6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti: Acısı dinmedi

6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti: Acısı dinmedi

53 bini aşkın insanımızı aramızdan alan 6 Şubat depreminin üzerinden üç yıl geçti ama acısı ilk günkü gibi taze. Barınmanın ve sağlık hizmetlerinin en büyük sorun olduğu bölgede 360 bin afetzede hâlâ konteynerlerde. İşsizlik Türkiye ortalamasının çok üzerinde. 11 ilimizde afeti yaşayan milyonların her konuda yaraları hâlâ açık.

6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş merkezli iki büyük deprem Türkiye'ye görülmemiş acılar yaşattı. 11 il, 124 ilçe ve 6 bin 929 köy ile mahallede yıkıma neden olan felakette 53 bin 537 can yitirildi, 107 bin 213 kişi yaralandı. 13 milyon nüfusu etkileyen afetin üçüncü yılı geride kalsa da acısı hâlâ taze. Tamamlanmayan konutlar nedeniyle barınamama konusu en büyük sorun olarak ortada dururken bölgenin ekonomik sıkıntıları da acil çözüm bekleyen başlıkların en başında geliyor.

EN BÜYÜK SORUN BARINMA VE ARTAN İŞSİZLİK

Bölgede barınmadan sonra en büyük sorun işsizlik. İş gücüne katılımda Türkiye ortalaması yüzde 54.2 ve istihdam yüzde 49.5 iken bölgede bu rakam 49.2 ve 44.2 oldu. İş gücüne katılımın en düşük olduğu iller sırasıyla yüzde 45.5 ile Diyarbakır ve Elazığ olurken onları Kilis ile Hatay yüzde 12 ile izledi. Bölgedeki işsiz sayısı da 491 bin. Adana’da bu sayı 105, Hatay’da 70 bin. 11 ilde kayıt dışı istihdam oranının yüzde 37.1 olarak gerçekleşmesi de yine büyük bir sorun olarak görülüyor.

360 BİN KİŞİ HÂLÂ KONTEYNERDE

Geçici olarak kurulan ancak kalıcı hale gelen konteyner kentlerde 360 bin depremzede kalıyor. Hatay'da bu sayı 156 bin 973, Malatya’da 67 bin 664, Kahramanmaraş’ta 55 bin 264, Adana’da 609, Adıyaman’da 42 bin 456, Diyarbakır’da bin 305, Elazığ’da 6 bin 23, Gaziantep’te 21 bin 985, Kilis’te bin 889, Osmaniye’de 3 bin 223, Şanlıurfa’da da 3 bin 84.

ÜÇ YILDA 455 BİN KONUT TAMAMLANDI

6 Şubat'ın ardından hükümet 319 bini bir yıl içinde olmak üzere bölgede 650 bin yeni konut ve köy evi yapma vaadinde bulundu. Ancak üçüncü yıl tamamlanırken sadece konut-köy evi-iş yeri olmak üzere 455 bin 357 yapı tamamlanarak teslim edildi. Bu sayıya 367 bin 995 konut, 65 bin 672 köy evi ve 21 bin 690 işyeri dâhil. Muhalefet ise hükümete sözlerin tutulmadığı eleştirisini yöneltiyor.

İSTANBUL VE İZMİR'DE ALARM ZİLLERİ

İBB'ye bağlı İPA'nın araştırması kentte yaşayan 16 milyonun yüzde 94.1'inin en büyük korkusunun deprem olduğunu gösterdi. Katılımcıların yüzde 70.6’sı korkuya rağmen çürük raporu verilse de parası olmadığı için binasında yaşamaya devam edeceğini söyledi. İzmir'de ise uzmanlar yapı stoğunun yüzde 52'sinin 50 yaşında, yüzde 36'sının ise kaçak olduğunu belirtti. 'Acil güvenli konut' çağrısı yaptı.

6-subat.jpg

6 ŞUBAT DEPREMLERİNİN ÜZERİNDEN 3 YIL GEÇTİ

YARALAR HALA SARILMAYI BEKLİYOR

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken sorun halen çözülebilmiş değil. 360 bini aşkın afetzede konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. İşsizlik Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Sağlık hizmetleri de yeterli seviyede değil.

Türkiye, 3 yıl önce bugün tarihinin en sarsıcı felaketlerinden birini yaşadı. Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, 11 il, 124 ilçe, 6 bin 929 köy ile mahallede ağır yıkımlara yol açtı. Kahramanmaraş’ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ’ı vuran afette, 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı. Toplam 518 bin konut yıkıldı veya ağır hasar aldı. 128 bin 778 binada orta derecede hasar oluştu. 2 milyondan fazla kişi barınma sorunu yaşarken en az 5 milyon depremzede farklı bölgelere göç etti.

1 YILDA BİTECEKTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart 2023’te yaptığı konuşmada “319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konut yaparak vatandaşlarımıza teslim edeceğiz” demişti. Aradan geçen süre zarfında hükümet, 455 bin ev ve iş yerini hak sahiplerine verebildi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın yayımladığı 2026 tarihli yeniden imar raporu da deprem bölgesinde yüz binlerce kişinin hâlâ geçici barınma alanlarında yaşadığını ortaya koydu. Rapora göre; 26 Ocak 2026 itibarıyla 360 bin 455 kişi hâlâ konteynerlerde yaşıyor. Bu kişilerin 223 bin 72’si kentlerde, 137 bin 383’ü kırsal alanlarda... Toplam 242 konteyner kentte barınma sağlanırken kentlerde 70 bin 182, kırsalda 56 bin 401 konteyner kullanılıyor. Konteynerlerde yaşayan nüfusun en yoğun olduğu il 156 bin 973 kişiyle Hatay oldu. Hatay’ı; Malatya (67 bin 664) ve Kahramanmaraş (55 bin 264) izledi. Adıyaman’da 42 bin 456, Gaziantep’te 21 bin 985 kişi konteynerlerde hayat mücadelesini sürdürüyor.

