ABD ve İsrail'in dünyayı küresel bir krize, Orta Doğu'yu da ateşe sürüklediği İran savaşında ABD Başkanı Trump bir geri bir ileri adım atsa da en sert saldırılar önceki gece yaşandı. Trump'ın 'yok olmak üzere' dediği İran, enerji ve nükleer tesislerine hava saldırısı düzenleyen İsrail'e çok sert cevap verdi. Balistik füzelerle İsrail'in gizli nükleer silah programının kalbi olan Dimona ile birlikte beş şehrini vurdu. Füzelerin büyük tahribata neden olduğu kentlerde onlarca kişinin öldüğü ve yüzlerce kişinin de yaralandığı belirtildi.
SAVUNMA SİSTEMLERİ ÇÖKTÜ
avaşın başından beri tansiyonun zirve yaptığı gecede, İsrail’in savunma sistemlerinin etkisiz hale getirildiği duyuruldu. Tel Aviv'in hava savunma sistemi Demir Kubbe'nin durduramadığı füzelere ilişkin bir açıklama yapan Başbakan Netanyahu 'Geleceğimiz için verdiğimiz mücadelede çok zor bir akşam oldu' dedi. İran da aynı gece büyük saldırılara maruz kaldı. Tahran genelinde şiddetli patlamalar meydana geldi. İran ordusu, başkent semalarında bir ABD-İsrail SİHA'sını düşürdüğünü duyurdu.
HÜRMÜZ’DEN ŞARTLI GEÇİŞ İZNİ: DÜŞMAN GEMİSİ OLMAYAN GEÇEBİLİR
ABD Başkanı Trump, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde tamamen açmaması halinde İran’ı enerji altyapısını 'yok etmekle' tehdit etti. Cevap İran'ın Uluslararası Denizcilik Örgütü temsilcisinden geldi. 'Düşman gemileri' dışında kalan tüm gemilerin gerekli güvenlik koordinasyonu sağlanarak Hürmüz Boğazı’ndan geçebileceğini söyledi.

İSRAİL’E 59 YILIN EN AĞIR DARBESİ
İran, İsrail’in nükleer ve enerji altyapısını hedef alan saldırılarına 1967 savaşlarında bile görülmeyen bir misillemeyle karşılık verdi. Dimona ve Arad’a isabet eden balistik füzeler 160’tan fazla kişiyi yaraladı, Demir Kubbe çöktü. Netanyahu “çok zor bir akşam” derken, İsrail ordusu füzelerin neden engellenemediğine ilişkin soruşturma başlattı.
ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta tansiyon hafta sonu yeni ve son derece tehlikeli bir eşiğe çıktı. İran, İsrail’in enerji ve nükleer altyapısını hedef alan saldırılarına şimdiye kadarki en sert misillemelerinden biriyle karşılık vererek ülkenin güneyindeki Dimona ve Arad kentlerine balistik füze saldırısı düzenledi. İsrailli yetkililere göre saldırılarda 160’tan fazla kişi yaralandı; çok sayıda yaralının durumunun ağır olduğu bildirildi. İsrail kamuoyunda ve güvenlik çevrelerinde, bunun 1967 savaşlarından bu yana ülkenin aldığı en sarsıcı darbelerden biri olduğu yorumları öne çıktı. İsrail acil servislerinin paylaştığı bilgilere göre Arad’da 84, Dimona’da ise 78 kişi tedavi altına alındı. Dimona’da ağır yaralananlar arasında 10 yaşındaki bir çocuğun da bulunması, saldırının yarattığı toplumsal sarsıntıyı daha da büyüttü. Ancak asıl şok, saldırının yalnızca can kaybı ve yıkım boyutundan değil, hedefin sembolik ağırlığından kaynaklandı. Çünkü vurulan hat, İsrail’in nükleer kapasitesinin kalbi kabul edilen Dimona çevresiydi. Dimona’ya yaklaşık 13 kilometre uzaklıktaki Şimon Peres Negev Nükleer Araştırma Merkezi, kamuoyunda “Dimona reaktörü” olarak anılıyor. Resmi olarak araştırma tesisi şeklinde tanımlansa da, İsrail’in onlarca yıldır stratejik belirsizlik politikasıyla çevrelediği nükleer kapasitesinin merkezi kabul ediliyor. Bu nedenle tesis çevresine yönelen her tehdit, Tel Aviv açısından doğrudan ulusal güvenlik alarmı anlamına geliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Dimona yakınındaki tesiste şu ana kadar herhangi bir hasar tespit edilmediğini