Artan suç oranları ve yargıya intikal eden uyuşmazlıkların sayısındaki artış, adalet mekanizmasını zorlamaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan 2025 yılı faaliyet raporu, yargı mensuplarının omuzlarındaki yükün ulaştığı kritik seviyeyi resmi rakamlarla ortaya koydu.
RAKAMLARLA YARGIDAKİ YOĞUNLUK
Bakanlığın verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla yargı organlarının üzerindeki dosya baskısı şu şekilde gerçekleşti:
Bir cumhuriyet savcısına yıl boyunca ortalama 1.373 dosya düştü. Bu rakam, soruşturma süreçlerinin hızı ve kalitesi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bir hakim başına düşen ortalama dosya sayısı ise 767 olarak kayıtlara geçti.
Dosya yığılması, doğal olarak dava sürelerine de yansıdı. Ceza davaları ortalama 248 gün, hukuk davaları 243 gün, idari davalar ise 172 günde sonuçlandırılabildi.
BAKANLIKTAN "ÖZELEŞTİRİ": PERSONEL AZ, BÜTÇE DAR
Adalet Bakanlığı’nın raporunda yer alan "Zayıflıklar" bölümü, sistemin neden zorlandığına dair samimi bir tablo çiziyor. Raporda, yargıdaki aksaklıkların temel nedenleri bizzat Bakanlık tarafından şu şekilde sıralandı:
Orantısız Kapasite: Hakim, savcı ve adliye personel sayısının mevcut iş yüküyle henüz orantılı bir seviyeye getirilememiş olması.
Özlük Hakları: Adalet personelinin özlük haklarının yetersiz kalması, motivasyon ve personel tutma süreçlerini olumsuz etkiliyor.
Mali Daralma: Genel bütçe imkanlarındaki daralmanın, teknolojik ve fiziksel altyapı yatırımlarını kısıtlaması.
