Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, gazetecilerle yaptığı görüşmenin ardından sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, Ukraynalı askeri uzmanların Orta Doğu’daki çeşitli ülkelerde görev yaptığını ve bu ülkelerde İran’a ait insansız hava araçlarına (İHA) karşı operasyonel destek sağlandığını söyledi.
Zelenskiy, özellikle İran’ın Shahed tipi İHA’larına karşı yürütülen faaliyetlerin sonuç verdiğini belirtti.
Zelenskiy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Askeri uzmanlarımızı Orta Doğu’ya gönderdik. Bazı ülkelere engelleyicilerle nasıl çalışılacağını gösterdik. İran’ın Shahed İHA’larını yok ettik mi? Evet, ettik. Bunu sadece bir ülkede mi yaptık? Hayır, birkaç ülkede. Bence bu bir başarı”
Bakan Fidan, Şam’da Cumhurbaşkanı Şara ve Zelenskiy ile üçlü görüşme yapacak
“MODERN HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DESTEK SAĞLANDI”
Zelenskiy, Ukraynalı uzmanların görevlerinin yalnızca eğitimle sınırlı olmadığını, aynı zamanda gerçek operasyonel tecrübenin paylaşıldığını ifade etti.
Bu sürecin farklı ülkelerde hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine katkı sağladığını belirten Zelenskiy, bazı bölgelerde doğrudan savunma deneyimlerinin aktarıldığını söyledi.
Zelenskiy, jet motorlu insansız hava araçlarına karşı da sonuç alındığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu bir eğitim görevi veya tatbikat değildi, gerçekte çalışabilen modern bir hava savunma sistemi kurma desteğiydi. Bize hava savunma sistemlerini açan o ülkelerdeki uzmanlarımız, bu sistemleri nasıl güçlendirecekleri konusunda çok hızlı tavsiyeler verebildi. Bazı durumlarda doğrudan gerçek savunma deneyimimizi paylaştık. Her halükarda bunların hepsinin çok olumlu sonucu oldu. Ayrıca jet motorlu dronları da düşürdük. Bence bu çok iyi. Bunun işe yaradığını gösterdik. Artık jet motorlu insansız hava araçlarını imha edecek önleme uçaklarının seri üretimine başlamamız an meselesi”
ÜÇ ÜLKEYLE 10 YILLIK ANLAŞMA VE ENERJİ İŞBİRLİĞİ
Zelenskiy, Ukrayna’nın bazı ülkelerle uzun vadeli güvenlik ve işbirliği anlaşmaları imzaladığını, bu kapsamda Ukraynalı şirketlerin ilgili ülkelerin silahlı kuvvetleriyle ortak çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.
Enerji güvenliği ve karşılıklı destek mekanizmalarına da değinen Zelenskiy, farklı alanlarda yapılan anlaşmaların hem askeri hem ekonomik boyut taşıdığını söyledi.
Zelenskiy açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Desteğimiz ve uzmanlığımız karşılığında çeşitli şeyler alacağız”
Ayrıca bazı ülkelerle enerji altyapısının korunması, füze savunma sistemleri ve yakıt tedariki gibi alanlarda işbirliği yürütüldüğünü belirtti.
Zelenskiy, bazı anlaşmaların ham petrol ve işlenmiş petrol ürünleri tedarikini de kapsadığını ifade etti.
Zelenskiy, Umman ile güvenlik görüşmelerinin sürdüğünü, Kuveyt ve Bahreyn ile de temasların devam ettiğini söyledi. Bu görüşmelerin daha önce varılan anlaşmalara ek nitelikte olduğunu belirtti.
RUSYA İLE MÜZAKERE SÜRECİ VE SAVAŞIN SEYRİ
Rusya ile olası müzakerelere de değinen Zelenskiy, gerilimin azalması durumunda üçlü bir görüşme ihtimalinin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Zelenskiy, yılın ilk yarısının diplomatik açıdan kritik olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Eğer Rusya gerilimi azaltma yolunu seçerse üçlü bir görüşmenin gerçekleşeceğine inanıyorum. Nisan, mayıs veya haziran aylarında düzenlemeye çalışacaklar. Bence bu aylar onlar için çok önemli. Eylül ayına kadar bizim için çok zor olacağına inanıyorum. Bana göre ABD, bu diyaloğa daha fazla zaman tanımayacak. Yaz mevsimi başlarken, ABD iç sürecine yani seçimlere daha da fazla odaklanacak. Bence iç siyasi durumlarından dolayı bir tür son tarihleri var, ağustos civarı. Dolayısıyla bu bahar-yaz dönemi siyasi ve diplomatik açıdan oldukça zor geçecek. Ukrayna üzerinde baskı olabilir. Savaş alanında da baskı olacaktır. Ancak Ukrayna’nın ulusal çıkarlarını ve güvenliğini neyin sağlayabileceğini anlıyoruz. Bu dönemde Rusya’ya da yeterli baskı uygulanması önemlidir. Örneğin, ortaklar bu yıl kesinlikle emsalsiz, tarihi, oyun değiştirici ve bir anlamda zaferle sonuçlanacak bir NATO zirvesi düzenleyebilir. Ama bu onlara bağlı. Ne yapmaya gerçekten hazır olduklarına ve sadece bir ülkeye değil, hepimize yöneltilen tehditleri ciddiye alıp almadıklarına bağlı”
