Yatırım zirvesine katılmak üzere Miami’ye giden ABD Başkanı Donald Trump, havalimanında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. ABD’nin askeri kapasitesinin "gizli ve gelişmiş silahlarla" zirveye ulaştığını savunan Trump, İran etkisinden arındırılmış bir Orta Doğu’nun eşiğinde olduklarını iddia etti.
ANKARA İLE "STRATEJİK UYUM" VURGUSU
Trump konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a dikkat çekti ve Türkiye’nin bölgesel çatışmalardaki denge politikasını takdirle karşıladığını belirtti. Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye harika bir iş çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan harika bir lider; kendisinden beklentilerimiz doğrultusunda süreçte çok doğru bir duruş sergiledi. Türkiye ve Endonezya gibi ülkelerden aldığımız destek, geleneksel müttefiklerimizin ötesine geçmiştir."
Trump, NATO’ya yönelik sert eleştirilerini yinelerken, Türkiye’nin ittifak içerisindeki özgün ve stratejik konumuna vurgu yapmayı ihmal etmedi.
"TRUMP BOĞAZI" SÜRÇMESİ VE HAMANEY İDDİALARI
Konuşma sırasında Hürmüz Boğazı’ndan bahsederken sehven "Trump Boğazı" ifadesini kullanan ABD Başkanı, hatasını düzelttikten sonra medyayı eleştiren karakteristik üslubunu sürdürdü. Operasyonel sürece dair veriler de paylaşan Trump, mühimmat stoklarının yeterli olduğunu belirterek, "Halen imha edilmeyi bekleyen 3 bin 554 hedefimiz var ve bu süreç hızla tamamlanacak," dedi.
İran’ın liderlik kademesine dair istihbarat iddialarını da gündeme taşıyan Trump, Ali Hamaney’in hayatını kaybettiğini, halefi olarak görülen oğlu Mücteba Hamaney’in ise ya saf dışı kaldığını ya da durumunun kritik olduğunu ileri sürdü. Bu süreçte Suudi Arabistan’ın lojistik desteğine teşekkür eden Trump, "NATO’nun aksine onlar gerçek anlamda yardımcı oldu," diyerek Avrupalı müttefiklerine göndermede bulundu.
YENİ ROTA: "SIRADA KÜBA VAR"
Basın toplantısının sonunda "şaka ile karışık" ancak siyasi yankı uyandıracak bir çıkış yapan Trump, Orta Doğu’daki "İran terörü" defterini kapattıklarını savunarak rotayı Karayipler’e kırdı. "Sırada Küba var. Lütfen bunu söylememişim gibi yapın," sözleriyle yeni bir dış politika krizinin sinyalini veren Trump, ABD’nin elindeki "kimsenin bilmediği gizli silahların" caydırıcılığını bir kez daha hatırlatarak kürsüden ayrıldı.
