Tel Aviv'in Orta Doğu'daki askeri ve siyasi adımları Avrupa sokaklarında protesto edilmeye devam ediyor. İsrail'in, işgal ettiği Batı Şeria'yı ilhak etme planlarına ve Lübnan'daki aralıksız saldırılarına karşı çıkan yüzlerce kişi Stockholm'ün merkezinde bir araya geldi. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla Odenplan Meydanı'nda düzenlenen gösteride, bölgedeki gerilime ve İsrail'in giderek artan saldırgan politikalarına tepki gösterildi.
İsrail'i 10 Ekim ateşkesini ihlal etmekle suçlayan göstericiler, Batı Şeria ve Lübnan'daki sivil alanların kasıtlı olarak hedef alınmasını kınadı. Bölgedeki sivil kayıplara ve insani krize dikkat çekmek isteyen eylemciler yürüyüş sırasında "Gazze'de çocuklar öldürülüyor", "Okullar ve hastaneler bombalanıyor", "Lübnan'a yönelik saldırıları durdurun" ve "Gıda kıtlığına son verin" yazılı pankartlar taşıdı.
'BÜYÜK İSRAİL PLANINA' ENGEL OLACAK BÜTÜN ÜLKELERİ YOK ETMEK İSTEYECEKLER
Protestoya katılan aktivistlerden Rana Kadri, durumun perde arkasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Filistin topraklarındaki eylemlerinin daha geniş çaplı bir "Büyük İsrail" planının parçası olduğuna inandığını söyleyen Rana Kadri, "Büyük İsrail planı var olduğu sürece İsrail, bu hedefe tehdit olarak gördüğü ülkeleri yok etme stratejisinden vazgeçmeyecektir" ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ: İDAM CEZASINI MÜSLÜMAN BİR ÜLKE GETİRSEYDİ…
Aktivist Rana Kadri ayrıca, İsrail parlamentosunda Filistinli tutuklular için gündeme gelen idam cezası kararı da dahil olmak üzere, İsrail'in tartışmalı politikalarına karşı küresel çapta sergilenen sessizliği sert bir dille eleştirdi. Uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını savunan Kadri, "Eğer Müslüman bir ülke benzer bir yasa önerseydi, tüm dünya buna tepki gösterirdi. Ancak söz konusu İsrail olduğunda, hiçbir şeyin bedeli olmuyor" dedi.
