Uygur Hareketi Başkanı Ruşen Abbas’ın kız kardeşi, emekli doktor Gülşen Abbas’ın Çin’deki tutukluluğu, ABD Kongresi’nin hem Cumhuriyetçi hem Demokrat üyelerinin ortak girişimleriyle Washington’ın Pekin’le ilişkilerindeki insan hakları başlıklarından biri haline geldi.
Senatörler Ted Cruz ve Dick Durbin’in öncülüğündeki karar tasarısı 16 Nisan’da Senato’ya sunuldu. Metinde ABD Başkanı Donald Trump’tan, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yapacağı temaslarda Gülşen Abbas’ın yanı sıra Pastor Jin Mingri, Pastor Gao Quanfu ve eşi Pang Yu ile Hong Konglu yayıncı Jimmy Lai’nin serbest bırakılmasını önceliklendirmesi istendi.
SENATO KARARI OYBİRLİĞİYLE KABUL ETTİ
Girişim 13 Mayıs’ta ABD Senatosu’ndan oybirliğiyle geçti. Kabul edilen metne Uygur girişimci Ekpar Asat’ın dosyası da dahil edildi.
Durbin, kararın ardından Trump’a seslenerek Gülşen Abbas ve diğer tutukluların durumunu Şi Cinping ile görüşmelerinde gündeme getirmesi çağrısında bulundu. Cumhuriyetçi Ted Cruz da kararın iki partili niteliğinin Kongre’nin bu dosyalara yaklaşımını ortaya koyduğunu söyledi.
Karar hukuken bağlayıcı bir yaptırım düzenlemesi değil; Senato’nun siyasi tutumunu ortaya koyan ve yürütmeye diplomatik öncelik tavsiye eden bir karar niteliğinde.
TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDEN DE 414’E KARŞI SIFIR OY
Gülşen Abbas’ın dosyası yalnızca Senato’yla sınırlı kalmadı. ABD Temsilciler Meclisi de 13 Mayıs’ta H.Res.1259 sayılı kararı 414’e karşı sıfır oyla kabul etti. Karar, Başkan’ın Şi Cinping ile gelecekte yapacağı görüşmelerde Gülşen Abbas ve metinde adı geçen diğer tutukluların serbest bırakılmasını önceliklendirmesini istiyor. Oylamada 208 Cumhuriyetçi ve 206 Demokrat “evet” dedi.
Temsilciler Meclisi kararında ayrıca tutukluların hayatta olduğunun doğrulanması, bağımsız hukuki danışmanlığa erişebilmeleri, aileleriyle iletişim kurabilmeleri ve gerekli tıbbi hizmetlerden yararlanmaları için diplomatik girişimde bulunulması çağrısı yer aldı.
RUŞEN ABBAS: “SERBEST BIRAKILMALARI MÜZAKERE EDİLEMEZ BİR ÖNCELİK OLMALI”
Uygur Hareketi Başkanı Ruşen Abbas, kız kardeşinin 2018’den beri cezaevinde olduğunu belirterek ABD yönetiminin Pekin’le görüşmelerde bu dosyayı geri plana atmaması gerektiğini savundu.
Uygur Hareketi’nin aktardığı çağrıda Abbas, Washington’ın hem kamuoyu önünde hem de kapalı diplomatik görüşmelerde tutukluların serbest bırakılmasını öncelikli mesele haline getirmesini istedi.
Ruşen Abbas, kız kardeşinin 11 Eylül 2018’de, kendisinin ABD’de Uygurların durumuna ilişkin yaptığı açıklamaların ardından ortadan kaybolduğunu ve tutuklanmasının kendi insan hakları faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu savunuyor.
TRUMP-Şİ GÖRÜŞMESİ ÖNCESİ DOSYA YENİDEN GÜNDEMDE
Gülşen Abbas’ın durumu, Trump ile Şi Cinping’in 24 Eylül’de Washington’da yapılması beklenen görüşmesi öncesinde yeniden önem kazandı. Zirvenin ana gündeminde ticaret, yapay zekâ, Tayvan ve İran gibi başlıkların bulunması bekleniyor.
Uygur Hareketi ise Kongre’nin daha önce kabul ettiği iki partili kararların hayata geçirilmesini ve Gülşen Abbas’ın serbest bırakılması talebinin ABD-Çin görüşmelerinin insan hakları gündeminde öncelikli başlıklardan biri haline getirilmesini istiyor.
