İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ dosyasında çelişkili bir karar süreci yürüttü. Mahkeme, Uludağ hakkında yetkisiz olduğunu kabul ederek dosyayı Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderirken, aynı zamanda iddianameyi de kabul etti.
Mahkeme kararında, Uludağ’ın adresinin Ankara olması ve paylaşımlarını oradan yapması nedeniyle İstanbul mahkemesinin yetkisiz olduğu belirtildi. Buna karşın avukatların iddianamenin yetkisiz mahkemeye sunulması gerekçesiyle iade talebine rağmen iddianame kabul edildi.
TUTUKLULUK DEVAM EDİYOR
DW Türkçe'de yer alan habere göre, Uludağ’ın tutukluluğu devam ederken, mahkeme gerekçeli kararını yazarak taraflara bugün tebliğ etti. Avukatların taleplerine rağmen tutukluluk kararının sürmesi dikkat çekti.
SUÇLAMALAR VE ÖNGÖRÜLEN CEZALAR
İddianamede Uludağ, “cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve hükümetini alenen aşağılama” suçlamalarıyla karşı karşıya. Kanunda öngörülen cezalar, zincirleme suç hükümleriyle birlikte toplamda yaklaşık 19 yıl 6 aya kadar hapis olasılığı içeriyor.
İDDİANAMEDE BAKANLIK İZNİ TARİHİ HATASI
İddianamede Adalet Bakanlığı’ndan alınan soruşturma izninin tarihi yanlış aktarıldı. Aslında Bakanlık 13 Mart’ta izni vermiş ve 16 Mart’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletmişti.
Gazeteci Alican Uludağ'ın tutukluluğuna itiraz reddedildi
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI SUÇ KAPSAMINA ALINDI
Uludağ’ın X platformunda yaptığı 22 paylaşımın 13’ü “cumhurbaşkanına hakaret”, dokuzu ise “devlet organlarını aşağılama” kapsamında değerlendiriliyor. Tüm paylaşımlar ayrıca “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasına konu edildi. İddianamede, paylaşımların toplumda endişe ve panik yaratmak ve kamu güvenliği ile düzenini bozmak amacıyla yapıldığı öne sürüldü.
Paylaşımların sosyal medya üzerinden yapılmış olması nitelikli hal olarak değerlendirildi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi.

