Gaziantep'in tarihi çarşılarında yankılanan dikiş makinesi sesleri, azmin ve kararlılığın en somut örneğine ev sahipliği yapıyor. Şehitkamil ilçesinde 9 çocuklu bir ailenin en büyük kızı olarak dünyaya gelen 45 yaşındaki Güllü Yavuz, yoksullukla başlayan hayat yolculuğunu bugün kendi işinin patronu olarak sürdürüyor. Henüz bir çocukken ailesine destek olmak için girdiği atölyeden, bugün hayallerini gerçekleştirdiği kendi dükkanına uzanan bu serüven, girişimci kadınlar için büyük bir ilham kaynağı oluşturuyor.

MADDİ ZORLUKLARLA BAŞLAYAN MESLEK YOLCULUĞU
Güllü Yavuz’un hikayesi, ilkokulu bitirdikten hemen sonra, ailesinin geçim yükünü omuzlamasıyla başladı. 13 yaşında bir çocukken komşusunun terzi atölyesinde çırak olarak işe başlayan Yavuz, kısa sürede yeteneğiyle fark yaratmayı başardı. Kumaşların dilini öğrenen, iğne ile ipliği büyük bir ustalıkla buluşturan Yavuz, 15 yaşında kalfa, kısa süre sonra da usta oldu. 2001 yılına gelindiğinde ise artık kendi kanatlarıyla uçmak isteyen genç bir kadın olarak ilk adımını attı. Başlangıçta sermayesi yoktu; komşusundan emanet aldığı bir makineyle evinin bir köşesinde kardeşlerine ve komşularına kıyafet dikmeye başladı.

"KADINSIN YAPAMAZSIN" DİYENLERE İNAT KENDİ DÜKKANINI AÇTI
Evdeki dar imkanlarla yetinmeyen Yavuz, Şahinbey ilçesinde bulunan tarihi Gaziler Caddesi’ndeki Kapalı Çarşı’da 15 metrekarelik mütevazı bir dükkan kiraladı. Ancak cebinde makine alacak parası bile yoktu. Bir makine satıcısının önünde durup iç çekerek baktığı o an, hayatının dönüm noktası oldu. "Param yok ama bu işi yapmak istiyorum" diyen Yavuz'a, halden anlayan esnafın güvenerek veresiye iki makine vermesiyle her şey değişti. O dönemde çevresinden gelen "Tek başına kadın halinle bu işi yürütemezsin, dükkan işletmek senin harcın değil" şeklindeki olumsuz yorumları kulağının ardı eden Yavuz, sadece işine odaklandı.
2 YILDA TÜM BORÇLARINI ÖDEDİ, GELECEĞİNİ İNŞA ETTİ
Atölyesinde gece gündüz demeden çalışan Güllü Yavuz; seccadeden pike takımlarına, çeyizlik ürünlerden kıyafet onarımına kadar her türlü işi titizlikle teslim etti. Günde ortalama 10 saat dikiş makinesinin başında ter döken Yavuz, sadece 2 yıl içerisinde veresiye aldığı makinelerin parasını ve dükkanın tüm borçlarını ödemeyi başardı. Kendi ayakları üzerinde durmanın mutluluğunu yaşayan başarılı terzi, bugün 25. yılını devirdiği atölyesinde müşterilerine hizmet vermeye devam ediyor.

"BAŞARIMIN KAYNAĞI KARDEŞLERİME OLAN SEVGİM"
Yaşadığı zorlu süreci duygulanarak anlatan Yavuz, mesleğe başlamasındaki en büyük motivasyonun 9 kardeşi olduğunu belirtiyor. Yavuz, o günleri şu sözlerle anlatıyor:
"Mesleğe başladığımda çocuk yaştaydım ve ailemiz çok fakirdi. Yeni kıyafet alacak gücümüz yoktu. Parça kumaşları birleştirip kardeşlerime şalvar ve giysiler dikerdim. Onların o kıyafetleri giyince gözlerindeki parlayan ışık beni bu mesleğe bağladı. Başarıma sebep onlardır. Her zaman önceliğim ailem oldu ve onlar için çabaladım. Allah’a şükürler olsun ki o zor günler geride kaldı."
