Malatya’nın kadim sokaklarında, çekiç seslerinin yankılandığı mütevazı dükkanında 45 yıldır ayakkabılara hayat veren Muharrem Han, zamana karşı direnen son ustalardan biridir. 1962 yılında Malatya’da doğan ve henüz 16 yaşındayken babasının yanında zanaatın inceliklerini öğrenmeye başlayan Han, mesleğini ilk günkü aşkla sürdürüyor. Babasının hem memuriyet hem de ayakkabı ustalığı yaptığı yıllardan bugünlere gelen usta, gelişen teknoloji ve değişen tüketim alışkanlıklarına rağmen dükkanının kapısını her sabah umutla açıyor.
BABA MİRASI ZANAATA YARIM ASIRLIK VEFA
Muharrem Han için ayakkabı tamirciliği sadece bir iş değil, aynı zamanda babasından kalan en değerli mirastır. 1970’li yılların sonundan bu yana elinden iğne ipliği bırakmayan emektar usta, mesleğinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, geçmişin disiplinini bugünün modern dünyasına taşıyor. Uzun yıllar boyu Malatyalıların ayakkabılarını yenileyen Han, mesleğin sadece bir geçim kaynağı değil, bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor.

DEPREMİN YARALARI HIZLI SARILDI
Malatya’yı sarsan büyük deprem felaketinde iş yeri zarar gören Muharrem Han, o zorlu günleri devletin desteğiyle geride bıraktı. Yetkililerin ve ilgili kurumların hızlı müdahalesi sayesinde iş yerinin kısa sürede eski haline getirildiğini belirten usta sanatkar, aynı zamanda TOKİ konutlarının da süratle teslim edilmesinden duyduğu memnuniyeti paylaşıyor. Zor günlerde uzatılan yardım elinin, bölgedeki esnafın yeniden ayağa kalkmasında kritik rol oynadığını ifade ediyor.
YENİ NESİL ZANAATTAN UZAKLAŞIYOR
Yılların tecrübesine sahip olan Han, bugünlerde sektörün en büyük kanayan yarasına parmak basıyor: Çırak yetişmemesi. Türkiye genelinde zanaatkar bulmanın giderek zorlaştığını belirten usta, gençlerin sadece üniversite eğitimine odaklanmasının teknik alanlarda boşluk yarattığını savunuyor. "Herkesin elinde bir altın bileziği olmalı" diyen Han, meslek öğrenmenin küçük yaşlarda başlaması gerektiği konusunda ailelere çağrıda bulunuyor.

AYAKKABI TAMİRİNDEN AYAKKABI BAKIMINA
Tüketim toplumunun bir getirisi olarak ayakkabı tamirine olan ilginin şekil değiştirdiğini aktaran Muharrem Han, artık eski yoğunluğun kalmadığını dile getiriyor. Vatandaşların eskiden ayakkabılarını tamamen parçalanana kadar tamir ettirdiğini, şimdilerde ise daha çok boya, cila ve hafif onarım gibi bakım işleri için kapısını çaldığını söylüyor. Bu dönüşüme rağmen, el emeğinin değerini bilenler için dükkanının her zaman bir durak noktası olduğunu belirtiyor.
