Türkiye’de tarımın önemli merkezlerinden olan Kayseri Yeşilhisar ilçesi, her sene yüzlerce mevsimlik tarım işçisinin ekmek kapısı oluyor. Yaklaşık 600 km mesafedeki Şanlıurfa’dan Nisan ayında ailecek gelen işçiler, Aralık ayına kadar çadırlarda yaşayarak ayçiçeği, pancar, kabak, patates ve elma gibi ürünlerin çapa ve bakımını yapıyor. Gün doğmadan başlayan zorlu mesai, akşam ilerleyen saatlere kadar sürüyor.
SABAH BAŞLAYAN MESAİ AKŞAMA KADAR SÜRÜYOR
Urfa’dan gelen 58 yaşındaki işçi çavuşu Yusuf Demir, "Urfa'dan Kayseri'ye kadar 600 kilometre yol geliyoruz. İşçilerle beraber 200 kişi civarında Yeşilhisar’dayız. Sabah 05.00'ten akşam 19.00'a kadar mesaimiz sürüyor. Burada kimi yemek yapıyor, kimi ekmek yapıyor. Yorucu oluyor, hiç durmuyoruz. Çadır hayatı çok zor; konteyner olursa bizim için daha iyi olur. 10 gün evvel yağmur yağdı, sel kalktı ve çadırların hepsinin içi su doldu. Sağ olsunlar yetkililer müdahale ettiler, ne gerekiyorsa yaptılar. Ama konteyner olsa daha güvenli olur. Nisan ayının 15’inde gelip, Aralık ayının 15’ine kadar burada kalıyoruz. Çapa işleri bittikten sonra elma ve patates işi başlıyor. Her işin bir zorluğu var” ifadelerini kullandı.

“HERKES UYURKEN BİZ SOĞUKTA TARLAYA GİDİYORUZ”
18 yaşındaki tarım işçisi Hatice Umdu da "Şanlıurfa'dan geliyorum. Mevsimlik işçi olarak saat 05.00'ten 19.00'a kadar çalışıyoruz. Herkesin uyuduğu saatlerde biz sabahleyin çok soğukta tarlaya geliyoruz. Çok zor bir yaşantımız var. Çadırlarda bayağı yaşam sıkıntımız oluyor. Yağmurlar yağıyor, su geçiriyor; akşamları ise çok soğuk oluyor. Oturacağımız sağlam bir yerimiz yok. Çok zor bir hayat içerisindeyiz. Yılın 7 ayını burada geçiriyoruz. Burada kolaylık yaşamak istiyoruz; çalışıyoruz, onlar bize lazım olduğu kadar biz de onlara lazımız” diye konuştu.

Çadırlarda yaşamanın riskli olduğuna değinen 35 yaşındaki tarım işçisi Nuri Türkler de "Şanlıurfa'dan 600 kilometre yol geldik. Ürünlerin çapasını yapıyoruz. Çadırda yaşıyoruz. Küçük çocuklarımız var, bu yüzden çadırda yaşamak biraz sıkıntılı ve riskli oluyor. Küçük çocuklarımız kaldığı için başlarına her şey gelebilir. Konteyner olursa hem bizler hem de çocuklarımız için daha emniyetli olur” dedi.