açıkladı. Ajans ayrıca İran’daki Natanz nükleer tesisi çevresinde de tesis dışı radyasyon seviyelerinde artış görülmediğini duyurdu. İran devlet televizyonu ise Dimona ve Arad’a yönelik saldırıların, aynı gün Natanz’a düzenlenen saldırıya karşılık yapıldığını bildirdi. İran Atom Enerjisi Kurumu da Natanz’ın hedef alınmasını Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın ihlali olarak niteledi ancak radyoaktif sızıntı yaşanmadığını açıkladı. İsrail tarafında en dikkat çekici başlık ise hava savunma sistemlerinin bu kez füzeleri durduramaması oldu. İsrailli itfaiye yetkilileri, hem Dimona hem Arad’da önleyici sistemlerin devreye girdiğini ancak balistik füzeleri vuramadığını, yüzlerce kilogramlık savaş başlığı taşıyan mühimmatın doğrudan hedefe isabet ettiğini bildirdi. İsrail ordusu da Dimona ve Arad’daki başarısızlığın nedenini araştırmak üzere resmi soruşturma başlattı. Times of Israel ve Kanal 12’nin aktardığına göre, iki saat içinde iki kenti vuran füzeler, geçmişte de İsrail’e atılan ve önlenebilen türdeydi; ancak bu kez hava savunma sistemi sonuç veremedi. Yalnızca Arad’da en az dokuz binanın ağır hasar aldığı, iki bölgede de çok ciddi tahribat oluştuğu belirtildi. Bu tablo, Demir Kubbe ve çok katmanlı hava savunma hattına ilişkin “çöküş” tartışmalarını beraberinde getirdi. İran’ın misillemelerinin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da kamuoyuna yaptığı açıklamada saldırının yarattığı etkiyi gizlemedi. Arad Belediye Başkanı Yair Maayan ile görüştüğünü duyuran Netanyahu, “Geleceğimiz için verdiğimiz mücadelede çok zor bir akşam geçirdik” ifadesini kullandı. Netanyahu, bölgeye tüm yardımın sağlanması talimatını verdiğini belirtirken, İran ve Lübnan’a yönelik saldırıların süreceğini de ilan etti. İsrail basınına yansıyan haberlerde, saldırılar nedeniyle daha önce gevşetilen güvenlik tedbirlerinin yeniden sıkılaştırıldığı, bazı bölgelerde okullarda eğitime tekrar ara verileceği aktarıldı. Dün yaşanan yeni füze dalgası ise savaşın yalnızca güneyde sınırlı kalmadığını gösterdi. Tel Aviv ve çevresinde sirenler çalarken, Ayalon Otoyolu ile Petah Tikva’da füze parçalarının düştüğü ve en az 6 kişinin hafif ve orta derecede yaralandığı açıklandı. İran cephesi de aynı saatlerde söylemini daha da sertleştirdi. Hatemu’l Enbiya Merkez Karargâhı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, İran silahlı kuvvetlerinin doktrininin “savunmadan saldırıya” döndüğünü belirterek bundan sonra daha gelişmiş silah sistemleri kullanılacağını söyledi.
ARAD’DA HALKTAN BEN-GVİR’E ÖFKE: ‘SEN YAHUDİ NAZİSİN ÖLÜM GETİRİYORSUN’
İran füzesinin vurduğu İsrail’in güneyindeki Arad kentinde aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’e sert tepki gösterildi. Saldırı bölgesini ziyaret eden Ben-Gvir, bazı kent sakinleri tarafından yuhalanırken, bir kadın bakana “Sen bir Yahudi Nazisin. Sadece ölüm saçıyorsun. Burada ne işin var? Kasabamdan defol git” diye bağırdı. Çevredekilerin de protestoya destek verdiği ve Ben-Gvir’den kenti terk etmesini istediği görüldü. İsrail kabinesinde İran’a yönelik saldırıların en ateşli savunucularından biri olan Ben-Gvir’e yönelen öfke, misillemenin yarattığı yıkımın ardından büyüdü. Kızıl Davud Yıldızı, Arad’daki saldırıda 84 kişinin yaralandığını, bunlardan 10’unun durumunun ağır olduğunu açıkladı. Sosyal medyada yayılan görüntüler, İran misillemesinin ardından yalnızca güvenlik tartışmalarını değil, İsrail iç siyasetindeki sert fay hatlarını da görünür hale getirdi.
