İsrail'in yoğun saldırısı altında olan Lübnan heyeti Washington'da Netanyahu yönetimiyle doğrudan görüştü. İki ülkenin temsilcileri, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ev sahipliğinde başkent Washington'da doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı binasında yapılan tarihi zirveye; Marco Rubio'nun yanı sıra ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh-Moawad ve üst düzey Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Mike Needham katıldı.
RUBİO: "BU TARİHİ BİR FIRSAT"
Görüşmenin açılışında konuşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki ülke arasındaki derin sorunların bir anda çözülmesini beklemediklerini ancak bu temasın son derece önemli olduğunu vurguladı.
Süreci "tarihi bir fırsat" olarak nitelendiren Rubio, "Bizi bu noktaya ve buradaki fırsata getiren on yıllara dayanan tarih dersleri var. Bu bölgede 20-30 yıldır süren bu durumun yol açtığı tahribat ortada." değerlendirmesinde bulundu. Lübnan halkının "İran'ın saldırganlığının kurbanı" olduğunu savunan ABD'li bakan, İsrail-Lübnan görüşmelerinin tek günlük bir etkinlik değil, uzun soluklu bir süreç olduğunun altını çizerek, "Bu süreç zaman alacaktır ancak bu çabaya değeceğine inanıyoruz. Bugünkü umudumuz, kalıcı ve uzun süreli bir barışın geliştirilebileceği bir çerçevenin ana hatlarını belirleyebilmemizdir." dedi.
İsrail ile Lübnan arasında ilk temas gerçekleşti: Heyetler Washington'da bir araya geldi
DÖRT MADDELİK ORTAK AÇIKLAMA YAYIMLANDI
Toplantının sona ermesinin ardından ABD, İsrail ve Lübnan heyetlerinin uzlaştığı dört maddelik tarihi bir ortak açıklama yayımlandı. Açıklamada her iki ülkenin talepleri ve müzakere sürecinin çerçevesi şu şekilde belirlendi:
Doğrudan Müzakerelere Başlanacak: Tüm taraflar, karşılıklı olarak mutabık kalınan bir zaman ve mekanda doğrudan müzakereleri başlatma konusunda anlaşmaya varmıştır.
Tek Arabulucu ABD Olacak: Amerika Birleşik Devletleri, çatışmaların durdurulmasına yönelik her türlü anlaşmanın, başka herhangi bir ayrı kanal üzerinden değil, doğrudan iki hükümet arasında ve yalnızca ABD'nin arabuluculuğunda yapılması gerektiğini teyit etmiştir.
İsrail'in 'Silahsızlanma' Talebi: İsrail Devleti, Lübnan'daki tüm devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılmasına ve tüm terör altyapısının tasfiye edilmesine desteğini ifade etmiş; her iki ülke halkı için güvenliği sağlamak amacıyla bu hedefe ulaşmak için Lübnan Hükümeti ile birlikte çalışma konusundaki kararlılığını dile getirmiştir.
Lübnan'ın 'Egemenlik ve Ateşkes' Vurgusu: Lübnan Devleti, toprak bütünlüğü ve tam devlet egemenliği ilkelerinin altını çizerek Kasım 2024'teki çatışmaların durdurulması ilanının tam olarak uygulanmasına duyulan acil ihtiyacı yeniden teyit etmiştir. Ayrıca, bir ateşkes sağlanması ve devam eden çatışmalar sonucunda ülkenin maruz kaldığı ağır insani krizin hafifletilmesi için somut önlemler alınması çağrısında bulunmuştur.
