Uluslararası enerji piyasaları, jeopolitik gerilimlerin yumuşama eğilimine girmesi ve fiziki arz kanallarının rahatlamasıyla yönünü aşağıya çevirdi. Hafta ortasında Brent petrol vadeli işlemleri (UKOIL) yüzde 1,47 oranında değer kaybederek varil başına 72 dolar bandına çekildi ve son dört ayın en düşük fiyatlamasına ulaştı.
KATAR’DAKİ DİPLOMATİK TEMASLAR RİSK PRİMİNİ DÜŞÜRDÜ
Dünya Gazetesi'nin haberine göre, petrol fiyatlarındaki düşüşün temel nedenlerinden biri, ABD ile İran arasında Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi oldu. ABD müzakere heyetinden Jared Kushner ve Steve Witkoff’un yürüttüğü teknik görüşmelerin, bölgedeki askeri ve siyasi tansiyonu düşürmeyi amaçladığı belirtildi.
Basra Körfezi’ndeki üreticilerin küresel pazarlara açılan ana kapısı konumundaki Hürmüz Boğazı'nda, olası bir arz kesintisi riskinin zayıflaması piyasada rahatlama yarattı. Diplomatik kanallardan gelen yapıcı mesajlar, daha önce fiyatlara eklenmiş olan jeopolitik risk priminin önemli bir kısmının geri alınmasını sağladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI TRAFİĞİNDE KADEMELİ İYİLEŞME
Hafta sonu yaşanan karşılıklı askeri saldırıların ardından Hürmüz Boğazı'ndaki tanker akışında kademeli bir toparlanma gözlendi. Deniz taşımacılığındaki bu sınırlı iyileşme arz endişelerini hafifletse de deniz trafiğinin henüz gerilim öncesi normal seviyelerine ulaşmaması, piyasalardaki temkinli duruşun sürdüğünü gösteriyor.
Diğer yandan Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı üzerindeki denizcilik idari kontrolü talebini sürdürmesi, diplomatik ilerlemeye rağmen geçiş hattına yönelik uzun vadeli belirsizliklerin masada kalmasına neden oluyor.
İRAN VE RUSYA'NIN ARZ ARTIŞI DENİZ STOKLARINI YÜKSELTTİ
Fiyatlar üzerindeki diğer önemli baskı unsuru ise fiziki petrol arzındaki artış oldu. ABD deniz ablukasının esnetilmesinin ardından İran'ın deniz yoluyla yaptığı ihracat stoğu 40 milyon varili aştı. Aynı dönemde Rusya’nın deniz yoluyla gerçekleştirdiği sevkiyatların da rekor seviyelere ulaşması, küresel piyasalarda deniz üstü envanter (stok) birikimine yol açtı.
Arz hacminin hızla genişlemesi ve tanker trafiğinin normalleşme eğilimi, piyasanın odağını "arz kesintisi endişelerinden" "arz fazlası ve stok birikimi" temasına kaydırdı. Analistler, kısa vadeli fiyatlamaların diplomatik süreçlerin kalıcılığına ve sevkiyat hacimlerinin seyrine bağlı kalacağını öngörüyor.
