İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria’dan sorumlu Merkez Komutanlığı Şefi Tümgeneral Avi Bluth’un, basına kapalı bir forumda yaptığı konuşma İsrail basınında yer aldı. Haaretz gazetesinin aktardığına göre Bluth, bölgedeki askeri operasyonların şiddetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve son yıllarda Filistinlilere yönelik ölüm sayılarının arttığını ifade etti.
Haberde Bluth’un son üç yılda yaklaşık 1500 Filistinlinin öldürüldüğünü söylediği aktarıldı.
Tümgeneral Bluth’un konuşmasında, Batı Şeria’daki askeri uygulamalara ve ateş açma kurallarına ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Bluth’un, Filistinlilere yönelik sertleşen müdahaleleri ve caydırıcılık politikasını savunduğu belirtildi.
Bluth’un açıklamalarında şu ifadeler yer aldı:
"Araplar şunu anlıyor, 'Biri seni öldürmeye gelirse, sen onu önce öldür' kuralı Orta Doğu’nun normudur. Bu yüzden 1967’den beri hiç öldürmediğimiz kadar çok Filistinli öldürüyoruz"
Bluth ayrıca Filistinli taş atanlara yönelik değerlendirmesinde, bu eylemlerin terör kapsamında ele alınması gerektiğini savunduğunu ifade ederek şunları söyledi:
"Bu terörizmdir, 'popüler' ya da 'halk' terörü diye bir şey yoktur; halk işi olan tek şey halk danslarıdır. 2025 yılında yollarda taş atan 42 (Filistinliyi) kişiyi öldürdük."
AYRIM DUVARI VE UYGULAMALARA İLİŞKİN İFADELER
Bluth’un konuşmasında, işgal altındaki Batı Şeria’daki Ayrım (Utanç) Duvarı çevresinde uygulanan güvenlik politikalarına da değindiği aktarıldı. Filistinlilerin sınırı geçmeye çalışırken hedef alınmasına ilişkin örnekler veren Bluth’un, bu uygulamaları caydırıcılık amacıyla değerlendirdiği belirtildi.
Bu kapsamda Bluth’un şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:
"Filistin köylerinde sınırı geçmeye teşebbüs etmiş olanlardan kalma pek çok 'topal anıt' var, yani ödenen bir bedel var."
Bluth’un bu ifadeyle, sınırı geçmeye çalışırken vurularak sakat kalan Filistinlilerin caydırıcı örnek olarak görüldüğüne işaret ettiği aktarıldı.
Ayrıca Bluth’un, sınır bölgesindeki mevcut uygulamalara ilişkin olarak askerlerin Filistinlilere yönelik müdahalelerinde belirli yetkilere sahip olduğunu ifade ettiği, diz altı bölgesine yönelik ateş açma uygulamalarını da caydırıcılık stratejisinin parçası olarak değerlendirdiği belirtildi.
YAHUDİ YERLEŞİMCİLER VE FARKLI UYGULAMALAR
Bluth’un konuşmasında, işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik müdahalelerde farklı bir yaklaşım benimsendiğini kabul ettiği de yer aldı. Yahudi yerleşimcilerin taş atması gibi olaylarda ölümcül güç kullanımına karşı olduğunu ifade eden Bluth, bu durumun toplumsal sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Bu kapsamda Bluth’un şu ifadeleri aktarıldı:
"Örneğin iki maskeli Yahudi'yi vurduk. Bunun nasıl bir gürültü kopardığını hatırlıyor musunuz?"
Bluth ayrıca bu tür olaylarda ölümcül olmayan yöntemlerin tercih edildiğini belirterek, yaklaşımın gerekçesini şöyle açıkladı:
"Bu meseleleri başka yollarla çözmeyi tercih ediyoruz. Bu tür her olayın sosyolojik açıdan çok ciddi sonuçları oluyor. O noktaya gitmemiz gerektiğinden emin değilim, silahlı çatışmaya girmek zorunda değiliz ve evet, bu durum ayrımcılık içeriyor."
4 BİNDEN FAZLA İDARİTUTUKLU
Tümgeneral Bluth’un konuşmasında, Filistinlilere yönelik idari gözaltı uygulamalarına da değindiği aktarıldı. İsrail’de İsraillilere yönelik benzer uygulamaların bulunmadığını ifade eden Bluth’un, Filistinlilere yönelik güvenlik politikalarını caydırıcılık üzerinden değerlendirdiği belirtildi.
Bluth’un bu konudaki açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Kaç tane Arap idari tutuklu var biliyor musunuz? 4 binden fazla. İsraillilere yönelik idari gözaltı uygulaması yok ama 4 bin Filistinli idari gözaltında."
Ayrıca Bluth’un, İsrail’de çalışan Filistinlilere ilişkin değerlendirmelerinde, güvenlik perspektifini öne çıkardığı aktarıldı:
"Bunların İsrail’de çalışmasına izin veriliyor. Bunların her biri potansiyel birer teröristtir, ancak caydırıcılık olduğu için saldırı düzenlemeye çıkmıyorlar."
Haberde ayrıca Filistin kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, 2023 Ekim ayından bu yana Batı Şeria’da İsrail ordusu ve İsrailli yerleşimcilerin saldırılarında en az 1155 Filistinlinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 11 bin 750 kişinin yaralandığı ve yaklaşık 22 bin kişinin gözaltına alındığı bilgisi yer aldı.
