İngiltere’de Dartmouth Üniversitesi’nde görevli bilim insanları tarafından yürütülen ve Prof. David G. Blanchflower’ın yönettiği araştırma, yaşam memnuniyeti ile yaş arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı. Araştırmacılar, Avrupa ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeden elde edilen geniş ölçekli verileri inceleyerek insanların yaşam boyunca mutluluk düzeylerindeki değişimi analiz etti.
Çalışmanın sonucunda, insanların en mutsuz oldukları yaşın 49 olduğu belirlendi.
49 YAŞTA STRES VE HAYAL KIRIKLIKLARI ÖNE ÇIKIYOR
Araştırmaya katılanların değerlendirmelerine göre, 49 yaşında mutsuzluğun artmasında birden fazla etken rol oynuyor. Bu dönemde iş hayatındaki yoğun stres, özel hayatta artan sorumluluklar ve gençlik döneminde kurulan beklentilerin önemli bir bölümünün gerçekleşmediğinin fark edilmesi öne çıkan faktörler arasında yer aldı.
Katılımcılar, bu yaşta bireylerin hayata dair planlarının büyük ölçüde tamamlandığını ya da tamamlanmayacağını kabullenmeye başladığını ve bunun psikolojik baskıyı artırdığını ifade etti.
ORTA YAŞ KRİZİ BU DÖNEME DENK GELİYOR
Araştırmada, orta yaş krizinin de sıklıkla bu döneme denk geldiği vurgulandı. Bazı katılımcılar, 40’lı yaşların sonlarında bireylerin hem kariyer hem de özel yaşam açısından kendilerini sorguladıklarını, bu durumun da mutsuzluk hissini derinleştirdiğini aktardı.
Çalışmanın dikkat çeken bulgularından biri de 50 yaş sonrasında mutluluk düzeyinin yeniden yükselişe geçmesi oldu. Araştırmacılar, bu yaştan sonra bireylerin iç huzura daha fazla ulaştığını ve hayattan aldıkları tatminin arttığını belirledi.
Katılımcıların değerlendirmelerine göre, bu dönemde bireyler yaşamdan ne beklediklerini daha net şekilde tanımlayabiliyor ve kendileriyle daha barışık bir ruh haline geçiyor.
BEKLENTİLER DEĞİŞİYOR, İLİŞKİLER DAHA İSTİKRARLI HALE GELİYOR
Araştırmacılar, 50 yaş sonrasında insanların beklentilerini yeniden şekillendirdiğini ve bu sayede daha sağlıklı ve istikrarlı ilişkiler kurabildiklerini kaydetti. Hayata dair hedeflerin sadeleşmesi ve gerçekçi bir bakış açısının benimsenmesi, yaşam memnuniyetini artıran unsurlar arasında gösterildi.
Çalışmada, orta yaş krizinin zorluklarına rağmen bu sürecin uzun vadede daha tatmin edici bir yaşamın kapılarını aralayabildiği sonucuna da yer verildi.
