Merkez Bankası: Liralaşma odaklı yaklaşıma devam edilecek

Merkez Bankası: Liralaşma odaklı yaklaşıma devam edilecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 14 Nisan’da yapılan ve politika faizinin yüzde 14 seviyesinde sabit tutulması kararı verilen toplantısının özet metninde, liralaşma stratejisine odaklı yaklaşımın süreceği bildirildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) toplantısının özet metnini yayınladı. PPK toplantısı özet metninde, "Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörüyor. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar verdi" denildi.

Söz konusu toplantıda “makroihtiyati politika setinin güçlendirilmesine karar verildiğine” yer verilen özet metninde şu değerlendirmeler yapıldı:

"EMTİA FİYATLARI VE TEDARİKTEKİ AKSAMALAR ÜRETİCİ FİYATLARINI ARTIRDI"

Tüketici fiyatları mart ayında yüzde 5,46 oranında arttı, yıllık enflasyon 6,70 puan yükselişle yüzde 61,14 oldu. Yılın başından itibaren uluslararası emtia fiyatlarında gözlenen artış eğilimi jeopolitik gelişmelerle beraber bu dönem daha da belirginleşti. Mart ayında başta enerji, metal, gıda ve tarımsal emtia olmak üzere tarihsel olarak yüksek aylık artışlar oldu. Söz konusu gelişmeler özellikle yurt içi enerji ve gıda fiyatları üzerinde etkili oldu. Temel malda yıllık enflasyon giyim ve ayakkabı grubunda yatay seyrederken diğer alt gruplarda yükseldi. Hizmet grubunda enerji ve gıda fiyatlarındaki görünüme paralel olarak ulaştırma ve lokanta-otel fiyatlarındaki gelişmeler öne çıktı. Uluslararası emtia fiyatlarında güçlenen artışlar ve tedarik zincirlerindeki aksamalar neticesinde üretici fiyatlarındaki artışlar sürdü. Bu görünüm altında, B ve C göstergelerinin yıllık enflasyonlarındaki yükseliş mart ayında devam etti.

"GIDA GRUBUNDA YILLIK ENFLASYON ARTMAYA DEVAM ETTİ"

Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları mart ayında yüzde 4,73 oranında arttı. Grup yıllık enflasyonu 5,86 puan yükselerek yüzde 70,33 oldu. Mart ayında dolar cinsinden Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) uluslararası gıda fiyat endeksinde yüzde 12,64 ile tüm zamanların en yüksek artışını kaydetti. Söz konusu artışı tahıl, bitkisel yağ ve et fiyatları sürüklerken şeker ve süt ürünleri de önemli ölçüde yükseldi. Jeopolitik gelişmelerle gıda ve tarımsal emtia fiyatlarında yaşanan yüksek artışlar yurt içi fiyatlar üzerinde baskı oluştururken temel gıda ürünlerindeki KDV indiriminin sarkan etkileri daha olumsuz bir görünümün önüne geçti. Mart ayında, işlenmemiş gıda grubunda daha belirgin olmak üzere hem işlenmemiş hem işlenmiş gıda grubunda yıllık enflasyon artmaya devam etti. İşlenmemiş gıdada, mevsimsellikten arındırılmış taze meyve ve sebze fiyatları görece yatay seyrederken diğer işlenmemiş gıda grubunda artan dış fiyat baskıları neticesinde yükselen yem fiyatlarının etkilediği kırmızı ve beyaz et kalemlerinin yanı sıra patates ve yumurta olumsuz ayrıştı. İşlenmiş gıdada ekmek ve tahıllarda görülen artışta buğday fiyatları belirleyici olurken katı-sıvı yağlar, et ürünleri, şeker ve alkolsüz içecekler öne çıkan diğer kalemler oldu. Öncü göstergeler, arz sıkıntıları ile uluslararası gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışın gecikmeli etkileriyle gıda enflasyonunda yükselişin sürdüğüne işaret ediyor.

"AKARYAKIT, TÜP GAZ VE KATI YAKIT KALEMLERİNDE YÜKSEK AYLIK ARTIŞLAR OLDU"

Enerji fiyatları mart ayında yüzde 11,01 oranında yükseldi. Grup yıllık enflasyonu 19,96 puanlık yükselişle yüzde 102,94 seviyesine ulaştı. Jeopolitik risklerle hızlanan uluslararası enerji fiyatlarının etkisiyle akaryakıt, tüp gaz ve katı yakıt kalemlerinde yüksek aylık artışlar oldu. Diğer taraftan, meskenlere yönelik elektrik fiyatlarında kademeli tarife limitinin artırılması ve KDV indirimiyle görülen düşüş enerji enflasyonunu sınırladı.

