Savaşın başladığı günden bu yana sivil kayıpların en yüksek olduğu olay olarak kayıtlara geçen ve ne ABD'nin ne de İsrail'in üstlendiği "Minab İlkokulu" saldırısı, uluslararası basının sızdırdığı kanıtlarla aydınlanıyor. The New York Times (NYT) gazetesi, İran'ın güneyinde Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Minab kasabasında bulunan Şecere-i Tayyibe İlkokulu'nu harabeye çeviren saldırıyı mercek altına aldı. Görgü tanığı videoları, sosyal medya paylaşımları ve Planet Labs'ten alınan yeni uydu görüntülerinin incelenmesiyle hazırlanan rapor, okulu vuran füzelerin adresini açıkça Washington olarak işaret etti.
BM’den İran’daki okul saldırısı için acil ve tarafsız soruşturma çağrısı
"KUSURSUZ VURUŞ" VE İRAN FÜZESİ YALANI
Saldırının ardından sosyal medyada dolaşıma sokulan "İran'ın kendi füzesi yanlışlıkla düştü" iddialarını kesin bir dille çürüten NYT raporu, uydu görüntülerinde okulun hemen yanındaki Devrim Muhafızları (IRGC) deniz üssündeki 6 binanın ve okulun "nokta atışı" (precision strike) ile vurulduğunu kanıtladı.
Eski ABD Hava Kuvvetleri mensubu ve Pentagon sivil kayıplar danışmanı Wes J. Bryant, uydu görüntülerini inceleyerek okuldaki ve üs içindeki hasarın tek bir serseri füze işi olmadığını, tamamen hedefe kilitlenmiş "kusursuz (picture perfect)" atışlar olduğunu doğruladı. Bryant, okuldaki sivil katliamını askeri terminolojideki "hedef teşhisi hatası (target misidentification)" olarak açıkladı.
NEDEN İSRAİL DEĞİL ABD?
Raporda, saldırıyı İsrail'in değil ABD'nin gerçekleştirdiğine dair ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine'in açıklamalarına da atıfta bulunuldu.
Orgeneral Caine, operasyonun ilk 100 saatinde İsrail güçlerinin daha çok İran'ın kuzeyinde faaliyet gösterdiğini, güney ekseninde ve Hürmüz Boğazı çevresinde ise (okulun bulunduğu bölge) baskıyı denizden USS Abraham Lincoln uçak gemisi görev gücünün sağladığını harita üzerinde göstermişti. (Hatırlanacağı üzere İran da USS Lincoln'ü bu bölgede dronlarla vurduğunu iddia etmişti).
10 YILLIK İSTİHBARAT HATASI VE SAVAŞ SUÇU İHTİMALİ
NYT'nin dosyasındaki en korkunç detay ise istihbarat zafiyetine ilişkindi. 2013 yılına ait eski uydu görüntüleri incelendiğinde, vurulan Şecere-i Tayyibe İlkokulu binasının o dönemde Devrim Muhafızları üssünün bir parçası olduğu ve yolların üsse bağlandığı görülüyor. Ancak 2016 yılına gelindiğinde, binanın üsten duvarlarla ayrıldığı, bir spor sahası eklendiği ve tamamen sivil bir eğitim kurumuna dönüştüğü uydu haritalarında açıkça belli oluyor.
Stanford Üniversitesi İnsan Hakları ve Uluslararası Adalet Merkezi'nden eski Dışişleri yetkilisi Beth Van Schaack, "ABD'nin istihbarat kapasitesi göz önüne alındığında, yakınlarda bir okul olduğunu bilmeleri gerekirdi" diyerek tepki gösterdi. Oxford Üniversitesi'nden savaş hukuku uzmanı Janina Dill ise saldıran tarafın hedefi "doğrulamakla" yükümlü olduğunu, aksi takdirde bunun açık bir uluslararası hukuk ihlali (savaş suçu) sayılacağını belirtti.
İran'da operasyonun en kanlı sivil kaybı: ABD-İsrail saldırılarında 170 öğretmen ve öğrenci öldü
BEYAZ SARAY NE DİYOR?
Konuyla ilgili NYT'nin sorularını yanıtlayan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, okulu ABD'nin vurup vurmadığına dair "Bildiğimiz kadarıyla hayır" derken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Savaş Bakanlığı'nın konuyla ilgili soruşturma başlattığını belirtmekle yetindi.
175 sivilin ve onlarca çocuğun hayatını kaybettiği bu katliamın, ABD istihbaratının "güncellenmemiş eski haritalar" kullanması yüzünden yaşanmış olması, savaşın sivil maliyetine yönelik küresel öfkeyi daha da artıracak gibi görünüyor.
