Rusya-Ukrayna savaşında teknolojik üstünlük mücadelesi yeni bir aşamaya taşındı. Ukrayna birlikleri, ticari uydulardan gelen yüksek çözünürlüklü ve neredeyse gerçek zamanlı görüntüleri cephe hattındaki askerlerin doğrudan kullanımına sunan yeni bir sistemi test etmeye başladı.
Wall Street Journal'de yer alan makaleye göre sistemin, Rus askeri hedeflerinin daha hızlı belirlenmesini ve dron saldırılarının daha isabetli yapılmasını sağladığı belirtiliyor.
CEPHEDEKİ ASKERİN TELEFONUNA UYDU GÖRÜNTÜSÜ
Ukrayna’nın güneydoğusunda cephe hattına yaklaşık 10 kilometre mesafede görev yapan küçük bir birlik, ağaçlık alan içinde gizlenen bir binada olağan dışı hareketlilik olduğunu tespit etti.
Keşif dronu yoğun bitki örtüsü nedeniyle net görüntü alamazken, birliğin elinde başka bir imkan vardı: Ticari uydular tarafından çekilen yüksek çözünürlüklü görüntüler.
Askerler, cep telefonları, tabletleri ve dizüstü bilgisayarlarına doğrudan ulaşan uydu görüntüleri üzerinden binanın çevresinde zırhlı araçlara ait kalın metal gövdeleri fark etti. Bu araçların, üst düzey Rus askeri yetkililer tarafından kullanılan türden olduğu değerlendirildi.
Üç günlük yörünge takibinin ardından bölgenin Rus güçlerinin operasyon planlamak için kullandığı bir toplantı noktası olduğu sonucuna varıldı. Ardından bina ve çevresindeki araçlar saldırı dronuyla hedef alındı.
HEDEF BELİRLEME SÜRESİ YÜZDE 90’A KADAR KISALDI
Son altı ayda küçük birliklerle yürütülen test görevlerinde, ticari uydu şirketi Vantor tarafından sağlanan görüntülerin Ukrayna’nın dron saldırılarını daha hızlı ve hassas hale getirdiği belirtildi.
Sistemin, Rus askeri unsurlarını tespit edip vurmak için gereken süreyi bazı görevlerde yüzde 90’a kadar kısalttığı ifade edildi.
Bu teknoloji yalnızca uydu görüntülerinden ibaret değil. Görüntüleri destekleyen yazılımlar, askerlerin hedefleri ayrıntılı şekilde incelemesine, geçmiş görüntülerle karşılaştırmasına ve saldırı için en uygun dron rotasını simüle etmesine imkan tanıyor.
TİCARİ UYDULAR SAVAŞ KARARLARINI YÖNLENDİRİYOR
Söz konusu uygulama, ticari uydu görüntülerinin doğrudan cephedeki askere ulaşarak gerçek zamanlı savaş kararlarını yönlendirdiği bilinen ilk örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Daha önce yasa dışı balıkçılığı takip etmek, harita güncellemeleri yapmak ya da sivil analizlerde kullanılmak için devreye alınan ticari uydular, Ukrayna savaşında doğrudan askeri hedefleme sürecinin parçası haline geldi.
Bu teknoloji; ABD merkezli Vantor, Hollandalı coğrafi istihbarat şirketi Bravo1Alpha, ABD merkezli Persistent Systems ve Ukraynalı savunma şirketi Burevii arasındaki iş birliğiyle kullanıma alındı.
“PARA VE ZAMAN KAZANDIRIYOR”
Ukraynalı askerler için bu sistemin en kritik avantajı, iki sınırlı kaynağı koruması: para ve zaman.
Cephede görev yapan bir Ukraynalı savaşçı, uydu görüntüleri sayesinde keşif dronlarına daha az ihtiyaç duyduklarını söyledi. Keşif dronları hem pahalı hem de Rus elektronik harp sistemleri tarafından karıştırılmaya ya da düşürülmeye daha açık.
Yeni sistemle askerler, geniş alanları taramak için dron uçurmak yerine, uydu görüntülerinden hedef değişimlerini takip edebiliyor.
STARFALL II OPERASYONUNDA KRİTİK ROL
İlkbaharda yapılan Starfall II adlı görevde, Ukrayna birliklerinin iki buçuk hafta içinde milyarlarca dolarlık Rus askeri varlığını imha ettiği aktarıldı.
Bu hedefler arasında işgal altındaki Ukrayna topraklarında bulunan bir Rus mühimmat deposu da vardı.
Ukrayna’nın 422. Tugayı’na bağlı orta menzilli saldırı ekibi, bir zamanlar tahıl depolamak için kullanılan yapıların yeni uydu görüntülerini eski fotoğraflarla karşılaştırdı. Görüntülerdeki değişiklikler ve askeri araçların mühimmat indirdiğini düşündüren yeni lastik izleri, alanın artık tarımsal amaçla kullanılmadığı kanaatini güçlendirdi.
Bunun üzerine saldırı dronları bölgeye yönlendirildi.
Bir Ukraynalı teknik danışman, “Yok ettiğiniz her mühimmat deposu en az birkaç Ukraynalı askerin hayatını kurtarır” değerlendirmesinde bulundu.
HAFTALAR SÜREN SÜREÇ SAATLERE İNDİ
Uydu istihbaratı, daha önce haftalar sürebilen hedef tespit ve saldırı planlama sürecini saatlere indirebiliyor.
