİ"
Yarbay Panhasi'nin Farsça yaptığı açıklamada öne çıkan en kritik detay, sığınağın konumu oldu. Panhasi, "Bugün 50 savaş uçağıyla rejimin Tahran'daki ana liderlik karargahını hedef aldık" diyerek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ekranda gördüğünüz gibi, bu sığınak Tahran'ın kalbinde, sivillerin yaşadığı birçok mahallenin onlarca metre altında uzanan devasa ve karmaşık bir yeraltı kompleksidir."
Yayınlanan animasyonlu haritada, "Rehberlik Tesisi", "Askeri Ofis" ve "Cumhurbaşkanlığı Kompleksi" gibi kritik devlet binalarının altından geçen ve kırmızı hatlarla gösterilen kilometrelerce uzunluğundaki yeraltı tünelleri ağının sivil yerleşim yerlerinin altını bir örümcek ağı gibi sardığı görülüyor.
U DÜZENİNDE TOPLANTI ODALARI
İsrail'in servis ettiği videonun en çarpıcı bölümlerinden birini ise sığınağın iç mekanını gösteren 3D tasvirler oluşturdu.
Görüntülerde, devasa betonarme yapının içinde geniş koridorlar, yüksek teknolojiyle donatılmış U düzenindeki büyük toplantı masaları ve odalar yer alıyor. Koridorların duvarlarında ise İran İslam Devrimi'nin kurucusu Ruhullah Humeyni, eski Dini Lider Ali Hamaney ve ABD suikastında öldürülen Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani gibi isimlerin büyük boy portrelerinin asılı olduğu görülüyor.
Panhasi, rejimin üst düzey yetkililerinin (askeri ve siyasi liderlerin) bu sığınağı dışarıdan "nüfuz edilemez ve mutlak güvenli" bir yer olarak gördüğünü belirtti.
