Kentsel dönüşüm mevzuatında yapılan son düzenlemelerle birlikte, riskli yapı ilan edilen binalarda ev sahiplerine uygulanan "fiziki tebligat" zorunluluğu sona erdi. Yeni sistemde dijital bildirimler esas alınırken, hukukçular bu durumun özellikle teknolojiye erişimi kısıtlı olan veya sistem takibi yapmayan vatandaşlar için ciddi hak kayıplarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
"HABERDAR ETME" ZORUNLULUĞU VATANDAŞA GEÇTİ
Birgün'ün haberine göre mevcut değişiklikle birlikte, devletin vatandaşı "haberdar etme" yükümlülüğü, yerini vatandaşın "haberdar olma" sorumluluğuna bıraktı. Yeni işleyişe göre:
Kentsel dönüşüm kararları bizzat kişiye posta yoluyla iletilmeyecek, e-Devlet üzerinden elektronik ortamda tebliğ edilecek.
Bildirim sisteme düştüğü andan itibaren başlayan 15 günlük sürede onay vermeyen veya bildirimi görmeyen maliklerin hisseleri, belediyelerce rayiç bedel üzerinden satışa sunulabilecek.
HUKUKÇULAR TEPKİLİ: "RANT ODAKLI BİR YOL"
Düzenlemeyi "Anayasa’ya ve hak arama hürriyetine aykırı" olarak nitelendiren Avukat Onur Cingil, kentsel dönüşümün hızlandırılması paravanı altında mülkiyet hakkının zedelendiğini savundu. Cingil, sistemin yaratacağı handikapları şu sözlerle özetledi:
"Herkesin e-Devlet sistemini her gün kontrol etmesi mümkün değil. Bir yurttaş online postayı görmediği takdirde kapısında tahliye ekiplerini bulabilir. Eski usulde devletin tebligatı ulaştırma zorunluluğu varken, şimdi 'görmediysen senin suçun' deniliyor. Bu durum yurttaşın dava açma veya itiraz etme hakkını fiilen elinden alıyor."
Cingil ayrıca, rezerv alan ilan edilen bölgelerde muhtarlıklara asılan ilanların da benzer bir risk taşıdığını, muhtarlığa gitmeyen vatandaşın muvafakatnameyi imzalamamış kabul edilerek payını kaybedebileceğini belirtti.
"HAK KAYBI MI, CAN KAYBI MI?"
Düzenlemenin savunucuları, deprem riskine karşı kentsel dönüşümün hızlanması için bu bürokratik engellerin aşılması gerektiğini savunuyor. Ancak hukukçular, "hız" gerekçesinin bir "hak gaspı" mekanizmasına dönüşmemesi gerektiği görüşünde. Posta yoluyla tebligatın yeniden zorunlu hale gelmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, insan odaklı bir dönüşümün ancak mülkiyet haklarının korunmasıyla mümkün olacağını ifade ediyor.
