Yılın ilk beş ayında Türkiye otomotiv pazarında ithal araçlar ağırlığını korurken, yerli üretim yapan markalar satış performanslarıyla dikkat çekti. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) verilerine göre, Ocak-Mayıs döneminde toplam otomotiv pazarı yüzde 7,40 azalarak 453 bin 138 adetlik satış hacmine geriledi. Bu satışların 146 bin 650 adedini yerli üretim araçlar, 306 bin 488 adedini ise ithal modeller oluşturdu. Böylece pazardaki yerlilik oranı yüzde 32,36 olarak gerçekleşti. ÖTV matrahlarının yerli üretimi destekleyecek şekilde düzenlendiği 2019 yılında iç pazardaki yerli araç payı yüzde 46 seviyelerine kadar yükselmişti. 2025’i ise yüzde 28,2 ile kapatmıştı. Ancak jeopolitik gerilimlerin, ekonomik belirsizliklerin ve kur dalgalanmalarının etkili olduğu dönemde, üretim altyapısı güçlü, yaygın bayi ağına sahip markaların yeniden daha avantajlı konuma geldiği görüldü.
YERLİ OTOLARIN REKABETİ
İlk beş aylık dönemde yerlilik oranında zirvenin sahibi Bursa’daki fabrikalarında üretim yapan Renault oldu. Renault, yılın ilk beş ayında toplam 58 bin 717 adetlik satış gerçekleştirirken bunun 47 bin 497 adedini yerli üretim modellerden elde etti. Böylece markanın yerlilik oranı yüzde 80,89’a ulaşarak listenin ilk sırasında yer aldı. Renault’u, Sakarya’daki üretim tesislerinde hibrit modeller üreten Toyota takip etti. Toplam 35 bin 100 araç satışı gerçekleştiren marka, 26 bin 938 adet yerli satışla yüzde 76,75’lik yerlilik oranına ulaştı. Toyota’nın özellikle hibrit araç segmentindeki güçlü performansı dikkat çekti. Listenin üçüncü sırasında ise İzmit üretimiyle Hyundai yer aldı. Marka, 26 bin 215 adetlik toplam satışın 16 bin 862 adedini yerli üretim araçlarla gerçekleştirerek yüzde 64,32’lik yerlilik oranı yakaladı. Hafif ticari araç pazarındaki güçlü konumunu sürdüren Fiat da yerli üretimde öne çıkan markalar arasında yer aldı. Toplam 37 bin 459 adetlik satış gerçekleştiren marka, bunun 20 bin 212 adedini yerli üretim araçlardan sağlayarak yüzde 53,96’lık yerlilik oranına ulaştı. Kocaeli fabrikalarıyla ticari araç üretiminin önemli oyuncularından biri olan Ford ise 30 bin 303 adetlik satış performansıyla ticari araç pazarındaki liderliğini korudu. Yerli elektrikli otomobil markası Togg da ilk beş ayda 16 bin 745 adetlik teslimat gerçekleştirerek elektrikli araç pazarındaki lider konumunu korudu. Aynı dönemde Tesla’nın satışlarının 3 bin 395 adet seviyesinde kalması dikkat çekti. Uzmanlara göre, yerli modellerin hem daha ulaşılabilir fiyatları hem de yedek parçadaki lojistik avantajlarıyla tüketici tercihinde öne çıktığı belirtiliyor. Yerli modellerin önemli bir kısmının 2 milyon TL’den daha düşük fiyattan satılması ve bu sayede bireysel taşıt kredisi kullanımına da açık olması etkili olmuş gibi görünüyor. Ayrıca, ÖTV muafiyetli satışların da pazardaki yerlilik oranının artışında etkisinin olduğu değerlendiriliyor.
‘BURSALI DOBLO’ YUVASINA DÖNÜYOR
Yaklaşık 23 yıl boyunca TOFAŞ’ın Bursa fabrikasında üretilen, yeni nesli için ise İspanya’ya taşınan Doblo, 3 yıllık aranın ardından Türkiye’ye dönüyor. 256 milyon euroluk yatırım kapsamında hayata geçirilen ‘K9’ projesinde ilk üretimlerin eylül ayında başlaması planlanıyor. Hafif ticari araç sınıfının lideri ve adını adeta bir segmente veren FIAT Doblo 2026’nın üçüncü çeyreğinde 6. nesliyle yeniden ‘Made in Türkiye’ amblemiyle yollara çıkacak. İlk defa 2000’de Bursa’da üretime başlamıştı, Türkiye pazarında çeyrek asırlık zamanda diliminde 600 binden fazla satış rakamına ulaştı. TOFAŞ, K9 projesi kapsamında yalnızca Fiat markasına değil Stellantis Grubu içerisindeki Peugeot, Citroen, Opel gibi markalara da üretim yapacak. Fiat Marka Direktörü Altan Aytaç, “Yerli üretimin sağlayacağı satış ve lojistik avantajlarıyla Doblo adeta vites büyütecek” dedi. Ayrıca Renault Duster, Renault Clio ve Renault Boreal’in ardından Bursa’daki Oyak Renault Fabrikası’nda Dacia Striker da üretilecek. Dacia üretim anlamında Türkiye’ye resmi olarak giriş yapacak. 400 milyon Euro’yu aşan yatırım kapsamında geliştirilen yeni C segment model, Türkiye’de satışa sunulacak ve başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok pazara ihraç edilecek. Bu gelişmelerle yerli üretim yeniden kuvvetlenecek.
YERLİ ÜRETİM HONDA MOTOSİKLETİ SATIŞTA
Honda Türkiye Motosiklet’in İzmir Aliağa’daki fabrikasında üretilen ilk model olan PCX125, resmi olarak satışa sunuldu. Mayıs ayında başlayan ön sipariş sürecinin ardından scooter modeli, 189 bin TL fiyat etiketiyle Honda bayilerindeki yerini aldı. Honda’nın global üretim standartlarıyla Türkiye’de üretilen PCX125, markanın yerli üretim hamlesinin ilk ürünü olmasıyla da önem taşıyor. Şehir içi ulaşım odaklı geliştirilen model; yenilenen tasarımı, geniş sele altı bagaj hacmi ve Honda RoadSync bağlantı sistemiyle dikkat çekiyor. eSP+ motor teknolojisine sahip scooter, yaklaşık 2,1 litre/100 kilometrelik yakıt tüketimiyle öne çıkarken 8,1 litrelik deposu sayesinde tek dolumla yaklaşık 385 kilometre menzil sunuyor. Honda Seçilebilir Tork Kontrolü (HSTC), tek kanallı ABS destekli disk fren sistemi ve kullanıcı dostu sürüş özellikleriyle hem bireysel hem de ticari kullanıcılara hitap eden PCX125, Türkiye’de üretilen ilk Honda motosikleti olarak yollara çıkmaya başladı.
AUDI TARİHİNİN EN GÜÇLÜ TANITILDI
Ferrari’nin elektrikli Luce modeliyle başlayan süper spor otomobil rekabeti yeni bir boyut kazandı. Uzun yıllar R8 ile bu sınıfta yer alan Audi, Monaco Grand Prix’si öncesinde tanıttığı yeni hiper otomobiliyle dikkatleri üzerine çekti. Efsane yarış pilotu Tazio Nuvolari’den adını alan ve sadece 499 adet üretilecek model, markanın şimdiye kadarki en güçlü otomobili olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 500 bin dolarlık fiyat etiketiyle duyurulan araçta 4.0 litrelik çift turbo V8 motor, üç elektrik motoruyla destekleniyor. Plug-in hibrit sistem toplamda 1001 beygir güç üretirken performans değerleri de hiper otomobil seviyesinde. Araç 0’dan 100 km/s hıza 2,6 saniyede, 200 km/s hıza ise yalnızca 6,8 saniyede ulaşıyor. Maksimum hızın 350 km/s’nin üzerine çıktığı belirtiliyor. Gücüyle orijinal Bugatti Veyron seviyesinde olan model, sınırlı üretimi sayesinde milyarderler için koleksiyon değeri de taşıyor. İlk teslimatların 2027’nin ilk yarısında başlaması planlanıyor.
