Ülke ekonomisinde uygulanan sıkı para politikası ve yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yönelik tutumu, ekonomi çevrelerinin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. Ekonomist Timothy Ash'in piyasaların mevcut ekonomi yönetimine bakış açısını değerlendirdiği son açıklamaları, finans uzmanları tarafından mercek altına alındı. Ash'in, piyasaların Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibiyle çalışmaktan rahat olduğunu, Türk lirasındaki reel değerlenme politikasını dezenflasyonun temel taşı olarak gördüğünü ve yatırımcıların carry trade (faiz farkından yararlanma) işlemlerinden memnuniyet duyarken tahvil piyasasına girmeye isteksiz davrandığını ifade etmesi piyasalarda yankı buldu.
CİBRE'DEN 'İTİRAF' VE 'VUR KAÇ' VURGUSU
Söz konusu açıklamaların ardından sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yayımlayan ekonomist İris Cibre, Ash'in çizdiği tabloyu net bir "itiraf" olarak yorumladı. Cibre, yabancı yatırımcıların tahvile girmekten kaçınarak sadece kısa vadeli getirilere odaklanmasını eleştirerek, bu durumu yatırımcıların ağzından "Biz vur kaçtan memnunuz, elimizi daha fazla taşın altına sokmaya pek niyetli değiliz" sözleriyle özetledi. Yabancı sermayenin uzun vadeli ve kalıcı risk almaktan imtina ettiğine dikkat çeken Cibre, bu yaklaşımın Türkiye ekonomisine yönelik güvenin sınırlarını gösterdiğine işaret etti.
İtiraf gibi itiraf
— İris Cibre ???? (@iriscibre) February 20, 2026
"Piyasalar Şimşek ve ekibiyle rahat ve TL reel değerlenme politikasının doğru ve dezenflasyonun temel taşı olduğuna inanıyor ve Carry trade'den memnunlar ama tahvile girmeye isteksizler"
Diyor ki, biz vur kaçtan memnunuz, elimizi daha fazla taşın altına… pic.twitter.com/rtu6h3JCbt

TAHVİL PİYASASINDAKİ DURGUNLUK VE RİSK UYARISI
Açıklamasında tahvil piyasasındaki işlem hacimlerinin düşüklüğüne somut bir örnek veren Cibre, gün içinde saat 11.30 itibarıyla gösterge tahvilde (benchmark) tek bir işlemin dahi gerçekleşmediğinin altını çizdi. Yabancı yatırımcının tahvil piyasasına girmesi durumunda likidite endişeleri nedeniyle pozisyonunu kapatamamaktan (çıkamamaktan) korktuğunu belirten Cibre, son dönemde yoğun ilgi gören carry trade işlemlerinin barındırdığı sistemik risklere de dikkat çekti. Kısa vadeli döviz ve faiz hareketlerinden kar elde etmeye dayalı bu modelin her zaman güvenli liman olmadığını hatırlatan ekonomist, "Carry'de de sona kalan dona kalacak, onu unutuyor" ifadelerini kullanarak, piyasadaki olası bir tersine dönüşte zamanında çıkış yapamayan yatırımcıları ciddi mali kayıpların beklediği uyarısında bulundu.
CARRY TRADE NEDİR?
Carry trade, yatırımcıların düşük faiz oranına sahip bir para biriminden borçlanarak, bu parayı daha yüksek faiz oranına sahip başka bir para birimine veya varlığa yatırarak faiz farkından kazanç elde etmeyi amaçlayan bir finansal stratejidir. Bu strateji, özellikle döviz piyasalarında (forex) yaygın olarak kullanılır ve "faiz arbitrajı" olarak da bilinir. Temel mantık, borçlanma maliyetini düşük tutup yatırım getirisini maksimize etmektir, ancak döviz kuru dalgalanmaları nedeniyle yüksek risk taşır.