"TEMEL MAL GRUBUNDA BAZI KALEMLERDE FİYAT ARTIŞI DEVAM ETTİ"

Temel mal fiyatları mart ayında yüzde 4,56 oranında arttı, grup yıllık enflasyonu 4,81 puan yükselişle yüzde 59,19 oldu. Yıllık enflasyon giyim ve ayakkabı grubunda yatay bir seyir göstererek yüzde 26,54 oldu. Dayanıklı mal grubunda fiyatlar bu dönemde bir miktar hızlanarak yüzde 5,09 oranında arttı. Bu gelişmede otomobil ve mobilya kalemlerindeki gelişmeler öne çıktı. Diğer temel mal grubunda fiyat artışı aylık bazda yüzde 5,36 ile güçlü seyretmeye devam etti. Nisan ayında hijyen ürünlerinde KDV oranının yüzde 18’den yüzde 8’e düşürülmesinin diğer temel mallar grubu enflasyonunu olumlu yönde etkilemesi bekliyor.

"AKARYAKIT FİYATLARINDAKİ ARTIŞ YOLCU TAŞIMACILIĞI FİYATLARINI ETKİLEDİ"

Hizmet fiyatları mart ayında yüzde 4,19 oranında yükseldi. Grup yıllık enflasyonu 3,83 puan artışla yüzde 36,72 oldu. Yıllık enflasyon, ulaştırma ve lokanta-otelde daha belirgin olmak üzere tüm alt gruplarda yükseldi. Ulaştırma grubunda akaryakıt fiyatlarındaki artış, karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığının yanı sıra otobüs ve demiryolu ile şehir içi yolcu taşımacılığı fiyatlarında artışa neden oldu. Akaryakıt fiyat gelişmelerinin ulaştırma hizmetleri üzerindeki etkisinin nisan ayında da devam etmesi beklenmektedir. Temel girdi maliyetlerindeki artışlar lokanta-otel grubunu olumsuz etkiledi, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 60,40 seviyesine ulaşmıştı. Jeopolitik gelişmeler neticesinde önemli ölçüde yükselen uluslararası emtia fiyat artışlarının etkisi ticarete konu olan mallar ile sınırlı kalmayarak, başta akaryakıt ve gıda fiyatları kanalıyla hizmet enflasyonunu da yukarı çekmekte. Diğer hizmetler grubunda geriye endeksleme davranışının yaygın olduğu eğitim hizmetleri ile sigorta ücretleri öne çıkarken fiyat artışları alt kalemler geneline yayıldı. Diğer taraftan, mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler kirada aylık artışların yavaşladığına işaret etti.

"ALKOLLÜ İÇECEKLER VE TÜTÜN ÜRÜNLERİ FİYATLARI ARTTI"

Alkollü içecekler ve tütün ürünleri fiyatları, sigara fiyatlarında üretici firmalar kaynaklı yapılan artış sonucunda mart ayında yüzde 3,91 oranında arttı. Yıllık enflasyon yüzde 51,43 seviyesine yükseldi. Söz konusu artışın nisan ayına da sarkan etkileri olacağı not edilmelidir.

"CARİ YIL SONU ENFLASYON BEKLENTİSİ ARTTI"

Piyasa Katılımcıları Anketi nisan ayı sonuçlarına göre cari yıl sonu enflasyon beklentisi 5,97 puan artışla yüzde 46,44, oldu. 12 aya ilişkin enflasyon beklentisi 1,98 puan artışla yüzde 28,41 seviyesine yükseldi. Mevcut durumda, gelecek 24 aya ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 17,68, gelecek 5 yıla ilişkin enflasyon beklentisi ise yüzde 9,23 seviyesinde ölçüldü.

"ETKİSİ SÜREN JEOPOLİTİK RİSKLER BELİRSİZLİKLERİN ARTMASINA YOL AÇIYOR"

Öncü göstergeler, küresel ekonomideki toparlanmanın ivme kaybına karşın devam ettiğine işaret ediyor. Bununla beraber etkisi sürmekte olan jeopolitik riskler, küresel ve bölgesel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmakta ve belirsizliklerin artmasına yol açıyor.

"YÜKSEK KÜRESEL ENFLASYONUN ETKİLERİ YAKINDAN İZLENİYOR"

Küresel gıda güvenliğindeki belirsizlikler, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, enerji başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının daha da belirgin hale gelmesi ve taşımacılık maliyetlerindeki yüksek seviye uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açıyor. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izleniyor. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğuna bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceği değerlendiriliyor. Bu çerçevede, iktisadi faaliyet, işgücü piyasası ve enflasyon beklentilerinde ülkeler arasında farklılaşan görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası iletişimlerinde ayrışma gözleniyor. Merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını halen sürüyor.

"ENFLASYONDAKİ YÜKSELİŞTE GÜÇLÜ NEGATİF ARZ ŞOKLARI ETKİLİ OLDU"

Enflasyonda yakın dönemde gözlenen yükselişte, jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının geçici etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etti.

"ENERJİ FİYATLARINDA ULAŞILAN YÜKSEK SEVİYELERİN OLUMSUZ YANSIMALARI BELİRGİNLEŞTİ"

Jeopolitik gelişmelerle kayda değer şekilde güçlenen emtia fiyatlarındaki artışlar ve tedarik sürecinde süregelen aksaklıklar üretici fiyatlarını mart ayında da olumsuz etkilemeye devam etti. Yıllık üretici enflasyonu başta enerji olmak üzere tüm alt gruplarda yükseldi. Enerji fiyatlarında ulaşılan yüksek seviyelerin olumsuz yansımaları belirginleşti. Alt gruplar bazında aylık değişimler dikkate alındığında, rafine petrol ürünleri, inşaat ile bağlantılı ürünler, metaller, elektrik-gaz üretimi ile dağıtımı, temel eczacılık, tütün ve gıda ürünleri bu dönemde öne çıkan kalemler oldu.

"ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ KESİNTİLERİNİN OLUŞTURDUĞU ÜRETİM KAYIPLARI TELAFİ EDİLDİ"

Kapasite kullanım seviyeleri ve diğer öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin, bölgesel farklılıklar ortaya çıksa bile dış talebin giderek artan olumlu etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etti. Sanayi üretimi şubat ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak bir önceki aya kıyasla yüzde 4,4 oranında artarak ocak ayında uygulanan elektrik ve doğal gaz kesintilerinin oluşturduğu üretim kayıplarının telafi edildiğine işaret etti. Böylelikle üretim, ocak-şubat ayları ortalaması itibarıyla bir önceki çeyreğe göre yüzde 2 oranında arttı. Üretimdeki aylık artış sektörlerin geneline yayılırken ihracatçı sektörlerde sanayi üretimi daha güçlü seyretti. Sanayi ciro endeksleri de yurt dışı talebin sanayi üretimini desteklemeye devam ettiğini gösterdi. Diğer taraftan, perakende satış hacim endekslerinin ocak-şubat ayları ortalaması bir önceki çeyreğe kıyasla azaldı. Bu da yurt iç talepte ivme kaybına işaret ediyor.

"KARTLA YAPILAN HARCAMALAR ŞUBAT-MART DÖNEMİNDE TOPARLANMAYA İŞARET EDİYOR"

Mart ayı itibarıyla imalat sanayi firmalarının gelecek 12 aylık döneme ilişkin yatırım eğilimleri yüksek seyrediyor. Yılın ilk çeyreğinde firmaların kayıtlı iç ve dış piyasa siparişleri ile geleceğe yönelik sipariş beklentilerine bakıldığında, dış talebin güçlü seyrini sürdürdüğü, iç talebin ise ivme kaybettiği görülüyor. Nitekim kartla yapılan harcamalar şubat-mart döneminde toparlanmaya işaret etmekle birlikte çeyreklik bazda sınırlı düşüş oldu.

"ANKETLER İŞ GÜCÜ PİYASASINDA OLUMLU GÖRÜNÜMÜN KORUNDUĞUNA İŞARET EDİYOR"

İş gücü piyasasındaki gelişmeler iktisadi faaliyetle uyumlu bir görünüm sergiliyor. Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı yüzde 10,7 oldu. Şubat ayı itibarıyla ilk çeyrekte istihdam, bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,7 oranında arttı. Katılım oranı şubat ayında 0,2 puan düşüşle yüzde 52,2 olurken mevsimsellikten arındırılmış toplam işsizlik oranı, ocak-şubat dönemi ortalamasında bir önceki çeyreğe göre 0,2 puan düşerek yüzde 10,9 oldu. Anket göstergeleri ve yüksek frekanslı veriler, işgücü piyasasında olumlu görünümün korunduğuna işaret ediyor.