491 BİN KİŞİ İŞSİZ

Raporda dikkat çeken bir başka çarpıcı veri, işsizlik oranları... Afetin vurduğu şehirlerde işgücüne katılım ve istihdam oranları, ortalamanın altında kaldı. Türkiye genelinde işgücüne katılım oranı yüzde 54,2 ve istihdam oranı yüzde 49,5 şeklinde kaydedilirken, deprem bölgesinde bu oranlar sırasıyla yüzde 49,2 ve yüzde 44,2 oldu. Kilis’te yüzde 12,5, Hatay’da yüzde 12 ölçülen işsizlik oranı, Türkiye ortalaması olan yüzde 8,7’nin üzerinde gerçekleşti. Bölgede toplam işsiz sayısı 491 bin... Ayrıca kayıt dışı istihdam oranı, yüzde 37,1 gibi yüksek bir seviyede.

SAĞLIK HİZMETİ SIKINTILI

Bu arada Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) verileri ise, sağlık alanında devam eden problemleri gözler önüne serdi. Sadece Hatay’da yaklaşık 100 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) konteynerlerde hizmet veriyor. Bu da yaklaşık 280 aile hekimliği biriminin geçici yapılarda çalışmak zorunda olduğu anlamı taşıyor. 21 civarında aile hekimliği birimi hâlâ boş durumda. Sendika Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir “Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen sağlık hizmetinin hâlâ konteynerlerde yürütülmesi, planlama ve yönetim eksikliğinin açık göstergesidir. Bazı ilçelerde, ilçe sağlık müdürlerinin kişisel tutumları nedeniyle aile hekimleri, hukuksuz şekilde cezalandırılmaya çalışılıyor. Kamu kendi binalarında standart sağlayamazken, ASM’lere standart dayatılıyor. Bu da aile hekimlerinin gelirlerinde ciddi düşüş riski oluşturuyor. Sağlık sistemi ancak çalışanını koruyarak ayakta kalır” ifadelerini kullandı.

ÖĞRENCİ DE ÖĞRETMEN DE BUNALIMDA

Eğitim-İş, deprem bölgesinde eğitimin durumuna ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. Raporda, aradan geçen üç yıla rağmen geçici çözümlerin sürdüğü, eşitsizliklerin derinleştiği ve öğrenciler ile eğitim emekçilerinin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. Buna göre; depremlerde toplam 107 okul binası çöktü, 504 okul hasar aldığı için yıkıldı. Ortaya çıkan açık, birçok yerde birleştirilmiş okullar ve ikili öğretim yoluyla kapatılmaya çalışıldı. Yapılan araştırmalar, öğrencilerin yüzde 86’sında travmatik etkilerin devam ettiğini, yoğun kaygı, korku, içe kapanma, motivasyon düşüklüğü ve devamsızlığın yaygınlaştığını belirledi. Öğretmenlerin yüzde 71’i barınma ve ders çalışma ortamlarının yetersizliği nedeniyle akademik başarının olumsuz etkilendiğini; internet erişimi, beslenme ve kalabalık sınıfların temel sorunlar arasında yer aldığını aktardı. Raporda “Sadece Adıyaman’da bin 806 öğrenci hâlâ konteyner ve prefabrik okullarda eğitim görüyor. Hatay’da elektrik ve su kesintileri sağlıklı eğitim ortamını imkansız hale getirdi. Adana’da başka okul binalarına taşınan okullarda ikili eğitime geçildi. Ders süreleri, 30 dakikaya düşürüldü. Öğrenciler arasında eşitsizlik oluştu” denildi.

İSTANBULLU'NUN DERDİ MALİYET İZMİR'DE YAPI STOKU ÇOK ESKİ

Yıllardır büyük deprem riski altında olan İstanbul’da vatandaşların afete ne kadar hazır olduklarını belirlemek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından “Afet Bilinci Araştırması” gerçekleştirildi. 761 kişiye sorular yöneltilerek anket yapıldı. İstanbulluların en çok endişe duyduğu afet, yüzde 94.1 ile deprem oldu. Depremi, yüzde 17.5 ile yangın, yüzde 10 ile sel-su baskınları izledi. Katılımcıların yüzde 18’i yaşadığı binanın büyük bir depremde yıkılacağını düşündüğünü aktardı. Çürük raporu verilmesi durumunda evinde yaşamaya devam edeceklerini söyleyenlerin yüzde 70.6’sının gerekçesi ise maddi yetersizlikler... Alt sosyoekonomik seviyede bu oran yüzde 78.6’ya çıktı. İzmir’in durumunu değerlendiren Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ise “Kentte yapı stokunun yüzde 52’si, 1975 yılı deprem yönetmeliğine göre inşa edilmiş. Yüzde 36’sı kaçak. Kentsel dönüşüm teşvik edilmeli. 120 metrekarelik toplu mezarlarda oturmak yerine 90 metrekarelik güvenli toplu konutlarda yaşamayı özendirmemiz şart” dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN