ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail’deki geleneksel destekçileri arasındaki görüş ayrılıkları giderek daha görünür hale gelirken, İsrail’in en yüksek tirajlı muhafazakâr gazetelerinden biri olan Israel Hayom’da yayımlanan dikkat çekici bir yazı, bu gerilimin son örneği oldu.
Cumhuriyetçi Parti’nin ve Trump’ın en büyük finansörlerinden biri olarak bilinen Miriam Adelson’un sahibi olduğu gazetede yayımlanan yazıda, Trump’ın İran ile bir uzlaşmaya yönelmesine sert tepki gösterildi. Yazı boyunca ABD Başkanı’nın dış politika tercihleri, özellikle de İran konusunda izlediği çizgi, İsrail’in güvenlik çıkarlarına aykırı olarak değerlendirildi.
Gazetede yer alan değerlendirmede Trump’a doğrudan hitap edilerek şu ifadeler kullanıldı:
"(Trump) Aydınlık dünyanın insani çıkarlarına çok ağır bir zarar verdiniz ve Amerika’nın aşağılanmasına yol açan Başkan olarak sonsuza dek hatırlanabilirsiniz. Bize, yani İsraillilere ihanet ettiniz."
Vance’ten İsrail'e ayar: Sizi Trump'tan başka seven yok
İRAN’LA ANLAŞMA ARAYIŞINA “TESLİMİYET” SUÇLAMASI
Yazıda Trump’ın İran ile bir mutabakata varma girişimi, diplomatik bir başarı değil, stratejik bir geri adım olarak nitelendirildi. ABD Başkanı’nın siyasi kariyerinde sıkça dile getirdiği tarihsel miras ve Nobel Barış Ödülü hedeflerine de gönderme yapılan yazıda, Trump’ın önünde bulunan fırsatı değerlendiremediği savunuldu.
Gazete, Trump’ın küresel ölçekte güçlü bir lider olarak anılma şansını kendi tercihleriyle kaybettiğini ileri sürerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Gelmiş geçmiş en büyük başkan olabilirdiniz ama başaramadınız... (İran ile) Bir teslimiyet anlaşması imzalayarak başarısız oldunuz. (Gelmiş geçmiş en büyük ABD Başkanı olma) İddia ettiğiniz gibi, o Başkan olabilirdiniz ama başaramadınız. Fırsatı kaçırdınız. Bunun yerine, Amerika'nın aşağılanmasına yol açan, onun stratejik gücüne ve dünyadaki öncü statüsüne ciddi şekilde zarar veren Başkan olarak sonsuza dek hatırlanacaksınız."
NETANYAHU VE İSRAİL KONUSUNDAKİ AÇIKLAMALARI DA HEDEFTE
Yazının dikkat çeken bölümlerinden biri de Trump’ın geçmişte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında yaptığı açıklamalara ayrıldı.
Trump’ın gazetecilere verdiği demeçlerde kullandığı "Onu hapisten ben kurtardım." ifadesinin gerçek dışı olduğu öne sürülen yazıda, ABD Başkanı’nın daha önce dile getirdiği "Ben olmasam İsrail var olmazdı." sözleri de eleştirildi.
Gazete, İsrail devletinin Trump’tan önce de var olduğunu ve onun siyasi kariyerinden bağımsız şekilde varlığını sürdüreceğini savundu. Yazıda ayrıca ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin daha önce kullandığı "İsrail olmasaydı, Amerika var olmazdı." sözlerine atıfta bulunuldu.
Trump'tan İsrail'e 'sağduyu' çağrısı
PETROL FİYATLARI VE HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI
Yazıda İran’la yapılacak olası bir anlaşmanın kısa vadeli ekonomik rahatlama sağlayabileceği yönündeki değerlendirmelere de karşı çıkıldı. Özellikle enerji piyasalarındaki mevcut görünümün yanıltıcı olduğu savunularak petrol fiyatlarındaki düşüşün kalıcı bir güvenlik göstergesi olmadığı ileri sürüldü.
Gazete, gelecekte İran’ın yeniden Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını artırması halinde çok daha büyük bölgesel ve küresel krizlerin ortaya çıkabileceğini öne sürdü. Bu çerçevede Trump’ın izlediği politikanın ABD’nin stratejik konumunu zayıflattığı iddia edildi.
“KENDİMİZİ İHANETE UĞRAMIŞ HİSSEDİYORUZ”
Yazının son bölümünde Trump’a yönelik eleştirilerin tonu daha da sertleşti. İsrail kamuoyunda oluştuğu ileri sürülen hayal kırıklığı vurgulanırken, Trump’ın İsrail’e yönelik geleneksel desteğinden uzaklaştığı savunuldu.
Yazı şu ifadelerle tamamlandı:
"(İsrailliler) Kendimizi ihanete uğramış hissediyoruz, daha azı değil. Çünkü tüm kusurlarınızla birlikte kalbinizin doğru yerde, bizimle olduğu görünüyordu. Buna karşı hareket ettiniz. Sabrınızı, ahlaki ve liderlik pusulanızı kaybettiniz. Sadece bundan geri adım atar ve İran ile nihai bir anlaşmaya varmaktan kaçınırsanız bir düzeltme olabilir."
ADELSON AİLESİ İLE TRUMP ARASINDAKİ İLİŞKİLER YENİDEN GÜNDEMDE
Söz konusu yazı, Trump ile Adelson ailesi arasındaki geçmişte zaman zaman kamuoyuna da yansıyan görüş ayrılıklarını yeniden gündeme taşıdı.
Trump, Cumhuriyetçi Parti’nin en önemli bağışçıları arasında yer alan merhum Sheldon Adelson’ın eşi Miriam Adelson’a Beyaz Saray’da ABD’nin en yüksek sivil nişanlarından biri olan Başkanlık Özgürlük Madalyası’nı takdim etmişti.
Ancak Trump daha sonraki bir konuşmasında, madalya verdiği Adelson’a bizzat “Önceliğin İsrail mi yoksa ABD mi?” sorusunu yönelttiğini, ancak bu soruya herhangi bir yanıt alamadığını anlatmıştı.
