Dünya liderlerini, politika yapıcıları ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren İsviçre'de yapılan Davos Zirvesi, bu yıl ABD Başkanı Donald Trump'ın müttefikleriyle yaşadığı "Grönland gerilimi" gölgesinde başladı. Trump, konuşmasında NATO müttefiklerini güvenilmez ortaklar olarak nitelendirirken, Danimarka'ya bağlı özerk bölge Grönland'ın ABD güvenliği için kritik olduğunu savundu. Ancak konuşmanın en dikkat çekici bölümü, Başkan'ın adanın kontrolü için izleyeceği yöntemle ilgili geri adımı oldu.
GRÖNLAND VE 'GÜÇ KULLANIMI' TARTIŞMASI
Trump’ın konuşmasının en çok yankı uyandıran bölümü, Beyaz Saray’ın uzun süredir gündemde tuttuğu Grönland’ın ABD topraklarına katılması projesiydi. Daha önce bu talebe direnen müttefiklerini yüzde 10’luk ek gümrük vergileriyle tehdit eden Trump, Davos’ta tonunu yumuşatarak askeri müdahale spekülasyonlarına son noktayı koydu.
Konuşmasında, "Hiçbir şey talep etmiyoruz ve hiçbir şey alamıyoruz" diyen Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Aşırı güç kullanarak durdurulamaz bir şekilde alabiliriz ama bunu yapmayacağım. Bunu yapmam gerekmiyor, yapmak istemiyorum ve yapmayacağım. ABD'nin tek istediği Grönland isimli yer."
Kanada Başbakanı Mark Carney’in dünyayı sarsan Davos konuşmasının tam metni
Trump, adanın mülkiyetini istemesinin gerekçesini "yasal ve psikolojik" nedenlere dayandırdı. "Kiralık bir bölgeyi savunamazsınız" diyen Başkan, ABD'nin "enerjik ve tehlikeli düşmanlarını" uzak tutmak için adaya, kendi tabiriyle "dünyanın en büyük altın kubbesini" (füze savunma sistemi) inşa etmeyi planladığını belirtti. Ayrıca, "ABD dışında hiçbir ulusun veya uluslar grubunun Grönland'ı koruyacak konumda olmadığını" iddia etti.

GRÖNLAND'I İZLANDA İLE KARIŞTIRDI
Başkan Trump, konuşmasında NATO ittifakının işlevselliğini ve Avrupa ülkelerinin katkılarını sert bir dille eleştirdi. ABD'nin ittifak tarafından "haksızlığa uğradığını" savunan Trump, "Biz onlar için yüzde 100 oradayız ama onların bizim için orada olacağından emin değilim" dedi.
Konuşma sırasında Trump'ın, Grönland ile ilgili eleştirilerini sıralarken NATO üyesi bağımsız bir ülke olan İzlanda ile Danimarka'ya bağlı Grönland'ı karıştırdığı görüldü. İzlanda'nın ABD'nin yanında durmadığını belirten Trump, borsadaki düşüşlerin sebebini de bu ülkeye bağladı. Trump, "Bana 'baba' (daddy) diyorlardı, şimdi ise korkunç bir insan olduğumu düşünüyorlar" diyerek liderlerin kendisine bakışının değiştiğini öne sürdü.
UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI: "ANLAŞMAZLARSA APTALLAR"
Zirve kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir görüşme gerçekleştireceğini duyuran Trump, yaklaşık dört yıldır devam eden savaşa dair net bir tutum sergiledi. Hem Zelenskiy’nin hem de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaşı bitirmek istediğine inandığını belirten Trump, tarafları anlaşmaya zorlayan bir üslup kullandı:
"Şu anda bir araya gelip bir anlaşma yapabilecekleri bir noktada olduklarına inanıyorum. Ve eğer bunu yapmazlarsa aptallar. Bu her ikisi için de geçerli. Aptal olmadıklarını biliyorum ama bu işi halledemezlerse aptaldırlar."
"FED BAŞKANINI YAKINDA AÇIKLAYACAĞIM"
Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Børge Brende ile yaptığı soru-cevap oturumunda, ABD'nin 38 trilyon doları aşan ulusal borcu gündeme geldi. Trump, borç krizinden "büyüyerek çıkacaklarını" savunurken, maliyetleri kısacaklarını iddia etti.
Piyasaların merakla beklediği Fed (Amerikan Merkez Bankası) Başkanlığı ataması konusunda ise Trump, mevcut başkan Jerome Powell’ın yerine "çok uzak olmayan bir gelecekte" yeni bir isim açıklayacağını duyurdu. Adayın "saygı duyulan bir erkek" olacağı dışında ipucu vermeyen Trump'ın, danışmanlarıyla Kevin Hassett ve Kevin Warsh isimlerini değerlendirdiği belirtiliyor.

ÇİN, İNGİLTERE VE VENEZUELA'YA BAKIŞ
Trump'ın dış politika değerlendirmelerinde diğer öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
Çin: Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile "harika bir ilişkisi" olduğunu belirten Trump, Şi'yi "inanılmaz bir adam" olarak niteledi. Pandemi döneminde Şi’nin ricası üzerine "Çin virüsü" tabirini kullanmayı bıraktığını açıkladı.
İngiltere ve Enerji: İngiltere'yi Kuzey Denizi'ndeki petrol rezervlerini yeterince kullanmamakla suçlayan Trump, Londra hükümetinin rüzgar enerjisine yönelmesini eleştirdi. Petrol şirketlerinin kendisine bu konuda şikayette bulunduğunu belirtti.
Venezuela: ABD'nin müdahaleleri sonrası Venezuela'nın "fantastik derecede iyi" durumda olduğunu iddia eden Trump, ülkenin ekonomik olarak toparlanacağını öne sürdü.
Uyuşturucu ile Mücadele: Denizdeki uyuşturucu trafiğini yüzde 97,2 oranında azalttıklarını iddia eden Trump, sıranın karadaki operasyonlara geldiğini söyledi.
Ardından Davos'taki konuşmasında kendisini sert bir dille eleştiren Kanada Başbakanı Mark Carney'e sert eleştiriler yönelten ABD Başkanı, Grönland'ın sahipliğini komşu ülkeyi savunmak için kullanacağını ileri sürdü.
Trump Carney ile ilgili şöyle konuştu:
"Bu arada, Kanada bizden çok fazla bedava hizmet alıyor. Minnettar olmaları gerekirdi ama değiller. Dün başbakanınızı izledim. Pek de minnettar değildi."
SALONDA SOĞUK RÜZGARLAR
Konuşması boyunca Avrupa'nın "yanlış yöne gittiğini" savunan ve Batı medeniyetinin temellerinin yok edildiğini iddia eden Trump, Davos izleyicisinden beklediği coşkulu tepkiyi alamadı. Konuşmanın büyük bölümü sessizlikle dinlenirken, Başkan kürsüden inerken sadece nezaketen yapılan cılız alkışlar duyuldu.