Geçmişte cepheye ulaşan istihbarat, merkezi inceleme süreçleri nedeniyle saatler ya da günler gecikebiliyordu. Bazı durumlarda hedef bilgisi cephedeki birliklere ulaştığında artık operasyonel değerini kaybetmiş oluyordu.
Yeni sistemde ise Vantor’un görüntüleri uydudan doğrudan askerin cihazına 15 dakika gibi kısa bir sürede ulaşabiliyor.
Bu, Kyiv’deki merkezi onay süreçlerini büyük ölçüde devre dışı bırakıyor.
“SENSÖRDEN ATICIYA” DÖNGÜSÜ KISALIYOR
Askeri analistlere göre Ukrayna savaşındaki en belirleyici eğilimlerden biri, “sensörden atıcıya” olarak bilinen hedef tespitinden saldırıya geçiş süresinin kısalması.
Yeni sistem, sahadaki askerin hedefi daha hızlı görmesini, analiz etmesini ve saldırı kararı almasını sağlıyor.
Bu durum, Rusya’nın lojistik merkezleri, mühimmat depoları, hava savunma sistemleri ve cephe gerisindeki komuta noktaları açısından baskıyı artırıyor.
YAPAY ZEKA HEDEF DEĞİŞİMİNİ TAKİP EDİYOR
Vantor’un yazılımı, askerlerin güncel uydu görüntülerini geçmiş görüntülerle karşılaştırmasına imkan tanıyor.
Bu sayede bir bölgedeki altyapı değişiklikleri, yeni araç hareketleri, geçici askeri konuşlanmalar ya da lojistik faaliyetler daha hızlı fark edilebiliyor.
Yapay zeka destekli sistem, geniş alanları izleyerek hedefteki değişiklikleri otomatik olarak işaretleyebiliyor.
Yazılım ayrıca üç boyutlu görselleştirmeler üreterek saldırı dronlarının en uygun uçuş rotasının simüle edilmesine yardımcı oluyor.
10 UYDUYLA GÜNDE 7 MİLYON KİLOMETREKARE TARAMA
Vantor’un 10 uydusunun günde yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik alanı taradığı, herhangi bir noktayı günde 12 ila 15 kez görüntüleyebildiği belirtiliyor.
Şirketin görüntülerindeki koordinatların genellikle hedefin gerçek konumuna 5 metre mesafede olduğu ifade ediliyor.
Ukraynalı kullanıcılar, bu hassasiyetin 50 kilogramlık patlayıcı taşıyan bir saldırı dronu için yeterli olduğunu belirtiyor.
BULUT VE HAREKETLİ HEDEF SINIRLAMASI
Buna karşın sistemin sınırlamaları da var.
Yoğun bulutlu havalarda uydu görüntülerinin etkisi azalıyor. Bu durum, özellikle Ukrayna kışında önemli bir sorun haline gelebiliyor.
Ayrıca uydular, havada uzun süre kalabilen dronlar gibi hareketli bir hedefi sürekli takip edemiyor. Bu nedenle sistem, daha çok sabit ya da belirli aralıklarla gözlemlenebilen hedeflerde etkili oluyor.
ABD ORDUSU DA BENZER SİSTEMLERE YÖNELİYOR
Ukrayna’nın sahadaki kullanımı, Batılı ordular için de dikkat çekici bir örnek oluşturdu.
ABD Özel Operasyonlar Komutanlığı’nın geçen yıl askerlerin mobil cihazlarına neredeyse gerçek zamanlı ticari uydu görüntüsü sağlayan yeni yazılımlar eklediği bildirildi.
ABD Kara Kuvvetleri’nin de uydu verilerine daha hızlı ve doğrudan erişim sağlayacak yüksek hızlı bilgi sistemleri üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Bu yaklaşım, uydu istihbaratının karargah incelemelerinden geçmeden doğrudan sahadaki birliklere ulaştırılmasını hedefliyor.
HIZ AVANTAJI RİSK DE TAŞIYOR
Ancak istihbarat akışındaki ara kontrollerin azaltılması bazı riskleri de beraberinde getiriyor.
Eski CIA ve Pentagon yapay zeka yetkilisi Nand Mulchandani’ye göre, süreçleri yavaşlatan denetim mekanizmaları belirli bir nedenle var. Bu halkaların azaltılması karar alma hızını artırabilir, ancak yanlış bilginin doğrudan askerin önüne gelmesi ve buna göre hareket edilmesi riskini de büyütebilir.
Bu nedenle yeni sistem, hız ile doğruluk arasındaki denge tartışmasını da beraberinde getiriyor.
UKRAYNA SAVAŞIN TEKNOLOJİK LABORATUVARI OLDU
Rusya-Ukrayna savaşı beşinci yılına girerken, cephedeki güç dengesi yalnızca asker sayısı ya da klasik silah sistemleriyle belirlenmiyor.
Dronlar, elektronik harp, yapay zeka destekli hedef analizi ve ticari uydu görüntüleri savaşın seyrini doğrudan etkileyen araçlara dönüşmüş durumda.
Ukrayna, bu alandaki yenilikleri sahada hızla deneyerek Rusya’ya karşı taktik avantaj sağlamaya çalışıyor.
Ticari uydu görüntülerinin cephedeki askerin cihazına doğrudan ulaşması, savaşta istihbaratın nasıl üretildiği, dağıtıldığı ve kullanıldığı konusunda yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor.