"CARİ İŞLEMLER DENGESİNDE ENERJİ FİYATLARINDAN KAYNAKLANAN RİSKLER DEVAM EDİYOR"

Son dönemde enerji ithalatındaki kuvvetli seyir cari işlemler dengesini olumsuz etkiledi. Cari işlemler dengesi şubat ayında 5,2 milyar dolar açık verirken yıllıklandırılmış cari açık 2,7 milyar dolarlık artışla 21,8 milyar dolar seviyesine yükseldi. Geçici dış ticaret verileri mart ayında ihracatın yüksek seviyesini koruduğuna, ithalatın ise enerji ve emtia fiyatlarındaki yüksek seviyeler kaynaklı olarak artış kaydettiğine işaret etti. Bu çerçevede sıcak çatışma nedeniyle ihracatta kısa dönemde bölgesel kayıplar ortaya çıksa da ihracatçı firmaların dinamik kapasitesi ve pazar çeşitlendirme esnekliği sayesinde, diğer ülkelere yapılan ihracattaki artışla söz konusu kayıpların telafi etti. Dış ticaret dengesindeki bu görünüme karşın, hizmet gelirlerindeki olumlu seyir cari işlemler dengesini desteklemeye devam etti. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken cari işlemler dengesinde enerji fiyatlarından kaynaklanan riskler devam ediyor. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz ediyor.

"LİRALAŞMA ODAKLI BİR YAKLAŞIM SERGİLENMEYE DEVAM EDİLECEK"

Para politikası duruşu, enflasyon görünümüne yönelik risklerin kaynağına, kalıcılığına ve para politikası ile ne ölçüde kontrol altına alınabileceğine dair değerlendirmeler dikkate alınarak, temkinli bir yaklaşımla sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefine ulaşılması odağında belirlenecektir. Para politikasında sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda finansal istikrara yönelik riskleri de gözeten liralaşma odaklı bir yaklaşım sergilenmeye devam edilecek. Kurul, uzun vadeli Türk lirası yatırım kredileri de dâhil olmak üzere kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşmasının finansal istikrar açısından önemli olduğunu değerlendirdi. Bu çerçevede Kurul, makroihtiyati politika setinin güçlendirilmesine karar verdi.

"POLİTİKA FAİZİNİN SABİT TUTULMASINA KARAR VERİLDİ"

Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın tesisi için atılan ve kararlılıkla sürdürülmekte olan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve enflasyonda baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörüyor. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar verdi.

"SWAP MİKTARININ KADEMELİ ŞEKİLDE AZALTILMASI VE DÖVİZ REZERVLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE ODAKLANILACAK"

Bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam ediliyor. Bu süreçte, politika araçlarının Türk lirası mevduat gelişiminin desteklenmesi, APİ fonlamasının teminat yapısında Türk lirası cinsi varlıkların artırılması, para takası (swap) miktarının kademeli şekilde azaltılması ve döviz rezervlerinin güçlendirilmesi istikametinde geliştirilmesine odaklanılacak.

"PİYASALAR ANALİZ EDİLİYOR"

Türk lirası likiditesinde ve dağılımında yaşanan gelişmelerin mevduat ve kredi fiyatlamaları üzerindeki etkileri, döviz kurundaki gelişmelerin enflasyon beklentileri üzerindeki gecikmeli etkileri, kur korumalı mevduat ürünlerine yönelik gelişmelerin ters para ikamesi, döviz piyasalarının derinliği ve istikrarı ve fiyat istikrarı üzerindeki etkileri analiz ediliyor. Gerekli politika tedbirleri oluşturulmaya devam ediliyor.

"ELİNDEKİ TÜM ARAÇLAR LİRALAŞMA STRATEJİSİ ÇERÇEVESİNDE KULLANILMAYA DEVAM EDİLECEK"

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecek. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecek. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacak.

Kurul, fiyat istikrarının sağlanması için, güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir makro politika bileşimi oluşturulmasını destekliyor. Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecek."

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar
YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN