Türkiye'de çalışan milyonlarca kişi, yüksek oranlardaki zamlar ve ağır vergi yükü nedeniyle ekonomik olarak zorlu bir süreçten geçiyor.
2026 yılının ilk üç ayında Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) tarafından yapılan hesaplamalara göre işçilerin toplam kaybı 394 milyar TL seviyesine ulaştı.
Ortalama ücrette ise çalışan başına düşen kayıp 9.111 TL olarak kaydedildi. Sokaktaki vatandaşlar maaşlarının daha ellerine geçmeden eridiğini belirterek isyan ediyor.
Artan fiyatlar nedeniyle vatandaşların para algısı da giderek kayboluyor. Sokak röportajında konuşan bir vatandaş, durumu, "Bugün bir yemek yediğimde ben 800 lira ödedim az önce, bu az mıydı çok muydu algılayamıyorum" sözleriyle özetledi.
Türkiye için 50 milyar dolarlık felaket senaryosu: Hayat pahalılığı artacak
KAYIPLAR GİDEREK BÜYÜYOR
Now Haber'de yer alan habere göre, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, ortaya çıkan bu tabloyu çok ürkütücü olarak nitelendiriyor.
Sendikanın verilerine göre 8.000 TL olan asgari ücret yaklaşık 3.000 TL erirken, 20.000 TL seviyesindeki en düşük emekli aylığında yaşanan kayıp 2.000 TL oldu.
Arzu Çerkezoğlu, acil bir düzenleme talebini, "Matematik artık bize, mutlaka ama mutlaka asgari ücret ve bütün ücretlerin yıl ortasında artırılması gerektiğini bir kez daha söylüyor" diyerek yineledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bile ilk üç aylık enflasyon yüzde 10,04 seviyesine ulaşarak çift haneyi gördü.
VERGİ DİLİMİ MAAŞLARI KESİYOR
Hayat pahalılığının yanı sıra çalışanların belini büken bir diğer unsur ise yüksek gelir vergisi kesintileri olarak öne çıkıyor.
2026 Ocak ayında 106.817 TL yoksulluk sınırında maaş alan bir çalışan, henüz mayıs ayında yüzde 27 oranındaki vergi dilimine giriyor.
Bu nedenle yılbaşında alınan net maaş, aydan aya düşerek 92.200 TL seviyesine kadar geriliyor.
Eskiden orta sınıf veya beyaz yakalı olarak tanımlanan kesimin artık kalmadığı, tüm çalışanların asgari ücret sınırında eşitlendiği ifade ediliyor.
Korkutan tahmin: Bu iyi günlerimizi mumla arayacağız
VATANDAŞ KREDİ KARTINA SARILDI
Maaşların temel ihtiyaçları karşılamaya yetmemesi, çalışanları tamamen bankalara yönlendiriyor.
Temel tüketim maddelerine her gün yeni zamlar gelirken, vatandaşlar çareyi kredi kartı limitlerinde arıyor.
Çalışanlar, e-Devlet kapısı üzerinden kontrol ettikleri bordrolarda vergi kesintilerinin boyutunu net bir biçimde görüyor ve kalan parayla ayı tamamlamaya çalışıyor.
Bankaların takibine düşen kredi miktarında son bir yılda yüzde 91 oranında artış yaşandı.
Borcu borçla kapatma döngüsüne giren kişiler, eşten dosttan borç bulamayınca bankaların faizli kredilerine mecbur kalıyor.
GÖZLER HÜKÜMET VE İŞ VERENDE
Sendikalar, yaşanan bu büyük darboğaz karşısında asgari ücrete acil bir ara zam yapılmasının şart olduğunu savunuyor.
Çalışanlar, asgari ücrete devlet tarafından zam yapılmaması halinde özel sektördeki patronların da maaş artışına gitmeyeceğini belirtiyor.
Konuyla ilgili yetkililerden gelen açıklamalar ise beklentileri şimdilik karşılamıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, daha önce yaptığı açıklamalarda asgari ücrete ara zam yapılması konusunu konuşmak için henüz erken olduğunu kaydetmişti.
Milyonlarca çalışan ve emekli, yılın ortası yaklaşırken maaşlarda yaşanacak olası bir iyileştirme için gelecek resmi haberleri bekliyor.
Vatandaşın mutfağındaki yangın, kredi kartı borçlarını patlattı
