Narko-terörizm ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi ağır suçlamalarla ABD'de yargılanan devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, üç aylık tutukluluğun ardından Manhattan'daki federal mahkemede durum değerlendirme duruşmasına katıldı.
Maduro, ABD yönetimine karşı dava açtı
Turuncu bir tişörtün üzerine bej renkli bir cezaevi önlüğü giydirilen ve ayaklarından prangalandığı görülen Maduro'nun, hapiste geçirdiği süre zarfında zayıfladığı ve saçlarının daha da ağardığı dikkat çekti. Buna rağmen duruşunu bozmayan Maduro, izleyici bölümündekilere başıyla selam vererek İngilizce "Günaydın" (Good morning) dedi.
SAVUNMA MASRAFLARI KRİZ YARATTI
Duruşmaya damga vuran ana konu, Maduro'nun hukuki savunma masraflarının nasıl karşılanacağı oldu. Savunma avukatı Barry Pollack, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırımlar nedeniyle Venezuela hükümetine Maduro'nun savunmasını finanse etmesi için özel bir lisans vermediğini belirterek davanın düşürülmesini talep etti. Pollack, kamu tarafından atanan ve kaynakları sınırlı olan avukatlarla savunma kalitesinin düşeceğini vurguladı.
Yargıç Alvin Hellerstein ise talebi net bir dille reddederek, "Davayı düşürmeyeceğim" dedi. Ancak Yargıç Hellerstein, Maduro'nun artık iktidarda olmaması ve eşi Cilia Flores ile birlikte ABD gözetiminde bulunması nedeniyle savunma masraflarını engelleyen yaptırımların ulusal güvenlik açısından gerekliliğini sorguladı. Yargıç, "Kendini savunma hakkında ulusal güvenliği ilgilendiren kalıcı bir çıkar göremiyorum. Savunma hakkı her şeyin üstündedir" ifadelerini kullandı.
Federal Savcı Kyle Wirshba ise ülkesinin zenginliklerini yağmalamakla suçlanan Maduro'nun Venezuela fonlarını kullanmasına izin verilmemesi gerektiğini belirterek, "Bir sanığın, üçüncü bir tarafın (halkın) parasını harcamaya hakkı yoktur" şeklinde konuştu.
TRUMP'TAN YENİ SUÇLAMA SİNYALİ
Duruşma ile aynı gün kabine toplantısında konuşan ABD Başkanı Donald Trump, Maduro davasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Trump, devrik liderin ABD'ye insan ve uyuşturucu taşınmasını kolaylaştırmakla da suçlanması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: "Umarım bir noktada bu suçlama da getirilir. O (Maduro), hapishanelerini bizim ülkemize boşalttı ve ülkemize giren uyuşturucunun önemli bir tedarikçisiydi. Başka yargılamaların da yolda olduğunu tahmin ediyorum."
OLAYIN GEÇMİŞİ
ABD Adalet Bakanlığı, ilk olarak Mart 2020'de Maduro ve diğer 14 Venezuelalı yetkili hakkında, uyuşturucu kartelleriyle komplo kurarak ABD'ye kokain akışına izin verdikleri gerekçesiyle narko-terörizm iddianamesi hazırlamıştı. Yaklaşık altı yıl sonra savcılar; Maduro, eşi, oğlu ve diğer üç kişiyi narko-terörizm komplosu, kokain ithalatı komplosu ve silah suçlarıyla suçlayan yeni bir iddianame sundu.
İddianamede, on yılı aşkın süre Karakas'taki başkanlık sarayında lüks bir hayat süren Maduro'nun, devlet gücünü uyuşturucu kaçakçılığını korumak için kullandığı, uyuşturucu kaçakçılarına ve kara para aklayanlara diplomatik kılıf sağladığı öne sürülüyor. Ocak ayındaki ilk duruşmalarında suçlamaları reddeden Maduro ve eşi Cilia Flores, uyuşturucu ticaretiyle hiçbir ilgileri olmadığını savunuyor.

