Orta Doğu'da dördüncü haftasını geride bırakan savaşta, diplomatik manevralar ile sahadaki askeri gerçekler arasındaki uçurum giderek büyüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, görüşmelerin iyi gittiğini öne sürerek İran'ın enerji altyapısına yönelik yıkım operasyonunu 6 Nisan'a kadar (10 gün) ertelediğini duyurmasının hemen ardından, İsrail ordusu İran'ın kalbine yönelik yıkıcı bir hava harekatı düzenledi.
Saldırının boyutlarını ve vurulan stratejik hedefleri, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Araghchi) resmi X (Twitter) hesabından yaptığı son dakika açıklamasıyla dünyaya ilan etti.
Arakçi'nin paylaşımına göre; İsrail sadece askeri hedefleri değil, doğrudan sivil ve ekonomik altyapıyı da haritadan silmeyi amaçladı. Saldırılarda İran'ın en büyük iki çelik fabrikası, bir elektrik (enerji) santrali, çeşitli altyapı tesisleri ve en önemlisi sivil nükleer tesisler hedef alındı.
ABD ve İsrail, nükleer tesisleri hedef alıyor
"TRUMP'IN KARARIYLA ÇELİŞİYOR, ABD İLE KOORDİNELİLER"
İran Dışişleri Bakanı'nın açıklamasındaki en kritik vurgu ise ABD'nin bu saldırıdaki rolü ve Trump'ın verdiği "mola" kararı arasındaki tezatlıktı.
İsrail'in bu devasa yıkım saldırısını "ABD ile koordinasyon halinde" gerçekleştirdiğini iddia ettiğine dikkat çeken Arakçi, İngilizce yaptığı paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Bu saldırı, POTUS'un (ABD Başkanı Trump'ın) diplomasi için uzattığı süreyle açıkça çelişmektedir." Bu durum, askeri kulislerde "İsrail Trump'ı dinlemiyor mu, yoksa 10 günlük erteleme açıklaması İran'ı gafil avlamak için bir aldatmaca mıydı?" sorularını beraberinde getirdi. Dün Wall Street Journal, arabulucuların "İran ek süre falan istemedi" diyerek Trump'ı yalanladığını ve Pentagon'un bölgeye 10 bin ek asker göndermeyi planladığını yazmıştı. Bu son saldırı, ABD ve İsrail'in "oyalayıcı diplomasi" perdesi arkasında asıl yıkıcı planlarını devreye soktuğu şeklinde yorumlanıyor.
İran'dan ABD ve İsrail'e sert mesaj: Bu kez denklem göze göz, dişe diş olmayacak
"AĞIR BİR BEDEL ÖDETECEĞİZ"
Diplomasinin tamamen çöktüğünü işaret eden mesajını tavizsiz bir tehditle sonlandıran Bakan Arakçi, "İran, İsrail'in suçları için AĞIR bir bedel (HEAVY price) ödetecektir" ifadelerini kullandı.
Daha önce "Bize karşı bir adım atılırsa bölge ülkesinin altyapısını amansızca vururuz" diyerek Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini tehdit eden, ardından Çin devletine ait kargo gemilerini bile Hürmüz Boğazı'ndan geri çeviren İran'ın; sivil nükleer tesislerinin ve en büyük sanayi merkezlerinin vurulmasına nasıl bir misilleme yapacağı tüm dünyada endişeyle bekleniyor.
